(1632 S. K. m. 137)
Askeri mahkemece sanık (Ter.) J.Ulş.Hr A.Y.'nin;
10.10.2000 tarihinde, sevk ve idaresindeki askeri aracın yoldan çıkarak takla atmasına ve araçta bulunan personelin yaralanmasına sebep olmak suretiyle, "hizmette tekâsül ile harp malzemesinin mühimce hasara uğramasına sebebiyet vermek" suçunu işlediği kabul edilerek,
TCK'nın 79uncu maddesindeki fikri içtima hükmü ile, 459/2'nci maddesindeki asgari ceza haddi nazara alınarak, ASCK'nın 137 (takdiren ve teşdiden), TCK'nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4'üncü maddeleri uyarınca 456.300.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına,
647 sayılı Kanunun 6'ncı maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine,
Meydana gelen 1.720.439.279 TL tutarındaki Hazine zararının, 6/8 kusur oranına tekabül eden 1.290.329.000 TL tutarındaki kısmının, 353 sayılı Kanunun 16'ncı maddesi uyarınca sanıktan tazminen tahsiline ve ayrıca 492 sayılı Kanunun 1 no.lu tarifesi uyarınca 69.677.000 TL tutarında nispi harcın alınmasına, 250.000.000 TL tutarındaki avukatlık ücretinin sanıktan alınarak müdahil T.K. vekiline ödenmesine,
Karar verilmiştir.
Hüküm, müdafi tarafından, hükmün usul ve esas yönünden kanuna aykırı olduğu belirtilerek ve nedenleri de gösterilerek süresinde temyiz edilmiştir.
Olay sırasında araç komutanı olarak görevli bulunan diğer sanık Uzm.J.Çvş. C.G. hakkında, memuriyet görevini ihmal etmek suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü, taraflarca temyiz edilmediğinden inceleme dışında tutulmuştur.
Yapılan incelemede;
Askeri mahkemece, olay tarihlerinde Erciş İlçe J.K.lığına bağlı Kocapınar J.Krk.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yerine getirmekte olan sanık (Ter.)J.Ulş.Er.A.Y.'nin,
Sevk ve idaresinde bulunan 765574 askeri plâka numaralı Land Rover araç ile, 10.10.2000 tarihinde Kocapınar Jandarma Karakolundan Erciş istikametine giderken, tedbirsizlik ve dikkatsizliği sonucu aracın yoldan çıkarak takla atmasına, aracın içinde bulunan görevli personelden müdahil J.Er T.K.'nin 45 gün iş ve gücünden kalacak, hayati tehlike geçirecek, uzuv tatiline uğrayacak ve vücut fonksiyonunu yüzde otuz beş oranında kaybedecek, J.Er M.A.'nın 10 gün iş ve gücünden kalacak. J.Er İ.K.'nın 25 gün iş ve gücünden kalacak ve hayati tehlike geçirecek, Uzm.J.Çvş. CG.'nin de iş ve gücünden kalmayacak ve hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralanmalarına, araçta meydana gelen hasar nedeniyle 1.720.439.279 TL tutarındaki Hazine zararına sebebiyet verdiği ve olayda 6/8 oranında kusurlu bulunduğu, böylece "hizmette tekâsül ile harp malzemesinin {askeri aracın) mühimce hasarına sebep olmak" suçunu işlediği kabul edilerek yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
353 sayılı ASMKYUK'nın 162'nci maddesinin son fıkrasında, "Aynı konuda, aynı sanık için evvelce verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava var ise davanın reddine karar verilir." denilmektedir. 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223'üncü maddesinin 7'nci fıkrası hükmü ile de benzeri bir düzenleme getirilmiş bulunmaktadır.
Maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği 10.10.2000 tarihinde, olay yerine gelen görevli trafik polis memurları tarafından trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmiş bulunması karşısında, olayın Erciş Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirilmiş olması, sanık J.Ulş.Er A.Y. hakkında 765 sayılı TCK'nın 565'inci maddesinde yazılı "tehlikeli vasıta kullanmak" suçundan kovuşturma yapılarak 119'uncu maddesi uyarınca ön ödeme tebligatı çıkarılmış olması, ya da birkaç kişinin yaralanmış olması nedeniyle taksirle yaralama suçundan adliye mahkemesinde kamu davası açılmış olması ihtimal dâhilinde bulunduğundan,
Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığa ön ödeme teklif edilmiş ve bu teklif kabul edilerek süresinde ödeme yapılmış ve bu nedenle takipsizlik kararı verilmişse, ya da sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kamu davası açılmış veyahut hüküm kurulmuş ise, hizmette tekâsül ile harp malzemesinin mühimce hasarına sebep olmak suçundan askeri mahkemede açılan kamu davasının reddine karar verilmesi gerekeceğinden,
Sanık er hakkında evvelce kovuşturma yapılıp yapılmadığı, dava açılmış veya hüküm verilmiş olup olmadığı konusunda anıştırma yapılmadan noksan soruşturma ile hüküm kurulması kanuna aykırı bulunmuştur.
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 13.1.2005/2-6, 19.1.1989/63-23, 1 'inci Dairesinin 5.3.2002/203-201, 2'nci Dairesinin 3.5.1995/256-256, 3'üncü Dairesinin 29.11.1988/596-587 ve 4'üncü Dairesinin 27.6.2001/499-495 tarih ve sayılı kararlarının kabul tarzı da bu yöndedir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy