(5237 S. K. m. 125)
Askeri mahkemece, sanığın 19.10.2003 günü "görevli memura hakaret etmek" suçunu işlediği kabul edilerek, TCK' nın 266/1-1 ve 59/2'nci maddeleri uyarınca üç ay on gün hapis ve 288.985.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm, sanık tarafından "Kararda belirtilen cezaların fazla olması, paraya çevrilmemesi ve yeni çıkan kanunlar nedeniyle temyiz etmek istiyorum." diye beyanda bulunularak süresinde temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, noksan soruşturma ile hüküm kurulduğu belirtilerek bozma isteminde bulunulmuştur,
Yapılan incelemede;
2'nci Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığının 10.11.2003 tarihli ve 2003/1412-1042 Esas ve Karar sayılı iddianamesiyle,
Sanık (Ter.) P.Er K.K.'nın, 8'inci Mknz. P. Tug. 2'nci Mknz. P. Tb. 6'ncı Mknz. P.Bl. K.lığı emrinde askerlik hizmetini yaparken,
19.10.2003 günü sabahleyin sabah içtimaına çıkmayıp koğuşta yatarken, kendisini kaldırmak isteyen mağdur nöbetçi astsubayı Ord. Tek.Uçvş. M.K.'ya, "Allah'ını kitabını siktirme, siktir git" diyerek amire hakaret suçunu işlediği iddia olunarak, ASCK' nın 85/1' inci maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılması nedeniyle,
Yapılan yargılama sırasında Çanakkale Deniz Hastanesi Sağlık Kurulunun 16.9.2004 tarihli ve 1575 sayılı raporu ile kronik nitelik kazanmış antisosyal kişilik teşhisi konularak sanık erin 12.10.2003 tarihinden itibaren (suç tarihinden önce) askerliğe elverişli olmadığına karar verilmesi üzerine,
Askeri mahkemece, suç tarihinde asker kişi statüsünde olmadığı ortaya çıkan sanığın eyleminin "görevli memura hakaret" suçunu oluşturacağı belirtilerek, bu konuda ek savunması da alınmak suretiyle, TCK' nın 266/1'inci maddesinin tatbiki ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de;
Sanık (Ter.) P.F.r K.K. aşamalardaki savunmalarının tamamında ısrarlı bir biçimde rahatsız olduğu için battaniyeyi başına çekerek yattığını, kendisine kalk diyen kişinin arkadaşlarından biri olduğunu zannettiğini, onun nöbetçi subayı olduğunu görmediğini, M.K. astsubayı sesinden çıkaramadığını beyan etmektedir.
Tanık P.Çvş. H.S. ifadesinde; olay günü Astsb. M.K.'nın, sanığı sabah içtimaına çağırması için kendisini görevlendirdiğini, koğuşa gittiğinde, sanığın, battaniyesini kafasına çekip yatmakta iken kendisine gelmeyeceğini söylediğini, durumu nöbetçi astsubaya ilettiğini beyan etmektedir.
Tanık P.Er Y.A.'da ifadesinde, nöbetçi astsubayının koğuşa gelerek, sanığa, "kalk niye içtimaya çıkmıyorsun" dediğini, o sırada başı battaniye ile örtük olan sanığın, nöbetçi astsubayı M.K.'ya "Ne bağırıyorsun lan, senin Allah'ını kitabını siktirme, siktir git" diyerek küfür ettiğini beyan etmektedir.
Altında tanıklar P.ÇVŞ. H.S. ve P.Er Y.A. ile mağdur Ord. Tek. Üçvş. M.K.'nın isim ve imzaları bulunan 20.10.2003 tarihli olay tespit tutanağında da, sanığın, hakaret teşkil eden sözlerini, yatağında nevresiminin altında yatmakta iken ve yataktan kalkmadan (yattığı yerden) söylediği belirtilmektedir.
Tanık beyanları ve olay tespit tutanağı ile sanığın, olay sırasında koğuşta battaniyeyi başına çekerek yatmakta olduğuna ilişkin savunması doğrulanmış bulunmaktadır.
Bu durum karşısında, sanığın, koğuşta kendisine kalkmasını söyleyen kişinin, kendisini uyandırmaya gelen arkadaşlarından biri olduğunu zannettiğine, nöbetçi astsubayını görmediğine, rahatsız olduğu için M.K. Astsubayı sesinden de çıkaramadığına ilişkin savunmasının aksinin her türlü kuşkudan uzak olacak biçimde ortaya konulması mümkün olmadığından,
Sanık erin, hakaret ettiği kısmın, nöbetçi astsubayı olduğunu bilmediğine ilişkin savunmasına itibar edilerek, iddianamede yazılı hakaret teşkil eden sözlerini bölükteki arkadaşlarından birine karşı söylediğinin, buna göre eyleminin, mülga 765 sayılı TCK' nın 482, 5237 sayılı yeni TCK' nın 125'inci maddeleri kapsamına giren hakaret (sövme) suçunu oluşturacağının kabul edilmesi, hakkında askerliğe elverişsizlik kararı verilip terhis edilerek, askeri mahkemelerde yargılanmasını gerektiren ilgisi de kesilmiş olduğundan, işlediği bu suçun askeri bir suç olmaması ve askeri bir suça da bağlı bulunmaması nedeniyle, 353 sayılı ASMKYUK' nın 17'nci maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilerek, dava dosyasının bu konuda görevli ve yetkili bulunan adliye mahkemesine gönderilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy