(477 S. K. m. 31, 33, 37, 43, 47)
15'inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Disiplin Mahkemesince; 21.10.2004 tarihinde, atılı suçtan hükümlünün yokluğunda yapılan yargılama sonucunda, (hükümlünün) üste saygısızlık suçunu işlediği kabul edilerek, 477 sayılı Kanunun 47'nci maddesi uyarınca, on beş gün oda hapsi cezası ile cezai andırılmasına karar verilmiş, gerekçeli kararın altına önce "Hükmü gördüm, itiraz... etmiyorum 25.10.2004... Tugay Komutanı" diye, ardından "Hüküm sanığa tefhim edilip, taraflarca süresince itiraz edilmemekle, 477 sayılı Yasanın 37'nci maddesi uyarınca kesinleşmiştir. İnfazına işaret olunur. ...10.2004 ... Mahkeme Başkanı" diye şerh düşülmüş, bu arada 15'inci Piyade Tugay Komutanının imzası ile, gerekçeli kararın sanığa tebliği ile kararda belirtilen cezanın infazı için, 21.10.2004 tarihinde hükümlünün görev yaptığı Tunceli İl Jandarma Komutanlığına yazı yazılmış, bu yazı uyarınca, gerekçeli karar hükümlüye 11.1.2005 tarihinde tebliğ edilip, aynı gün cezasının infazı için disiplin cezaevine kapatılarak, 26.1.2005 tarihinde tahliye edilmiştir.
Milli Savunma Bakanı; hükümlü hakkında tesis edilen kararın, tebliğ aşamasında dava zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, mahkûmiyet hükmü kurulmasının kanuna aykırılık teşkil ettiğini belirterek, hükmün yazılı emir yolu ile bozulmasını istemiş, bu istem Askerî Yargıtay Başsavcılığının tebliğnamesinde aynen tekrarlanmıştır.
Hükümlünün, 23.5.2004 tarihinde işlediği iddia ve kabul olunan suça ait (477 sayılı Kanunun 43'üncü maddesinde öngörülen) beş aylık dava zamanaşımı süresi, hükmün verildiği 21.10.2004 tarihinden 2 gün sonra, yani 23.10.2004 tarihinde dolmaktadır. Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 29.4.1993/40-40 tarih, esas ve karar sayılı karan ile, daha sonra aynı doğrultudaki Daire kararlarında, beş aylık dava zamanaşımı süresinde nihai hükmün verilmesinin yeterli olmadığı, tebligat ve itiraz işlemlerinin de tamamlanması gerektiğinin arandığı, gerekçeli kararın komutana 25.10.2004 tarihinde tebliğ edilip, sanığa tebliği için de, 21.10.2004 tarihinde yazı yazıldığı dikkate alındığında, disiplin mahkemesince ek bir kararla, davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, kararın hükümlüye tebliğini müteakip, hükümlünün itirazına fiilen engel olacak şekilde infaza başlanması, keza bu tebligat işlemi tamamlanmadan gerekçeli karara kesinleşme şerhi düşülmesi, 477 sayılı Kanunun 31, 33, 37 ve 43'üncü maddelerine aykırı düştüğünden, Milli Savunma Bakanının, yasal ve yerinde bulunan yazılı emir ile bozma isteminin kabulü ile, disiplin mahkemesi kararının bozulmasına ve infaz edilen cezanın çektirilmemiş sayılmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy