(1632 S. K. m. 130)
Askeri mahkemece; sanığın Haziran 2001 tarihinde hizmette tekâsülle harp vasıtasının hasarına sebebiyet vermek suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 137, TCK'nın 59/2, 647 sayılı Kanunun 4/1 ve 6'ncı maddeleri gereğince sonuç olarak, 23.725.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın ertelenmesine, sebebiyet verdiği 735.999.390 TL Hazine zararının 353 sayılı Kanunun 16'ncı maddesi gereğince sanıktan tahsiline, 492 sayılı Harçlar Kanununun 1 sayılı tarifesine göre 39.743.968 TL nispi harç alınmasına karar verilmiştir.
Müdafii Av. M.K., sanıkla tanık erlerin yüzleştirilmediğini, tanık erlerin mahkeme ve hazırlık ifadeleri arasındaki çelişkinin giderilmediğini, iddia konusu hasarların önceden yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, her türlü şüpheden uzak somut deliller bulunmadığını, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını belirterek hükmü süresinde temyiz etmiştir.
Tebliğnamede, sanığa hizmet gereği bizzat kullanması için teslim edilmeyen araçların malzeme tespiti sırasında hasara uğratılmasının, ASCK'nın 130'uncu maddesinde düzenlenen askeri eşyanın harap olmasına sebebiyet vermek suçunu oluşturacağı belirtilerek, hükmün suç vasfında hata nedeniyle bozulması istenmiş, ayrıca bilirkişi raporuna göre sanığın sorumlu tutulacağı 5 kalem malzemenin fiyatlarının tespit edilerek Hazine /ararının buna göre belirlenmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
İnceleme:
Dosyada mevcut belge ve beyanların birlikte değerlendirilmesi sonucunda; Batman J.Bölge K.lığından 15 adet Landrover marka aracın Mart 2001 tarihinde Konya J.Bölge K.lığına tertip edilmesi üzerine, bu araçların J.Ord.Bnb. A.A. tarafından teslim alınıp trenle Konya'ya getirilerek Jandarma Bölge K.lığı kışlasına çekildiği ve birlik mal saymanı olan sanık tarafından teslim alındığı, bu arada İl Jandarma K.lığından gelen görevli teknik personel tarafından araçların hasar durumunun ve yedek parça ihtiyacının tespit edildiği, birlik mal sorumlusu olup bu görevini Mayıs 2001 sonunda devredecek olan sanığın, söz konusu araçlardaki malzeme ve avadanlıkları tespit etmek için. Karargâh Servis Bölüğünde görevli erler T.E., S.S., R.P., A.Ç., M.B. ve M.Ö.'yü, takım komutanından izin aldığını söyleyip Landrover araçlarının yanına götürdüğü, araçlardaki tüm malzemeleri araçların önüne çıkarttırdığı, bazı araçların çakmaklarının olmadığını görünce, askerlere bu çakmakları kaloriler deliklerinde elle ve tornavidayla aramaları için emir verdiği, çakmaklar bulunamayınca bu defa ön göğüslerin sökülerek orada aramalarını istediği, askerlerin araçların hasar görebileceği ikazına rağmen, araçların zaten alayda bakıma gireceğini bu malzemelerin hepsinin değişeceğini söyleyerek emrini tekrarladığı, hatta ilk önce tornavidayı alıp aracın ön göğüslüğünü zorlayarak kendisi açtığı, askerlerin de aynı şekilde araçların ön göğüslerini açıp çakmak aramaya başladıkları, bu arama sırasında 772076 (742016), 772085 (742336) ve 772086 (742335) plâka no.lu Landrover marka araçların ön göğüslerinin bilirkişi heyeti raporunda belirtildiği şekilde hasar gördüğü ve hasar bedelinin 735.999.390 TL olduğu maddi olay olarak sübut bulmaktadır.
Askeri mahkemece, tanıkların beyanları, terhislerinden sonra, ayrı ayrı mahkemelere talimat yazılarak alındığından, herhangi bir baskıdan ve birbirlerini etkilediklerinden söz edilemez. Tanık beyanları incelendiğinde, aşamalarda kendi içinde ve birbirleriyle örtüştüğü, bariz bir çelişki bulunmadığı görülmektedir. Tanıkların sanık aleyhine ifade vermelerini gerektiren sanık ile kendi aralarında bir husumet de bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, müdafiin yüzleştirmeye ve tanık beyanlarına ilişkin temyiz sebepleri yasal ve isabetli bulunmamıştır. Keza, dosyada bulunan tutanakta, araçlar Konya J.Bölge K.Iığınca teslim alınıp kışlaya çekildiği anda teknik heyet tarafından yapılan ilk incelemede iddia konusu hasarlara rastlanmadığı, bu hasarların araçların onarım için Konya J.Bölge K.'lığında muhafaza edilirken meydana geldiği belirtildiğinden, müdafiin iddia konusu hasarların önceden yapılıp yapılmadığının araştırılmadığına dair temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir.
Askeri mahkemece, maddi olayın sübutunda bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte; bu araçların sanığa hizmet gereği kullanması için değil, sadece mal sorumlusu sıfatıyla teslim edilmesi, sanığın da mal sorumluluğu sıfatı nedeniyle, sorumlu olduğu noksan malzemeleri bulmak için yetki ve görevine girmediği hâlde askerlere emir vererek araçların ön göğüslerini söktürmesi ve bu sırada 3 adet Landrover aracın hasar görmesi eylemi, ASCK'nın 130'uncu maddesinde düzenlenen askeri eşyanın özürsüz harap olmasına sebebiyet vermek suçunu oluşturduğu kabul edilerek, buna göre hüküm kurulması gerekirken, hizmette tekâsülle harp vasıtasının hasarına sebebiyet vermek suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy