(1632 S. K. m. 131)
Askeri mahkemece, sanığın, 22.11.1998 tarihinde askeri eşyayı zimmete geçirmek suçunu işlediği sabit kabul edilerek, ASCK'nın 131/1 (az vahim hâl Cümlesi), 131/2'nci maddesi delaletiyle 50, TCK'nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4/1'inci maddeleri gereğince sonuç olarak 775.000.000 TL ağır para cezası ile mahkûmiyetine, kararın kesinleşmesini müteakip askeri savcılık emanetinde bulunan mermi ve mermi çekirdeklerinin birlik komutanlığına iadesine karar verilmiştir.
Bu hüküm, sanık tarafından kanuni süresi içerisinde, "hakkında açılan kamu davasının suç tarihi itibariyle TCK'nın 102/4'üncü maddesi gereğince dava zamanaşımı sebebiyle düşürülmesi gerektiği, mermileri kesinlikle suç kastıyla almadığı gibi, başka bir işte de kullanmadığı, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı" ileri sürülerek temyiz edilmiş; Başsavcılık tebliğnamesinde, suç vasfı yönünden kanuna aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmesi istenmiştir.
Yapılan incelemede;
Fiili askerlik hizmetini Erzurum J.Komd.Bl.Klığı emrinde 1977/2 tertip J.Komd. Er olarak yaparak 22.11.1998 tarihinde terhis edilen sanığın, aradan uzun bir süre geçtikten sonra karıştığı bir adli olay nedeniyle Germencik Sulh Ceza Mahkemesinin 8.6.2003 tarih ve 2003/158 sayılı kararı gereğince konutunda 8.6.2003 günü polis ve jandarma tarafından yapılan aramada, 4 adet 7.62 mm çapında çelik başlıklı G-3 piyade tüfeği mermisi, 3 adet 7.62 mm çapında G-3 piyade tüfeği manevra mermisi ve 3 adet G-3 piyade tüfeği mermi çekirdeği ele geçirildiği, sanığın bu mermilerin askerlik yaptığı sırada operasyona giderken kendisine verilen mermiler olduğunu, bunları örgü ile işleyip süs olarak kullanmak için aldığını beyan etmesi sebebiyle, Germencik Cumhuriyet Başsavcılığınca söz konusu mermilere ilişkin soruşturma evrakının önce tefrik edilip, daha sonra da görevsizlik kararı ile Erzurum 9'uncu Kor.K.lığı Askeri Savcılığına gönderildiği, askeri savcılıkça, sanığın Erzurum
J.Komd.Bl.K.lığında askerlik hizmetini ifa ederek 22.11.1998 tarihinde terhis edildiğinde, askerlik hizmeti esnasında operasyon vb. silâhlı görevler nedeniyle kendisine tevdi ve teslim edilmiş olan mermileri görev dönüşlerinde iade etmeyerek sahiplenerek memleketine götürmek suretiyle askeri eşyayı zimmete geçirmek suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda da askeri mahkemece sanığın atılı suçu sabit görülerek, yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakta ise de;
Dava dosyasında, suça konu mermi ve mermi çekirdeklerinin sanığa teslim edildiğine ilişkin sanığın beyanlarından başka bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, Erzurum J.Komd.Bl.K.lığına yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda, mühimmat açıklarının olmadığının bildirildiği, suç tarihlerinde J.Komd.Bl.Komutanı ve bölük astsubayı olarak görev yapmış olan tanıkların da ifadelerinde, söz konusu mermileri katıldığı operasyonlar sırasında bulmuş ve başka birliklerdeki askerlerden almış olabileceğini beyan ettikleri, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın askeri eşyayı zimmetine geçirmek suçunu işlediği hususunun şüpheli kaldığı ve ancak eyleminin "Askeri eşyayı gizlemek" suçunu oluşturduğu sonucuna varıldığından, mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmek gerekmiştir.
Sanık temyizinde, hakkında açılan kamu davasının suç tarihi itibariyle TCK'nın 102/4'üncü maddesi gereğince dava zamanaşımı sebebiyle düşmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de; karıştığı adli olay nedeniyle Germencik Sulh Ceza Mahkemesinin 8.6.2003 tarih ve 2003/158 D.İ.Ş sayılı arama kararına istinaden aynı gün evinde yapılan aramada suça konu mermilerin bulunmasından sonra, 9.6.2003 tarihinde önce Germencik Cumhuriyet Savcısı ve bilahare savcılığın tutuklama talebinde bulunması üzerine, Germencik Sulh Ceza Mahkemesi tarafından sorgulanmış olmasıyla zamanaşımı kesildiğinden ve bu kesilme üzerine de, zamanaşımı süresi TCK'nın 102/2'nci maddesi gereğince yarısı oranında uzadığından, bu yöndeki temyiz sebebinde haklılık görülmemiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy