(1632 S. K. m. 117) (5237 S. K. m. 50, 51, 52)
Askeri mahkemece, sanığın;
1.6.2006 günü asta müessir fiil suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 117/1, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 50/3, 50/1-a ve 52/2'nci maddeleri uyarınca (hapis cezası günlüğü 20 YTL'den paraya çevrilerek), 500 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Bu para cezasının sanıktan 5237 sayılı TCK'nın 52/4'üncü maddesi uyarınca beş taksitte tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline, ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrileceğinin bildirilmesine,
karar verilmiştir.
Hüküm, sanık tarafından Yargılama sırasında haklarımın hatırlatılmaması, yargılamanın kapalı yapılması ve son sözün verilmemesi usule ilişkin eksiklerdir. Mağdur Sadullah'ın, tanık S.S.'ye nöbet listesi yüzünden tartışıp küfür ettiği kendi ifadesi ile sabittir. Sadullah'ın, son günlerde giderek askeri disiplinden kopmuş hali, hakkımdaki gıyaben küfürleri, huzurumdaki mırıldanmaları, sızlanmaları sebebi ile yakasını tutup topladım. Bunun haksız tahrik kabul edilmesi gereği ortadadır. Tanık ve mağdur ifadeleri çelişkilidir. Tanık S.S., ceza tehdidi altında kendini kurtarmak maksadıyla benim aleyhime ifade vermiştir. Karara bağlanan cezanın paraya çevrilmesine rağmen ertelenmemesi ve bu konuda gerekçe gösterilmemesi usul ve yasaya aykırıdır. diye beyanda bulunarak süresinde temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, onama isteminde bulunulmuştur.
Sanık Tnk.Yzb. E.E.'nin, 3'üncü Zh. Tuğ. 2'nci Tnk. Tb. 6'ncı Tnk. BLK. olarak görev yapmakta iken,
1.6.2006 günü akşamı saat 18.30 sıralarında nöbet listesi yüzünden Bölük yazıcısı Tnk. Er S.S. ile küfürleşerek tartıştığını haber aldığı mağdur Tnk. Er S.İ.'yi bölük odasına çağırıp neden küfürleştiğini sorduktan sonra, dolaylı olarak kendisine de küfür edildiği düşüncesine kapılarak masasının üzerinde bulunan mermer kül tablasını alıp mağdur Er'in başına ve göğsüne vurarak dövdüğü, aynı gün tugay revirinde yapılan muayenesinde mağdur Er'in başının ve yüzünün çeşitli yerlerinde, değişik ebatlarda ekimoz ve hematomlar tespit edildiği,
Mağdur Tnk. Er S.İ.'nin beyanı, görgü tanıkları Tnk. Er S.S. ve Tnk. Er H.Y.'nin, birbirlerinin ve mağdur Er'in beyanlarını doğrulayan yeminli ifadeleri, olay tutanağı, doktor raporu ve tüm dosya kapsamına göre,
Maddi bir olay olarak sabit görülmüştür.
Sanık yüzbaşının, astı durumunda bulunan mağdur Tnk. Er S.İ.'nin başına ve göğsüne mermer kül tablası ile vurarak dövmesi, ASCK'nın 117/1inci maddesinde yazılı asta müessir fiil suçunu oluşturmaktadır.
Askeri mahkemece, 12.7.2006 tarihinde sanığın yüzüne karşı ve açık olarak yapılan duruşmada, iddianame gereğince sorgusuna başlanılmadan önce sanığa tüm yasal haklarının hatırlatıldığı ve askeri savcının esas hakkındaki iddiasını bildirmesinden sonra, son sözün sanığa verilmesine ilişkin usul kuralına da uyularak savunmasının alınmasından sonra hüküm kurulduğu görülmektedir.
Başlangıçta, soruşturma evresinde, sanık yüzbaşının yönlendirmesi (Yetki altına alması) sonucu, birlik komutanlığınca alınan ifadelerine ters düşecek şekilde gerçeğe aykırı beyanda bulunan mağdurun ve tanıkların ifadeleri arasında ortaya çıkan çelişkiler, askeri savcılıkta ikinci kez ifadeleri alınırken ve kovuşturma aşamasında da askeri mahkemece dinlenirken giderilmiş bulunmaktadır.
Birlik yazıcısı er ile mağdur er arasında nöbet listesi yüzünden çıkan tartışma sırasında, mağdur Er'in, bölük yazıcısı Er'i hedef alarak sarf etmiş olduğu küfürlü sözler, sanık yüzbaşı bakımından haksız tahrik oluşturmayacaktır. Sanığın kendisine küfür edildiğine ilişkin zan ve vehimi de mefruz tahrik olarak kabul edilemeyecektir.
5237 sayılı TCK'nın 51'inci maddesi hükmüne göre yalnızca kısa süreli hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmesi mümkün olup, adli para cezasının ertelenmesine yasal imkan bulunmadığından; daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan sanık hakkında hükmolunan yirmi beş gün (bir aydan az) hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 50/3'üncü maddesi uyarınca zorunlu olarak adli para cezasına çevrilmesinden sonra ertelenmesine karar verilmeyip, bu konuda bir gerekçe gösterilmemiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz sebepleri kabule değer bulunmamıştır.
Hükmolunan 500 YTL adli para cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 52/4'üncü maddesi uyarınca sanıktan beş taksitte tahsiline karar verilirken taksit sürelerinin gösterilmemiş olması hukuka aykırı bulunmakla beraber; hükmün infazı aşamasında bu konuda ortaya çıkacak bir duraksamanın, 5275 sayılı Kanunun 98/1'inci maddesi uyarınca askeri mahkemeden istenecek bir kararla giderilmesi her zaman mümkün olduğundan; hükmü etkileyecek nitelikte olmayan bu noksanlık, 353 sayılı Kanunun Askeri Yargıtayca temyiz incelemelerinin konusunu ve hükmün bozulmasını düzenleyen 221/1 ve 222'nci maddeleri de göz önüne alınarak, bozma sebebi yapılmamış, işaret ve tenkit etmekle yetinilmesi gerekmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy