(1632 S. K. m. 131)
Askeri mahkemece, sanığın yüklenen suçu işlediğinin kabulüyle, eylemine uyan ASCK' nın 131/1 (az vahim hâl cümlesi), 131/2, TCK' nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 (günlüğü 14.850.000 TL olmak üzere) maddeleri gereğince 2.376.000.000 TL ağır para cezasıyla mahkûm i yel ine; yasal engelin bulunuşu nedeniyle cezaların ertelenmesine yer olmadığına; tutuklu sanığın tahliyesine; 353 sayılı Kanunun 251/1'inci maddesi gereğince nezarette ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin cezadan mahsubuna;
Karar verilmiştir.
Müdafi, hükmün, hukukun genel ilkelerine ve Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu bildirerek temyiz itirazında bulunmuş; Başsavcılık da, eylemin, askerî eşyayı çalmak suçunu değil, askeri eşyayı gizlemek suçunu oluşturacağı nedeniyle bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Yapılan incelemede, sanığın, silâhçı olarak görev yaptığı birliğinden 1.7.2004 tarihinde izin alıp memleketi Ispartaya gitmek üzere Ankara AŞTİ' de bulunduğu sırada, AŞTİ' de görevli inzibatlar tarafından oradaki İnzibat noktasına davet edildiği, inzibat noktasında üst ve çanla araması yapıldığında 1) 24 adet G-3 tüfeği mermisi, 2) 12 adet MP-5 tüfeği boş kovanı, 3) 116 adet G-3 P.Tüfeği boş kovanı, 4) 3 adet G-3 P.Tüfeği boş şarjörü, 5) 8 adet HK-33 dolu mermisi, 6) 47 adet G-3 dolu mermisi 7) 11 adet hedef kâğıdı, 8) 100 gr barut, 9) 14 adet kullanılmış hedef kâğıdı ve 10) 1 adet kışlık botun bulunduğunda bir kuşku yoktur.
Sanıkta bulunan bu malzemelerin kaynağının ne olduğu, başka bir ifadeyle, sanığın bu malzemeleri nereden temin ettiği ve buna göre işlediği suçun vasfının belirlenmesi irdelemeye muhtaçtır. Askerî mahkeme, sanığın bu malzemeleri çaldığını kabul ederek, eylemin askerî eşyayı çalmak suçunu oluşturduğunu kabul etmişken; Başsavcılık, sanığın bu malzemeleri nasıl ve ne zaman temin ettiğinin belirlenememiş olması nedeniyle, eylemin askeri eşyayı gizlemek suçunu oluşturacağını belirterek, hükmün suç vasfında bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Söz konusu malzemelerin, nasıl ve ne zaman nereden temin edildiği konusuyla ilgili olarak sanık hazırlık ifadesinde, birliğin silâhçısı olduğunu, denetleme hazırlığı maksadıyla yapılan atışlardan sonra boş kovanların toplanması, bunların dolularıyla değiştirilmesi işiyle görevlendirildiğini, bu şekilde topladığı kovan ve mermileri silâhlıktaki sehpanın altında muhafaza ettiğini, amacının bu malzemeleri aksesuar hâline getirmek olduğunu, çakmak, kül tablası, kolye hâline dönüştürüldüğünde bunları bir anı olarak saklamak istediğini, şarjörleri, parçalar halindeyken birleştirip bu hâle getirdiğini, silâhçı olduğu için silâh kademeye rahatlıkla girip çıkabildiğini bildirmiş; askerî mahkemedeki tutuklama sorgusunda, birlikte silâhçı olarak görevli olduğunu, atışlarda mermi, kovan getirip götürme, silâhların tamirine yardım etme gibi işlerle görevli olduğunu, bu göreviyle ilgili olarak mermileri, birer ikişer fazla bulduğu boş kovanları dolularıyla değiştirilmesi suretiyle biriktirdiğini ve silâhlıktaki sehpanın altına sakladığını şarjörleri ise, tamir için gelen ve parçalan değiştirilen şarjörlerden toplama olarak imal ettiğini, bunları sivilde tespih, resimlik, kolye, çakmak gibi aksesuar yapmakta kullanmak istediğini bildirmiş; askeri mahkemedeki sorgusunda da birlikte silâhçı olarak görevli olduğunu, silâhların tamiri, atışlarda mühimmat getirme, götürme gibi işler yaptığını, bu işleri yaparken meraklı olduğu için, hatıra olması maksadıyla bir takım mühimmatı ve sonradan üzerinde yakalanan malzemeyi biriktirmeye başladığını ve bunların, izne giderken yapılan aramada ele geçtiğini bildirmiştir.
Sanığın görevi ve elde edilen malzemelerin kaynağıyla ilgili olarak ifadesi alınan tek tanık olan Ütğm. M.T. askerî mahkemedeki ifadesinde: birlikte silâhçı kadrosunun bulunmadığım, böyle bir ihtiyacın fiilî olarak bulunması nedeniyle tüfekçilik (silâhçı) yapacak bir kişiyi görevlendirdiğini, bu kişinin üç görev yaptığını, bunlardan ilkinin, silâhlıkta nöbet tutmak, silâhların emniyetini sağlamak, silâh alışverişini kayıt altında tutmak olduğunu, ikincisinin, bakım sırası gelen silâhları bakım çizelgesine göre silâhlıktan ya da depodan alarak, Alay Ds. birliğinin kuruluşundaki silâh kademeye götürerek bakımlarını yaptırmak, bakıma yardımcı olmak ve geri getirmek olduğunu; üçüncü ve son görevinin, sık sık olmamakla beraber, birlik atışa geldiğinde, cephaneci hattında mühimmatı, atış yapacaklara vermek ve boş mevzuatı almak, arıza yapan silâhların basit tamirini yapmak olduğunu; sanığın söz konusu malzemelerle yakalanmasındaki önceki zamanda, Kara Kuvvetleri denetlemesinin olduğunu, bu nedenle subay ve astsubayların sırtlıkla atış yaptıklarını, bu hazırlıkların bir ay sürdüğünü, bu dönem içinde sanığın mermi, kovan, çekirdek gibi malzemeleri temin ettiği kanaatinde olduğunu, bu birliklerin, kendilerinin atış poligonunda atış yapmış olduğunu, bir karışıklığın bulunduğunu, olay ortaya çıkınca birlikte yaptığı sayımda herhangi bir açığın olmadığını tespit ettiğini, sanığın bu malzemeleri nereden bulduğu konusunda fikrinin bulunmadığını bildirmiştir.
Sanıkta bulunan malzemelerin tamamen askeri eşya olduğu hususu bilirkişi tarafından bildirilmiştir.
Bu beyanlar çerçevesinde eylemin, askeri eşyayı çalmak suçunu mu, askeri eşyayı gizlemek suçunu mu, yoksa zimmet suçunu mu oluşturacağına gelince;
TCK' nın 202/1'inci maddesinde düzenlenen zimmete geçirme suçu, memurun kendisine tevdi edilmiş olan veya vazifesi dolayısıyla muhafaza, murakabe veya sorumluluğu altında bulunan para veya para hükmündeki evrak ve senetleri veya diğer malları aşırması, mal edinmesiyle oluşur. Bir kişinin kendisine görevi gereği teslim edilmiş malzemeyi çalması söz konusu olamaz, böyle bir malzemeyi yararlanmak amacıyla aşırması zimmet suçuna vücut verir.
ASCK' nın 22.3.2000 gün ve 4451 sayılı Kanunla değişik 131 inci maddesine göre, zimmet suçu, askerî bir hizmet yaparken veya vazifeyi suiistimal ederek bir hizmet veya vazifeden ötürü tevdi veya emanet edilmiş olan bir askeri eşyayı yahut kendisine tevdi veya emanet edilmiş olmasa bile her türlü askerî eşyayı faydalanmak niyetiyle aşırması hâlinde oluşmaktadır.
Böyle olunca, birliğinin silâhçısı olarak görevli olan, silâhlığa girip çıkan, oranın nöbetini tutan, emniyetini alan, silâh alışverişini kayıl altında tutmakla görevlendirilen, silâhların bakımını yaptırmak, bakımda yardımcı olmak, atışlarda cephaneci hattında, atış yapacaklara mühimmatı vermek, boş kovanları almak olan sanığın, bu şekilde bir askeri hizmet yaptığı sırada, vazifesini suiistimal ederek, kendisine tevdi edilmiş olan silâhçılık görevi sırasında sahip olduğu askeri eşyayı faydalanmak amacıyla aşırdığı anlaşılmaktadır. Sanık ifadelerinde bunu bildirmiş, tanık Utğm. M.T. bunu doğrulamış olduğundan, sanığın eyleminin askeri eşyayı çalmak, gizlemek değil, zimmetine geçirmek suçu olarak değerlendirilmesi gerekeceğinden, hükmün suç vasfından bozulmasına karar verilmiştir. Birlikte malzeme açığının olmaması bu suçun oluşumuna engel değildir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy