(1632 S. K. m. 35, 131) (765 S. K. m. 59, 62, 80) (647 S. K. m. 4, 5) (353 S. K. m. 251) (YCGK 12.10.1992 T. 1992/6-244 E. 1992/268 K.) (YCGK 08.07.2003 T. 2003/5-189 E. 2003/207 K.)
Askeri mahkemece; sanığın, 2004 yılı Aralık ayı içerisinde müteselsilen askeri eşyayı çalmaya teşebbüs suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 131/1 (Az vahim hal cümlesi), 765 sayılı TCK'nın 80, 62/2, 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4'üncü maddeleri gereğince, bin iki yüz yetmiş altı (1.276) YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
11.3.2005-14.4.2005 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği sürelerinin, 353 sayılı Kanunun 251/1 ve 647 sayılı Kanunun 5'inci maddeleri uyarınca, infaz tarihindeki para cezası değeri üzerinden paraya çevrilerek hükmolunan adli para cezasından mahsubuna, ASCK'nın 35'inci maddesi gereğince onbaşı rütbesinin geri alınmasına,
karar verilmiştir.
Hüküm; sanık tarafından, yasal süresi içerisinde özetle, atılı suçu işlemediği, aslında dava konusu oto teybini arkadaşının çaldığı ve infazın durdurulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; ....Bu oluş şekline göre, sanığın eylemlerinin biri müteselsilen olmak üzere teşebbüs aşamasında kalan iki ayrı askeri eşyayı çalmak suçunu oluşturduğu, zira eylemler arasındaki zaman farkı ve çalınan malzemelerin niteliği dikkate alındığında söz konusu suçların aynı kararın icrası cümlesinden olarak işlendiğinin söylenemeyeceği, bu nedenle müteselsil suç hükümleri kapsamında verilen kararın isabetli olmadığı değerlendirildiğinden, mahkûmiyet hükümlerinin sanığın cezada kazanılmış hakkı korunmak suretiyle bozulması gerektiği.... şeklindeki gerekçe ile hükmün bozulması yönünde düşünce bildirilmiştir.
Halen terhisli bulunan sanığın, Hv. Er Eğt. Tuğ. İs.Kt. K.lığı emrinde askerlik hizmetini yaparken, 4.12.2004 günü sabah saatlerinde oto ulaştırma bölüğünün garajında park halinde bulunan 624014 plaka nolu Toros marka askeri aracın içinden bir adet Kamasonic marka oto teybi ile, yine 624008 plaka nolu Renault 19 marka askeri aracın içinden Philips RC 248 marka oto teybini araç sürücülerinden habersizce ve gizlice aldığı, kendi beyanına göre, yaptığı kontrol neticesinde bozuk olduğunu tespit ettiği Kamasonic marka oto teybini atölyenin araka tarafındaki moloz yığınına attıktan sonra, diğer oto teybini görev yaptığı marangoz atölyesindeki soyunma dolabında muhafaza etmeye başladığı,
Bu olaydan 20-25 gün sonra, tahminen 2004 yılı Aralık ayı sonlarında bir gece yarısı saat 01.30 sıralarında, sanık onbaşının, kendi işine yarayabilecek malzeme olabileceğini düşündüğü ve penceresini önceden temin ettiği tornavida yardımıyla açarak girdiği 3'üncü Erbaş ve Er Bölüğü Malzeme Deposundan bir adet siyah renkli üreme sağlığı kiti çantası, iki adet yağmurluk, iki adet kar başlığı ve beş adet avcı yeleğini sorumlusundan habersizce ve gizlice alıp marangoz atölyesindeki dolabına koyduğu,
Sanığın hal ve hareketlerinden şüphelenen Hv.İs.Onb. S.K.'nın bilgilendirmesi ve ihbarı üzerine, 9.3.2005 günü sanık Hv.İs.Onb. S.E.'nin görev yaptığı marangoz atölyesindeki soyunma dolabında yapılan aramada, yukarıda cins ve miktarları yazılı (Kamasonic marka oto teybi hariç) malzeme ile bir kısım şahsi eşyalarının bulunduğu,
Böylece, sanığın, askeri eşya vasfında bulunduğunda kuşku bulunmayan yukarıda cins ve miktarları yazılı malzemeyi sorumlularından habersizce ve gizlice alıp görevli bulunduğu marangoz atölyesindeki soyunma dolabında saklamak suretiyle, unsurları ve cezası ASCK'nın 13Tinci maddesinde yazılı askeri eşyayı çalmak suçunu işlediği sanığın ikrarını içeren savunmalar, tanıklar, Hv. Ulş. Er S.B.B., Hv.Ulş. Er M.T., Hv.P.Çvş. A.C., Hv.UIş.Bçvş. İ.C., Hv.P Çvş. V.A., Hv.Ulş.Onb. S.K., Svl. Me. İ.T., Hv.UIş.Bçvş. Ş.D., Er H.D. ve Hv.İs. Astsb.Çvş. M.O.'nun oluşa uygun ve birbirini tamamlar nitelikteki yeminli ifadeleri ile olay yeri tespit ve yer gösterme tutanağı, arama tutanağı ve diğer yazılı delillerden anlaşıldığından, sanığın, sübuta yönelik temyiz sebeplerinde haklılık görülmemiştir.
Bu itibarla, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve incelenen dosya içeriğine göre, askeri mahkemece, sanığın eylemlerinin yukarıda anlatıldığı şekilde sübuta erdiğinin ve askeri eşyayı çalmak suçunu oluşturduğunun kabulünde ve askeri eşyayı çalmak amacıyla hareket eden ve hedeflediği sonucu gerçekleştirmeye yönelik icra hareketlerine başlayan sanığın eylemlerini elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamış olmasından dolayı teşebbüs hükümlerinden yararlandırılmış olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemekte ise de; sanığın eylemlerinin iki ayrı suçu mu yoksa teselsül eden tek bir suçu mu oluşturduğu hususunun tartışılması gerekmektedir.
Bilindiği üzere suçların işlendiği tarihlerde yürürlükte olan mülga 765 sayılı TCK'nın müteselsil suçu düzenleyen 80'inci maddesi; Bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünün birkaç defa ihlal edilmesi, muhtelif zamanlarda vaki olsa bile bir suç sayılır. Fakat bundan dolayı terettüp edecek ceza altıda birden yarıya kadar artırılır. hükmünü içermekte olup, bu tanıma göre müteselsil suç hükümlerinin uygulanabilmesi için;
1. Birden çok fiilin bulunması (Objektif şart),
2. Fiillerin farklı zamanlarda olsa dahi kanunun aynı hükmünü ihlal etmesi (Objektif şart)
3. Bir suç işleme kararının bulunması (Sübjektif şart), şartlarının birlikte gerçekleşmesinin gerektiği açıktır.
Dava konusu olayda objektif şartların gerçekleştiği hususunda herhangi bir kuşku bulunmadığından, sübjektif şartın gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesi gerekmektedir.
Yargıtay CGKnın 12.10.1992/244-268, 20.3.1995-6/48-68 ve 27.3.1995-8/58-86, sayılı kararlarında, .......Aynı suç işleme kararından yasanın aynı hükmünü birçok kez ihlal etme hususunda önceden kurulan bir plan, genel bir niyet anlaşılmalıdır. Fail suçu işlemeden önce bir plan yapmalı veya suça niyet etmeli, fakat fiili bir defada yapmak yerine kısımlara bölmeyi ve o suretle gerçekleştirmeyi uygun görmelidir. Öngörülen ve gerçekleştirmeye yönelik olan suç alanı çerçevesinde hareket etmelidir. Failin hareketi önceki hareketinin devamı olmalı ve tüm hareketleri arasında sübjektif bir bağlantı bulunmalıdır. denilmek suretiyle sübjektif şartın kriterleri belirtilmiştir.
Aynı suç işleme kararının varlığı, olaysal olarak suçun işlenmesindeki özellikler, suçun işleniş biçimi, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, mağdurların farklı olup olmadıkları, ihlal edilen değer ve yarar ile korunan değer ve yarar, olayların oluşum ve gelişimi ile tüm özellikleri değerlendirilerek belirlenecektir (YCGK'nın 8.7.2003 tarihli 2003/5-189 ve 2003/207 esas ve karar sayılı kararı).
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönecek olursak, 4.12.2004 tarihinde Ulş. Oto Bl. K.lığı garajında bulunan iki ayrı askeri araçtan iki ayrı oto teybini çalan sanığın, kendi beyanına göre, 2004 yılı Aralık ayı sonlarında bir gece yarısı saat 01.30 sıralarında, bu kez işine yarar malzeme bulabileceği düşüncesiyle girdiği 3'üncü Erbaş Bölüğü Malzeme Deposundan hırsızlık yaptığı göz önüne alındığında, sanığın eylemlerini bulduğu fırsatlardan yararlanarak ayrı ve yeni bir karar almak suretiyle işlediği, dosya içeriğine göre eylemler arasında sübjektif bir bağlantının, dolayısıyla aynı suç işleme kararının mevcut olmadığı, ilk eylemini gerçekleştirirken sonraki hırsızlık suçunu işleyeceğine ilişkin genel bir niyetinin bulunmadığı, eylemlerinin hükümde belirtildiğinin aksine iki ayrı askeri eşyayı çalmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu, olayda mülga 765 sayılı TCK'nın 80'inci maddesinde yer alan teselsül hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir yön bulunmadığı sonucuna varıldığından, hükmün sanığın cezada kazanılmış haklarının saklı kalması koşuluyla bozulmasına karar verilmiştir.
Diğer taraftan, sanığın, 4.12.2004 günü Ulş. Oto Bölüğü Garajında bulunan iki ayrı askeri araçtan oto teybi çalması şeklindeki eylemlerini çok kısa zaman aralığında (Birkaç dakika içerisinde) gerçekleştirdiği ve mağdurun aynı kişi (Devlet) olduğu göz önüne alındığında, birden çok fiilden bahsetmek mümkün olmadığından, bu olayda müteselsil suç hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy