(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 32)
Askeri mahkemece, sanığın;
1- 8.11.2002-26.12.2002 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği sabit kabul edilerek, ASCK'nın 66/1-b, TCK'nın 47 ve 59/2'nci maddeleri gereğince üç ay on gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2- 15.1.2003-25.3.2004 tarihleri arasında firar suçunu işlediği sabit kabul edilerek, ASCK' nın 66/1-a ve TCK'nın 59/2'nci maddeleri gereğince on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezaların, TCK'nın 71'inci maddesi gereğince toplanarak sonuç olarak, on üç ay on gün hapis cezası ile mahkûmiyetine, nezaret-yol ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin 353 sayılı Kanunun 251/1'inci maddesi gereğince mahkûmiyet süresinden mahsubuna,
karar verilmiştir.
Bu hükümler, sanık tarafından kanuni süresi içerisinde sebep gösterilmeksizin temyiz edilmiş; Başsavcılık tebliğnamesinde, izin tecavüzü suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün esastan, firar suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün ise, noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmesi istenmiştir.
Halen terhisli olan sanığın, Van/Erciş 10'uncu P.Tuğ. Top. Tb. 2'nci Bt.K.lığı emrinde 1982/2 tertip Top.Er olarak fiili askerlik hizmetini yapmakta iken, 10.10.2002 tarihinde 2 gün de yol süresi verilerek 20 gün izinle memleketi Batman'a gönderildiği, giderken götürüldüğü Elazığ KTM' den 16.10.2002 tarihinde ayrıldığı ve bu duruma göre, izin ve yol süresi sonunda 8.11.2002 tarihinde birliğine katılması gerekirken katılmadığı ve bir süre sonra 26.12.2002 tarihinde kendiliğinden Batman Emniyet Müdürlüğüne giderek teslim olduğu, aynı gün Batman Askerlik Şubesine teslim edildiği, kısa bir süre nezarette tutulmasını müteakip, mevcutlu olarak birliğine sevk ile, 30.12.2002 tarihinde teslim edildiği, birliğinde de 30.12.2002-7.1.2003 tarihleri arasında nezarette tutulduğu;
Birliğinde askerlik hizmetine bir süre devam ettikten sonra, 15.1.2003 tarihinde kimseden izin almaksızın ayrılarak firar ettiği, uzunca bir zaman firar hâlinde kalmasını müteakip, 25.3.2004 tarihinde Yalova'da Çınarcık İlçe J.K.lığı görevlilerince yakalandığı ve 26.3.2004 tarihinde hakkında izin tecavüzü suçundan mevcut olan gıyabı tutuklama müzekkeresinin vicahiye çevrilerek, aynı gün Donanma Komutanlığı Askerî Ceza ve Tutukevine kapatıldığı, bilahare Van J. Asyş. Kor. As. Cezaevine sevk edildiği ve 17.6.2004 tarihinde de tahliye edildiği, tüm dosya kapsamından maddi vakıalar olarak anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı şekilde meydana geldiğinde kuşku bulunmayan süreçte askeri mahkemece; sanığın 8.11.2002-26.12.2002 tarihleri arasında izin tecavüzü ve 15.1.2003-25.3.2004 tarihleri arasında da firar suçlarını işlediği kabul edilerek, yazılı olduğu şekilde ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 25.11.1999 gün ve 1999/ 213-210 Esas-Karar, 9.10.2003 gün ve 2003/87-78 Esas-Karar, 12.2.2004 gün ve 2004/42-29 Esas-Karar ve 26.2.2004 gün ve 2004/47-39 Esas-Karar sayılı emsal nitelikteki kararlarında; geçirilen izin süresiyle uyumlu olmak koşuluyla, TCK'nın 47'nci maddesi kapsamında değerlendirilen psikolojik rahatsızlıkların, izin tecavüzü suçu bakımından mazeret olarak kabul edilebileceğinin belirtilmesi karşısında; izin tecavüzünde bulunduğu süre zarfında, annesinin ağır hastalığı ve bilahare vefatı nedeniyle yas sendromu yaşayan, daha öncesinde de deprem travmasıyla hassaslaşması dolayısıyla, bu yasını daha da ağır yaşadığı ve bu nedenle suç tarihlerinde cezai ehliyetinin kısmen ortadan kalktığı belirlenen sanık açısından, bu durumun mazeret olarak kabulü gerektiğinden, izin tecavüzü suçundan tesis edilen mahkûmiyet hükmünün bozulması yoluna gidilmiş;
Sanık hakkında, firar suçuna ilişkin olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve adli müşahede raporunda teşhis olarak, daha önce izin tecavüzü suçuna ilişkin olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve adli müşahede raporunda konulan "Remisyonda travma sonrası stres bozukluğu+Remisyonda yaş sendromu+sol femur kırık ameliyatlısı" teşhisine çok benzer nitelikte ve "Remisyonda travma sonrası stres bozukluğu+Remisyonda yas+sol femur enfekte plak çıkarma ameliyatlısı" teşhisi konulmasına rağmen, önceki raporlarda "...suç tarihinde ceza ehliyetini kısmen ortadan kaldıracak rahatsızlığı sebebiyle TCK'nın 47'inci maddesinden faydalanır..." kararı verildiği hâlde, sonraki raporlarda "...suç tarihlerinde ve halen ceza ehliyeti tamdır" kararı verilmiş olmasının çelişki yarattığı, bunun yanında dosyaya sonradan giren ve 353 sayılı Kanunun 149'uncu maddesi anlamında yeni delil niteliğinde olan Diyarbakır 600 Yataklı Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 9.7.2004 tarihli ve 3550 sayılı raporu ile, sanığın ortopedik yönden askerliğe elverişli olmadığına karar verildiği anlaşıldığından, Van 100 Yataklı Asker Hastanesince düzenlenen önceki ve sonraki raporlar arasındaki çelişkinin tıbbi yönden açıklığa kavuşturulması, sanıkta mevcut "Remisyonda travma sonrası stres bozukluğu+Remisyonda yaş" rahatsızlığının 5237 sayılı TCK'nın 32'nci maddesi kapsamında yeniden değerlendirilmesi ve yine sanıkta mevcut ortopedik rahatsızlığın kendisini suç tarihlerinde askerliğe elverişsiz kılıp kılmadığının tespiti gerekli görüldüğünden, firar suçundan kurulu mahkûmiyet hükmünün de noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy