(5237 S. K. 81, 29, 62)
12'nci Mknz.P.Tug.K.lığı Askerî Mahkemesinin 13.10.2002 gün ve 2002/1065-557 E.K. sayılı kararı ile hükümlü P.Er M.Snin; 26.2.2002 tarihinde kasten adam öldürmek suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan TCK'nın 448, 281, 51/1 ve 59/2'nci maddeleri gereğince neticeten on yedi yıl altı ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına, 26.2.2002-27.2.2002 tarihleri arasında gözetim altında ve 27.2.2002 tarihinden itibaren tutuklulukta geçirdiği ve geçireceği sürelerin 353 sayılı Kanunun 251/1'inci maddesi gereğince mahkûmiyet süresinden mahsubuna, sebepleri ortadan kalkmadığından tutukluluk hâlinin devamına, cezaî mahkûmiyetinin bir neticesi olarak TCK'nın 31inci maddesi uyarınca müebbeden hidematı ammeden memnuiyetine, yine cezaî mahkûmiyetinin bir neticesi olarak TCK'nın 33'üncü maddesi gereğince on yedi yıl altı ay süre ile kanunî mahcuriyetine, bu süre zarfında babalık ve kocalık haklarından mahrumiyetine, sanığın (hükümlünün) eylemi neticesinde ortaya çıkan 855.944 TL tutarındaki Hazine zararının 353 sayılı Kanunun 6'ncı maddesi uyarınca sanıktan tazminine, müdahiller İ.K., FK. ve H.K. ile müdahiller vekillerinin her türlü maddî ve manevî tazminat taleplerinin saklı tutulmasına karar verildiği, hükümlü ve müdahiller vekili tarafından temyiz edilen bu hükmün Askeri Yargıtay 3'üncü Dairesinin 4.3.2003 gün ve 2003/264-255 E.K. sayılı ilâmı ile onanmasına karar verildiği,
Hükümlünün 16.10.2004, 27.12.2004 ve 1.4.2005 tarihlerinde verdiği dilekçeler ile, 5237 sayılı TCK'nın lehe olan hükümlerinden yararlanarak tahliyesine karar verilmesini talep etmesi üzerine, 12'nci Mknz.P.Tug.K.lığı Askeri Mahkemesinin 26.10.2004 gün ve 2002/1065 Evrak-2004/43 Karar, 14.1.2005 gün 2002/1065 Evrak-2004/15 Karar ve 18.4.2005 gün ve 2002/1062 Evrak-2005/242 Karar sayılı D.İ.A. Kararları ile; 5237 sayılı TCK'nın da hükümlü lehine herhangi bir kanuni düzenleme bulunmadığından hükümlünün infazının durdurulması ve tahliyesinin sağlanması yönündeki taleplerinin reddine karar verildiği;
Hakkında kesinleşen 17 yıl 6 ay ağır hapis cezasının infazı için Yozgat E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz kurumunda bulunduğu anlaşılan hükümlünün, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK, 5271 sayılı CMK ve 5275 sayılı "Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun lehine olan maddelerinden faydalanmak istediğine ilişkin dilekçesinin, Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığının 1.6.2005 gün 6700 Muhabere derkenar sayılı yazısı ekinde gönderilmesi üzerine,
12'nci Mknz.P.Tug.K.lığı Askerî Mahkemesinin 10.6.2005 gün ve 2002/1065 Evrak-2005/368 Karar sayılı Duruşmasız İşlere Ait Kararı ile, "18 Ekim 2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda hükümlünün suç konusu eylemine uyan cezanın miktarı, tutuklulukta ve hükümlülükte geçirdiği süreler nazara alındığında herhangi bir mağduriyetinin talep tarihi itibarı ile vaki olmadığı, keza hükümlünün aynı yöndeki taleplerinin askerî mahkemenin daha önce tesis ettiği 18.4.2005 gün ve 2002/1068 Evrak-2005/242 Karar sayılı D.İ.A. Kararlan ile reddedildiği bu bağlamda hükümlü lehine herhangi bir kanunî düzenleme mevcut olmadığı" şeklindeki gerekçelerle hükümlünün taleplerinin reddine karar verildiği,
Bu duruşmasız işlere ait karara hükümlü tarafından süresinde özetle; 5237 sayılı Yeni TCK'nın kasten adam öldürme suçuna ilişkin 81 'inci maddesi ile haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerini düzenleyen 29 ve 62'nci maddelerinin uygulanması hâlinde cezasının 10 yıl olarak saptanması gerektiği ileri sürülerek itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede;
Mülga 765 sayılı TCK'nın 448'inci maddesinde kasten adam öldürme suçunun "Her kim, bir kimseyi kasten öldürürse 24 seneden 30 seneye kadar ağır hapis cezasına mahkûm olur" şeklinde cezaî yaptırıma bağlandığı, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 81 'inci maddesinde ise, bir insanı kasten öldüren kişinin, müebbet hapis cezası ile cezalandırılacağının düzenlendiği, 5237 sayılı TCK'nın haksız tahrik konusu ile ilgili 29'uncu maddesinde hafif-ağır haksız tahrik ayrımından vazgeçilerek, "Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye ... müebbet hapis cezası yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir" şeklinde ceza indirimi öngörüldüğü, keza "5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şeklî Hakkında Kanun"un 6/1'inci maddesindeki, kanunlarda öngörülen ağır hapis cezalarının hapis cezasına dönüştürüldüğü şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, takdiri indirim nedenlerinin de uygulanması hâlinde, 5237 sayılı TCK'nın 81, 29 ve 62'nci maddeleri uyarınca ceza tayin edilmesi durumunda, hükümlünün eski cezasına nazaran daha lehine bir hapis cezası ile cezalandırılmasının hukuken mümkün olduğu, bu durumda 5237 sayılı TCK'nın hükümlü lehine düzenlemeler içerdiği ortadadır.
Diğer taraftan, hükümlü hakkında ceza mahkûmiyetinin neticeleri yönünden de, 5237 sayılı Yeni TCK'nın hükümlerinin daha lehe olduğu, bu bağlamda hükümlünün 5237 sayılı TCK'nın 53'üncü maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bendinde yer alan haklarından yine 53/2'nci maddesi uyarınca infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesinin TCK'nın 31 ve 33'üncü maddelerine nazaran hükümlü lehine düzenlemeler getirdiği açıktır.
Tüm bu hususlar dikkate alındığında itirazın yerinde ve haklı olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
5252 sayılı Kanunun 9/1'inci maddesinin "1.6.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak, TCK'nın lehe olan hükümlerinin derhâl uygulanabileceği hâllerde, duruşma yapılmaksızın karar verilebilir" şeklinde bir düzenlemeye imkân vermiş ise de, mülga 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı Yeni TCK'nın adam öldürme suçlarında temel cezayı değişik düzenlemeleri, 5237 sayılı TCK'nın haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 29'uncu maddesinin hâkime iki sınır arasında (12 ile 18 yıl) bir ceza verme yetkisi vermesi dikkate alındığında, hükmün özüne ve takdir hakkının kullanımına ilişkin yargısal bir faaliyete imkân veren bu değerlendirmenin savunma hakkı da gözetilerek duruşmalı olarak yapılmasını gerekmektedir.
Bu nedenlerle, hükümlünün itirazının kabulü ile, itiraza atfen 12'nci Mknz.P.Tug.K.hğı Askeri Mahkemesinin 10.6.2005 gün ve 2002/1062 Evrak-2005/368 Karar sayılı D.İ.A. Kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy