(765 S. K. m. 572)
Askeri mahkemece, sanığın yüklenen suçu işlediğinin kabulüyle, eylemine uyan ASCK'nın 90/1 (az vahim hâl cümlesi) ve TCK'nın 59/2'nci maddeleri gereğince, 2 ay 15 gün hapis cezasıyla mahkûmiyetine; yasal imkânsızlık nedeniyle, cezanın paraya çevrilmesine ve ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sanık, üste mukavemet kastıyla hareket etmediğini, eyleminin saldırgan sarhoşluk suçu oluşturabileceğini, cezanın para çevrilip ertelenmesi ve yeni TCK'nın uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini bildirerek, temyiz itirazında bulunmuş; Başsavcılık da, sanığın eyleminin mukavemet suçunu oluşturmayacağını, beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmiş olması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Yapılan incelemede;
Sanığın, olay günü çarşı izni nedeniyle çarşıya çıktığı, ifadesine göre 35 cc'lik bir şişe votkayı içtiği, daha sonra içtiği içkinin etkisiyle sokakta yere oturup "Ben ailemi özledim, burada acı çekiyorum" diye bağırıp çağırmaya başlaması üzerine, vatandaşların etrafına toplandığı, bu bağlamda, oradan geçmekte olan ve sesi duyan, sanık ile aynı birlikte asker olan er S.S. ve J.Uzm. Çvş. Ç.N.'nin da sanığın yanına geldikleri, sanığı ayağa kaldırmak istemelerine rağmen, sanığın ayağa kalkmadığı, bilâkis yere yattığı ve "bırakın beni, beni bir yere götüremezsiniz" diye bağırmasını sürdürmesi üzerine J.Uzm.Çvş. Ç.N.'nin bölük astsubayını arayarak durumu bildirdiği, ondan aldığı talimat ile sanığı bir taksiye zorla bindirip birliğe getirdiği, sanığın takside sağı solu yumrukladığı, taksiden inmeye çalıştığı, birliğe getirildikten sonra, Nöb.Sb. olan J.Kd.Çvş. M.T.'ye teslim edildiği, sanığın Nöb.Sb. M.T.'ye de "ben burada kalmak istemiyorum, ailemin yanına gitmek istiyorum" diye söylediği, elini ve ayaklarını duvara ve yere vurduğu, götürüldüğü revirde sakinleştirici iğne yapıldıktan sonra Diyarbakır Asker Hastanesine sevk edildiği, burada yapılan ölçümde 200 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında, mevcut durumu ve eylemleri nedeniyle üste mukavemet suçu yanında, mütecavizi sarhoşluk suçunu da işlediği iddia edilerek, TCK'nın 572/1 'inci maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, sanığın terhis edilmiş olması nedeniyle bu suçtan dolayı görevsizlik kararı verilmiştir. Bu karar temyiz edilmediğinden, inceleme dışı tutulmuştur.
Sanığın 200 promil alkollü olduğu, gerek şehirde, sokakta ve gerekse birliğe getirildikten sonra ailesini özlediğini, ailesinin yanına gitmek istediğini, ailesinden uzakta kalmak istemediğini bildirmiş ve bu sözler paralelinde oturduğu yerden kalkmak istememiş, birlikte kalmak istememiş ve bu istekler çerçevesinde hareket ve eylemlerde bulunmuştur.
Tanık J.Uzm.Çvş. Ç.N. ifadesinde, sanığı sokakta o şekilde görünce, bölük astsubayına telefon ederek durumu bildirdiğini, astsubayın, sanığı hemen alıp birliğe getirmesini emretmesi üzerine, yanındaki askerle sanığın kollarından tutup kaldırmaya çalıştıklarını, sanığın "ben gitmek istemiyorum" deyip tekrar yere oturmak istediğini, kendisini itmediğini, saldırmadığını, zorlayarak sanığı bir taksiye bindirdiklerini, sanığın taksiye binmek istemediğini, kendisini bırakmalarını söylediğini, kendisini sağa sola vurduğunu, birliğe getirip nöbetçi astsubayına teslim ettiklerini, sanığın yaptıklarını hatırlamayacak kadar sarhoş olduğunu bildirmiştir.
Tanık Er S.S. de olayı aynı şekilde anlatmıştır. Tanık J.Kd.Çvş. M.T. ifadesinde, olay günü nöbetçi subayı olduğunu, yanına gelen bir askerin, sanığın ayakta duramayacak kadar sarhoş olduğunu söylediğini, ona, gazinoda oturmalarını emrettiğini, yanlarına gittiğinde, sanığın kendisinde olmadığını, ellerini, ayaklarını yere vurduğunu, "ben burada kalmak istemiyorum, ailemin yanma gitmek istiyorum" şeklinde sözler söylediğini, revirde sakinleştirici iğne yapılıp, askeri hastaneye yollandığını, kendisine karşı herhangi bir mukavemetinin ve saldırgan davranışının olmadığını, dengesini sağlayamadığını, sarhoşluktan dolayı, merdivenlerden inerken güçlük çektiğini, başkalarına da mukavemetinin olmadığını bildirmiştir.
ASCK' nın 90'ıncı maddesinde düzenlenen mukavemet suçu, "Bir amiri veya mavefkini zorla ve tehdit ile hizmet emrini ifadan menetme, yahut hizmete müteallik bir muameleyi yapmak veya yapmamak için zorlama" ile oluşur.
TCK'nin 572/1 'inci maddesinde düzenlenen mütecavizi sarhoşluk suçu ise, "umumi veya umumun girebileceği yerlerde halkın rahatını bozacak veya rezalet çıkaracak suretle başkasına tecavüz ve umumun istirahatını selbetme" ile işlenen bir suçtur.
Görüleceği gibi sanık, mütecavizi sarhoşluk suçunu oluşturabilecek nitelikte eylemlerde bulunmuştur. Kendisine verilmiş bir hizmet emri olmadığı gibi, J.Uzm.Çvş. Ç.N.nin, birliğe götürme hareketlerini engelleyecek, mukavemet kastıyla hareket ettiği sonucuna ulaşılabilecek bir eylemi söz konusu değildir.
Askeri mahkemenin gerekçeli hükmünde yer verdiği, J.Uzm.Çvş. Ç.N.'nin, taksiye bindirmek istediği sıradaki sanık davranışları mukavemet suçunu oluşturmaktan öte, 200 promil alkollü olan sanığın mevcut hâlinden kaynaklanan davranışlar, dengesizlikler ve kendinde olmayış göstergeleridir. Bu nedenle, mütecavizi sarhoşluk suçu nedeniyle hakkında dava açılan ve görevsizlik kararı verilen sanığın, söz konusu davranış, söz ve eylemleri mukavemet kastıyla yapılan eylemler olarak kabul edilmeyeceğinden, yüklenen suçtan dolayı beraatına karar verilmesi gerekirken, mahkûmiyetine karar verilmiş olması nedeniyle hükmün bozulması yönüne gidilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy