(1632 S. K. m. 66, 73) (5237 S. K. m. 62) (AYDK 23.11.2006 T. 2006/174 E. 2006/177 K.)
Askeri mahkemece; sanığın, 19.11.2004-27.11.2004 tarihleri arasında kendiliğinden gelmekle sona eren izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 66/1-b, 73 ve 5237 sayılı TCK'nın 62'nci maddeleri gereğince, beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm; sanık müdafii tarafından cezanın paraya çevrilip ertelenmesi gerektiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; bozma isteminde bulunulmuştur.
2.Komd. Tb.6.Bl. K.lığı emrinde görevli sanık P.Uzm.Onb. N.M.'nin 14.11.2004 tarihinde bölük komutanı tarafından rahatsızlığı nedeniyle tabur revir baştabipliğine sevk edildiği, aynı gün muayene edilen sanığa 5 (beş) gün istirahat verildiği, 18.11.2004 tarihinde istirahatı biten sanığın 19.11.2004 günü görevi başında olması gerekirken kimseden izin almaksızın Amasya'ya gittiği, daha sonra 27.11.2004 günü saat 16.00'da kendiliğinden gelerek birliğine katıldığı, bu şekilde 19.11.2004-27.11.2004 tarihleri arasında ASCK'nın 66/1-b maddesinde yazılı izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek yazılı olduğu şekilde mahkûmiyet kararı verilmiş ise de;
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 23.11.2006 tarihli, 2006/174-177 esas ve karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanığa TSK İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliği ile İzin Yönetmeliğinde öngörülen usul ve esaslara uygun olarak verilmiş bir izin bulunmadığı gibi, beş günlük istirahat süresinin TSK Sağlık Muayene Yönergesi uyarınca birlik komutanının izni ile garnizon dışında geçirilmesi gibi bir durumda söz konusu olmadığı için, beş günlük istirahat raporunun izin belgesi olarak kabulü de mümkün bulunmadığından, 19.11.2004-27.11.2004 tarihleri arasında mesaiye gelmeyen sanığın eylemi firar suçuna vücut verdiğinden, hükmün suç vasfında hata nedeniyle hukuka aykırı bulunduğundan bozulması gerekmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy