(1632 S. K. m. 50, 51/B)
Askeri mahkemece; sanığın 7.9.2004 tarihinde kendini askerliğe yaramayacak hâle getirmeye tam teşebbüs suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 79/1, 50, 51/B, TCK'nın 62 ve 59/2'nci maddeleri gereğince sonuç olarak yedi ay altı gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, yasal imkânsızlık nedeniyle paraya çevirmeye ve ertelemeye yer olmadığına karar verilmiştir.
Sanık, sebep göstermeksizin hükmü süresinde temyiz etmiş; tebliğname de, ASCK'nın 50 ve 51/B maddeleri gereğince artırım yapılırken gösterilen alt sınırdan uzaklaşma gerekçesinin yasal olmadığı, ayrıca temel ceza belirlendikten sonra, önce TCK'nın 62'nci maddesine göre indirim yapılıp, ardından ASCK'nın 50 ve 51/B maddelerine göre artırım yapılması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmesi istenmiştir.
İncelemede:
Dosyada mevcut belge ve beyanlardan; Kocaeli-Darıca İstihkâm Tabur K.lığı emrinde askerlik görevini yapan sanığın, 7.9.2004 günü 01.00-03.00 saatleri arasında İs.Er Y.Ü. ile birlikte silâhlı dış gazino nöbetçisi olduğu, nöb. uzm.çvş. ile nöb.onb. nezaretinde doldur boşalt istasyonunda dolu şarjörü kütüklüğe koyup, boş şarjörü üzerine zimmetli 355755 seri no.lu G-3 piyade tüfeğine takarak nöbetine başladığı, saat 02.00 civarında gazinonun arkasına bakacağını söyleyerek birlikte nöbet tuttuğu Er Y.Ü.'nün yanından ayrıldığı, kısa bir süre sonra dolu şarjörü takıp, kurma kolunu çekip bırakmak suretiyle tüfeğini tam dolduruşa getirdiği, silâhın emniyetini açarak sol ayağına nişan alıp ateş ettiği, sol ayak ikinci parmağından yaralandığı, 7-27 Eylül 2004 tarihleri arasında GATA-Haydarpaşa Eğitim Hastanesinde yatarak tedavi gördüğü, 27.9.2004 tarih ve 10588 sayılı sağlık kurulu raporu ile "silâh yaralanmasına bağlı sol ayak 2 meteakarp defektli kırığı" teşhisi konup, "C/59 SMK 1,5 ay hava değişimi" kararı ile taburcu edildiği, hava değişimi sonunda Eskişehir 600 Yataklı Hava Hastanesinde ki kontrol muayenesi sonucunda düzenlenen 10.11.2004 tarih ve 2137 sayılı sağlık kurulu raporu ile, aynı teşhise dayalı "59/C SMK bir ay hava değişimi" kararı verildiği, Eskişehir 600 Yataklı Hava Hastanesi Ortopedi Polikliniğinde 6.12.2004 tarihinde ikinci kez yapılan kontrol muayenesinde "ortopedik tedavisi tamamlanmıştır, kıt'asına sevki uygundur" kararı verildiği, hâlen askerlik hizmetine devam ettiği maddî olay olarak açıklığa kavuşmaktadır.
Sanık sorgu ve savunmasında; kantinde çalışmaya başladığı 6 gün içinde seksen milyon lira açık verdiğini, ailesinin maddî durumunun iyi olmadığını, bu nedenle psikolojik sıkıntıya girdiğini, bunları düşünürken anîden silâhına dolu şarjörü takıp kendini yaralamak için ateş ettiğini, amacının bir süre istirahat alıp birlikten uzaklaşmak olduğunu beyan etmiştir. Askerî mahkemece duruşmada dinlenen psikiyatri uzmanı bilirkişi vasıtasıyla, suç tarihinde ve hâlen sanığın cezaî ehliyetinin tam olduğu, askerliğe elverişlilik durumunun tespiti için müşahede alının alınmasına gerek olmadığı tespit edildikten sonra gerekçeli kararda sanığın savunmasında ileri sürdüğü diğer hususların da yeterli bir şekilde karşılanması suretiyle, atılı suçun genel ve özel kasıt unsuru yönünden oluştuğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Askerî mahkemece yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere ve edinilen vicdanî kanaate göre, yasal, yeterli ve inandırıcı gerekçeler gösterilerek; sanık hakkında atılı suçun sübutunda, suç vasfının tayininde, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının kabulünde ve alt sınırdan temel cezanın tayin edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ise de; ASCK'nın 50 ve 51/B maddeleri gereğince bir ay artırım yapılırken teşdit sebebi olarak gösterilen sanığın eylemini nöbeti esnasında kendisine zimmetli olarak teslim edilen ateş gücü yüksek, istediği sonucu elde etmesine elverişli G-3 piyade tüfeği ile gerçekleştirmiş, olması..." gerekçesi yasaya aykırı bulunmuştur.
Şöyle ki, askeri mahkemece gösterilen bu teşdit gerekçesi, ASC'K' nın 51/B madde ve bendinde yazılı "suç silâhın veya resmî nüfuz ve salâhiyetin suiistimali suretiyle hizmetin ifası esnasında yapılmak... şeklindeki genel artırım koşullarından farklı bir şey olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Ayrıca atılı suçtan ASCK' nın 79/1inci maddesine göre temel ceza tayin edildikten sonra, suçun teşebbüs aşamasında kalması da temel ceza ile ilgili olduğundan, (TCK'nın 29/2'nci maddesi dikkate alınarak) önce teşebbüs hükmünün uygulanması, ardından ASCK' nın 50 ve 51/B maddelerine artırım yapılması gerekirken, aksine uygulama yapılarak ceza tayin edilmesinin de yasaya aykırı olduğuna işaret edilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy