(1632 S. K. m. 47, 94, 105, Ek m. 8)
Askeri mahkemece; sanığın, 10.8.2005 tarihinde yatma sürünme eğitimi sonrasında Üzerinizi temizlemeyin, süründüğünüz belli olsun diyerek birden fazla erbaş ve eri amire itaatsizliğe telkin ve tahrik etmek suretiyle isyan muharrikliği suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 94/1, 105 ve TCK'nın 62'nci maddeleri gereğince, beş ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık, sorgu ve savunmasındaki beyanlarını tekrarlamak suretiyle, iddia konusu sözleri söylemediğini, Tğm. A.A.'nın yanına çağırıp kendisini tekme tokat dövdüğünü, bu olay sonrası kulağında oluşan rahatsızlığı nedeniyle Amasya Devlet Hastanesince 20 gün rapor verildiğini, olaydan sonra Tğm. Asilhan kendisine baskı yaptığı için şikayetçi olmadığını, bu şahsın tanıklara da nasıl ifade verecekleri konusunda baskı yaptığını, beş ay hapis cezasının indirilmesini istediğini belirterek hükmü süresinde temyiz etmiş; Tebliğnamede hükmün onanmasına karar verilmesi istenilmiş; sanık tebliğnameye karşı süresinde verdiği cevap dilekçesinde de, askeri mahkemece usul hükümlerine uyulmadığını, noksan inceleme yapıldığını, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka uygun karar verilmediğini belirterek hükmün bozulması istemiştir.
Halen terhisli olan sanığın, 15.P.Eğt. Tuğ.22.P.Eğt. A.Tas. Çvş. Eğt. Tb.106 GTT. Bl. K.lığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta iken, P.Tğm. A.A.nın; 10.8.2005 günü öğleden sonra, sanığın da içinde bulunduğu bölük personeline yanaşık düzen ve yürüyüş eğitimi yaptırdığı, bu sırada cansız ve isteksiz davranan personele dağılma toplanma ve yatma sürünme eğitimi yaptırıp, ardından kılık kıyafetlerini düzeltmeleri ve temizlemeleri için 15 dakika süre tanıdığı, istirahat sonrası bir kısım erbaş ve erin üzerlerini temizlemediğini görünce (Tğm. A.A.'nın) kılık kıyafetlerini düzeltmeleri ve temizlemeleri konusundaki emrini tekrarladığı, bu sırada sanık Er H.D.'nin kılık kıyafeti bozuk olan erbaş ve erlere hitaben Üzerinizi temizlemeyin, süründüğünüz belli olsun dediği, Tğm. A.A. ile diğer tanıklar Üçvş. A.O.Ö., Er R.C.T., Er N.Y. ve Onb. M.D.'nin aşamalarda istikrar gösteren ve birbiriyle örtüşen beyanları ve olayın cereyan tarzıyla maddi olay olarak sübut bulmaktadır.
Yargılama aşamasında, sanığın sorgu ve savunması ile tanık beyanları usulüne uygun olarak tespit edilip, iddia konusu olayla ilgili bilinen tüm deliller toplanıp değerlendirildiğinden, yargılama faaliyetinde usule aykırı bir husus görülmemiş; dinlenen tanıklardan Uzm. Çvş. O.D. ile Çvş. M.A. (sanık H.D.'nin) iddia konusu sözleri söylemediğini değil bu sözleri duymadıklarını beyan ettiklerinden, sanığın Tğm. Asilhan'ın kendisini dövdüğüne dair iddiası, kendi anlatımı ile tanıklar M.A. ve R.C.T.'nin ifadelerine göre, sanık H.D.'nin mahkûmiyete esas alınan sözleri söyledikten sonra cereyan ettiği için kendi lehine haksız tahrik kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir. Keza, sanık hakkında atılı suçtan lehine olan hükümler uygulanmak suretiyle en az şekilde ceza tayin edildiği gibi isyan muharrikliği suçu sırf askeri suç niteliğinde olduğu için bu suçtan tayin edilen hapis cezasının, suç ve karar tarihlerinde yürürlükte bulunan ASCK'nın 47/A ve (5329 sayılı Kanunla eklenen) Ek 8'inci maddelerindeki engeller nedeniyle seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi ya da ertelenmesi mümkün olmadığından, sanığın tüm temyiz sebepleri yasal, haklı ve isabetli bulunmamıştır. Sanığın, Tğm. Asilhan'ın kendisini dövdüğüne dair iddiası hakkında açılmış bir dava ve verilmiş bir karar olmadığından bu konuda temyiz incelemesi yapılması mümkün değildir. Bu konuda ancak sanığın iddiası, doktor raporu, tanıklar R.C.T. ve M.A.'nın ifadelen eklenmek suretiyle komutanlığa suç ihbarında bulunulması mümkündür.
Açıklanan nedenlerle; askeri mahkemece yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve edinilen vicdani kanaate göre, yasal, yeterli ve inandırıcı gerekçeler gösterilerek; maddi olayın tespitinde, suç vasfının tayininde ve az vahim hal olarak değerlendirilmesinde, sanık hakkında atılı suçtan temel cezanın alt sınırdan belirlenip, azami oranda takdiri indirim yapılmak suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulmasında, usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün onanması gerekmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy