(5328 S. K. m. 2)
Askeri mahkemece; hükümlünün 4.11.2003 gün ve 2003/426-457 Esas-Karar sayılı hükümle, 1.8.2002-10.1.2003 tarihleri arasında bakaya sucunu işlediği sabit kabul edilerek, ASCK' nın 63/1-A (üç aydan sonra gelenler cümlesi), TCK' nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4'üncü maddeleri gereğince sonuç olarak 1.155.700.000 TL Ağır para cezası ile mahkûmiyetine, verilen ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 5/3,4'üncü maddeleri gereğince aylık 20 eşit taksitle tahsiline karar verildiği;
Hükümlünün, kendisine 15.11.2003 tarihinde tebliğ adileri bu hüküm hakkında bir haftalık kanuni süreyi geçirdikten sonra ve 9.12.2003 tarihinde temyiz dilekçesi verdiği, yerel askeri mahkemece 15.12.2003 gün ve 2003/426 Esas sayılı duruşmasız işlere ait karar ile temyiz isteminin süre yönünden reddedildiği, bu karar 29.12.2002 tarihinde kendisine tebliğ edilen hükümlünün herhangi bir kanun yoluna başvurmadığı ve mahkûmiyet hükmünün 15.12.2003 tarihi itibariyle kesinleştirildiği,
Bu arada 26.9.2004 tarihinde kabul edilerek 12.10.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 5237 sayılı Yeni Türk Caza Kanunun 62'inci maddesinde, takdiri indirimin 1/6'dan 1/5'c çıkarılması ve 4.11.2004 tarihinde kabul edilen 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9, 10'uncu maddeleri dikkate alınarak askeri savcının istemi üzerine yerel askeri mahkemece, 26.1.2005 gün ve 2003/426 Esas sayılı duruşmasız işlere ait karar ile hükümlü hakkındaki cezanın infazının 1.4.2005 tarihine kadar durdurulmasına karar verildiği;
Hükmün infazı için gönderildiği Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 13.4.2003 tarih ve 2005/804 sayılı yazısı ile 5323 sayılı Kanunla 5237 sayılı TCK'nın 62'ncı maddesinde yapılan değişiklikle takdiri indirim oranının 1/6 olarak belirlenmiş olduğu, 5329 sayılı Kanun ile TCK'nın genel hükümlerinin Askeri Ceza Kanununa ilişkin ilâmlarda uygulanamayacağının belirtildiği ve ayrıca mahkemeden herhangi bir karar alınmadan infaza devam edilemeyeceği dikkate alınarak CMUK'un 402'nci maddesi gereğince bir karar alınması talebinde bulunulması üzerine, askeri mahkemece hükümlü hakkındaki ilâmın infazında tereddüt görülmediğinden, infazın devamına dair inceleme konusu duruşmasız işlere ait kararın verildiği;
Hükümlünün 3.5.2005 tarihinde kendisine tebliğ edilen bu karara karşı, 9.5.2005 tarihinde Adıyaman Asliye Ceza Mahkemesi kaydına giren dilekçesi ile, askeri mahkemenin 4.11.2003 tarih ve 2003/426-457 Esas-Karar sayılı ilamıyla verilen cezanın ertelenmesi ve lehe uygulanacak bütün kanun maddelerinin dikkate alınması gerektiğini belirterek ilâmın bozulmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede;
Hakkında Bakaya suçundan verilen 4.11.2003 gün ve 2003/426-457 Esas-Karar sayılı mahkûmiyet kararı, 15.11.2003 tarihinde kendisine tebliğ edilen hükümlünün 9.12.2003 tarihli temyiz talebinin, yerel askeri mahkemenin 15.12.2003 gün ve 2003/426 Esas sayılı duruşmasız ilere ait kararı ile süre yönünden reddine karar verilip, bu karar da kandilini 29.12.2003 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, itiraz yoluna başvurmaman sebebiyle mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği ve kesinleşen hüküm nedeniyle temyiz hakkı bulunmayan hükümlünün talebinin temyiz talebi olarak kabulüne kanuni İmkân bulunmadığından itiraz olarak nitelendirilmeli gerekmektedir.
31 Mart 2005 tarihinde yayımlanıp aynı gün yürürlüğe giren 5328 sayılı "Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2'nci maddesiyle, 5237 sayılı yeni TCK' nın 62/1'inci maddesinde 1/5 olarak belirtilen takdiri indirim oranının yeniden 1/6 olarak değiştirilerek. 765 sayılı TCK'nın 59/2'nci maddesindeki orana getirilmiş olması, keza 6 Nisan 2005 tarihinde yayımlanıp, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5329 sayılı Kanunun 1 'inci maddesiyle ASCK' ya eklenen Ek madde 8'e göre, Askeri Ceza Kanunun ertelemeye ilişkin hükümlerinin saklı tutulması dikkate alındığında, yeni kanuni düzenlemelerde hükümlü lehini olacak bir hükmün yer almadığı ve hükümlü hakkındaki infazın devamına ilişkin durulmasız işlere ait kararda herhangi bir kanuna aykırılık bulunmadığı belirlendiğinden, hükümlünün 2'nci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin bu kararına karşı yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiş;
Ayrıca, hükümlü hakkında ASCK' nın 63/1-A ve TCK' nın 59/2'nci maddeleri gereğince tayin edilen üç ay on gün hapis cezasının; 1.1.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5083 sayılı Kanunun 1,2 ve 3'üncü maddeleri, 1.5.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 sayılı Kanunun 22'nci maddesi, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Kanunun 5/1 ve 9'uncu maddeleri ile, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 4.3.2003 gün ve 2003/7-1 Esas, 2003/17 Karar sayılı ve 15.4.2003 gün ve 2003/9-96 Esas, 2003/104 Karar sayılı içtihatları dikkate alınarak, suç tarihi itibarı ile beher günün 9 YTL üzerinden hesaplanarak, 900 YTL adli para cezasına çevrilmesi ve infazın bu miktar üzerinden yapılması hususunda yerel askeri mahkemeden 353 sayılı Kanunun 254'üncü maddesi gereğince karar alınması gerektiğine işaret edilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy