(1632 S. K. m. 87) (765 S. K. m. 59)
Askeri mahkemece; sanığın 22.3.2004 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği sabit görülerek, ASCK'nın 87/1 (emrin yerine getirilmesini söz ve fiilî ile açıkça reddedenler cümlesi) ve TCK'nın 59/2'nci maddeleri uyarınca iki ay on beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık, hükmü süresinde temyiz ederek, özetle; emre itaatsizlikte ısrar suçunu işleme kastının olmadığını, olay anında psikolojik rahatsızlığından dolayı kullandığı ilaçlar nedeniyle şuurunun yerinde olmadığını, böyle bir olay olmuşsa ki, hatırlamadığını, bilerek ve isteyerek olmadığını, beraat etmesi gerekirken ceza verilmesinin haksız olduğunu, cezanın infaz kanunları göz önüne alınarak paraya çevrilmesi ve ertelenmesi gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
Tebliğnamede, hükmün sübut (esas) yönünden bozulması talep olunmuştur.
Manisa 1'inci Piyade Tugay Karargah Takım Komutanlığında askerlik görevini yapmakta olan sanığın, 22.3.2004 günü 03.00-05.00 saatleri arasında malzemelik garaj nöbetçisi olduğu, nöbet öncesi devriye Onb. M.Y. K. tarafından nöbet için uyandırılmasına rağmen, sanığın git başımdan, ben nöbet tutmayacağım diyerek nöbete kalkmadığı, mevcut deliller karşısında maddi olay olarak sabit bulunmakta olup, askerî mahkemece sanığın emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
ASCK'nın 87/1'inci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşabilmesi için, kanunda sayılan maddi unsurlardan, sanığın nöbet tutması hususunda verilen hizmete ilişkin emri yerine getirmeme şeklindeki eylemini, suç işleme kastı ile de ika etmiş olması, diğer bir anlatımla manevi unsurun da gerçekleşmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Sanık aşamalardaki sorgu ve savunmalarında ısrarla; psikolojik rahatsızlığından dolayı kullandığı ilaçların kendisini sersemlettiğini, bu nedenle olay gecesi nöbetçi onbaşı tarafından nöbete kaldırıldığını ve nöbetçi onbaşıya başımdan git dediğini hatırlamadığını belirtmiş, aynı gerekçelerle hükmü temyiz etmiştir.
Bu olaydan yaklaşık bir ay önce, 25.2.2004 tarihinde yapılan muayenesi sonucu, İzmir 600 Yataklı Mevki Asker Hastanesince yapılan muayenesi sonucunda, Anksiyete bozukluğu tanısı ile akşamlan bir adet kullanmak üzere ilâç verilerek, üç gün istirahat önerilerek birliğine sevk edildiği, suç tarihinden yaklaşık bir hafta sonra yine aynı hastanede psikiyatri uzmanı tarafından yapılan muayenesi sonucunda, Nevrotik depresyon tanısı konulup, ilâç kullanması ve on gün istirahat önerilerek birliğine sevk edildiği, 14.4.2004 tarihinde yine aynı hastanede psikiyatri uzmanı tarafından yapılan muayenesinde, Antisosyal kişilikte anksiyete bozukluğu tanısı ile ilâç kullanması ve on gün istirahatının uygun olduğu belirtilerek, kıtasına sevk edildiği, 3.6.2004 tarihinde Manisa Asker Hastanesi psikiyatri uzmanı tarafından yapılan muayenesi sonucunda, Antisosyal kişilikte anksiyete bozukluğu tanısıyla tedavisinin düzenlenip yirmi gün istirahatının ve istirahatını evinde geçirmesinin uygun olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Olay öncesi ve sonrasındaki tarihlerde psikiyatrik rahatsızlığı olan ve ilaç tedavisi gören sanığın, bilhassa olay öncesinde verilen ve akşamlan alması önerilen ilaç nedeniyle, olay günü gece 03.00-05.00 nöbetine kaldırıldığı sırada nöbete kaldırıldığını hatırlamadığına ilişkin savunmalarının doğru olabileceği, her ne kadar mahkemece dinlenilen psikiyatri uzmanı bilirkişi yeminli mütalaasında, psikiyatri ilâcının kişide uykudan uyanmasını zorlaştıracak kadar uyku verici yan etkisi olmadığını, ancak minimal düzeyde bir etkisinin olduğunu belirtmekte ise de, sanığın rahatsızlığının uzun süre sürmüş olması, farklı ilaçlar verildiğinin raporlardan anlaşılması karşısında, sanığın itaatsizlik kastı ile hareket ettiğinin söylenemeyeceği, en azından bu hususun şüpheli kaldığı, şüphenin ise sanık lehine yorumlanması gerektiğine ilişkin ceza hukuku genel ilkesi dikkate alınarak, sanığın müsnet suçtan beraatına karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılarak, hükmün esas (sübut) yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy