(1632 S. K. m. 91) (477 S. K. m. 47) (353 S. K. m. 31)
Üste fiilen taarruz suçundan sanık (Ter.) P. Er Mehmet Mesut YAZAN hakkında Kara Havacılık Komutanlığı Disiplin Mahkemesince 02.08.2007 tarihli, 2007/78-74 Esas ve Karar sayılı; Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesince de 31.12.2007 tarihli, 2007/1478-1147 Esas ve Karar sayılı görevsizlik kararı verilmesi üzerine; her iki mahkeme arasında çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için, Askeri Yargıtay Başsavcılığının, atılı suçla ilgili davaya bakmakla Disiplin Mahkemesinin görevli olduğuna dair görüş bildiren 25.09.2008 tarihli ve 2008/8911 sayılı tebliğnamesine bağlı olarak Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kara Havacılık Komutanlığı'nın 25.07.2007 tarihli, 2007/78-74 Esas ve Karar sayılı iddianamesi ile sanığın 08.06.2007 tarihinde üste saygısızlık suçunu işlediği iddia edilerek, eylemine uyan 477 sayılı Kanun'un 47'nci maddesi uyarınca cezalandırılması istenilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda Kara Havacılık Komutanlığı Disiplin Mahkemesi'nin 02.08.2007 tarihli, 2007/78-74 Esas ve Karar sayılı hükmü ile sanığın eyleminin üste fiilen taarruz suçuna vücut verebileceği, bu suça bakma görevinin de askeri mahkemelere ait olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Söz konusu görevsizlik kararı, taraflarca süresi içinde itiraz edilmediğinden, 10.08.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
Görevsizlik kararı ile gelen dosyanın Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, 31.12.2007 tarihli, 2007/1478-1147 Esas ve Karar sayılı hüküm ile sanığın eyleminin Askeri Ceza Kanunu'nun 91' inci maddesi kapsamına giren üste fiilen taarruz suçunu değil, 477 sayılı Kanun'un 47' nci maddesinde yazılı üste saygısızlık suçunu oluşturacağı gerekçesi ile Askeri Mahkemenin görevsizliğine ve olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dava dosyasının Askeri Yargıtay Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiş ve bu karar da temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.
Tebliğnamede, sanığın eyleminin 477 sayılı Kanun'un 47' nci maddesinde yazılı üste saygısızlık disiplin suçunu oluşturacağına, bu suçla ilgili davaya bakma görevinin Disiplin Mahkemesine ait olduğuna dair görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
08.06.2007 tarihinde, Kara Havacılık Okulu Hizmet Bölük Komutanlığı erbaş ve erlerine tahsis edilmiş banyo saati olan 19.00 - 20.00 saatleri arasında, ilgili bölüğün banyo yaptığı sırada sanığın da 10-12 erbaş ve er ile banyoya geldiği, sanık ve arkadaşlarının Hizmet Bölük Komutanlığı Nöbetçi Çavuşu Berat ŞAHİN tarafından ikaz edilmelerine rağmen banyodan çıkmayacaklarını söyleyerek nöbetçi çavuş ile tartıştıkları, tartışma sonucunda nöbetçi çavuşun durumu Nöb.Astsb.Sezgin ARAS'a rapor ettiği, olay yerine gelen Nöb.Astsb.Sezgin ARAS'ın sanığı uyardığı, sanığın nöbetçi astsubayına Lojistik Destek Komutanı'nın izni ile banyoya geldiklerini açıkladıktan sonra Allah'ın oğlu gelse bizi çıkaramaz, Sezgin misin, nesin, kimsin sen, kim oluyorsun da beni ittiriyorsun şeklinde sözler sarf ettiği, tartışmanın büyümesi üzerine Nöbetçi Amiri Yzb. Suat ÜNER'e haber verildiği, olay yerine gelen Nöbetçi Amiri'nin tarafları yanına çağırdığı, sanığın Nöb.Astsb.Sezgin ARAS'a sen bana hayvan gibi davrandın şeklinde sözler sarf ettikten sonra nöbetçi çavuşun kendisine ne şekilde davrandığını göstermek için sen bana böyle yaptın diyerek nöbetçi çavuşunu omzuna sert bir şekilde vurarak ittirdiği, nöbetçi amiri tarafından ikaz edilmesi üzerine; konuşmalarına son verdiği tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu oluş şekline göre Askeri Mahkemece, sanığın olayların gelişimini nöbetçi amirine anlattığı sırada Çvş. Berat ŞAHİN'i sert bir şekilde omzuna vurarak ittirmesinin, üste fiilen taarruz kastı ile yapılmamış olduğunun, sanığın üste fiilen taarruz kastı ile hareket ettiğinin şüpheden arındırılın, delillerle ortaya konulamadığının, bu nedenle üste fiilen taarruz suçunun oluşmadığının kabulünde; aynı şekilde, sanığın tartışma sırasında astsubaya lan şeklinde hitapta bulunduğunun, adamın kafasını iki dakikada kesiverirler şeklinde sözler sarf ettiğinin şüpheden arındırılmış delillerle ortaya konulamaması nedeniyle üstü tehdit ve üste hakaret suçlarının oluşmadığının kabulünde de isabet bulunduğu, dolayısıyla sanığın Astsb. Sezgin ARAS'a yönelik olarak sarf ettiği Allah'ın oğlu gelse bizi çıkaramaz, Sezgin misin, nesin, kimsin sen, kim oluyorsun şeklindeki sözlerinin amire hakaret suçunun oluşumu için aranan, amirin vakar ve haysiyetini kırıcı, onun kişiliğini ve askeri şöhretini küçük düşürücü nitelik taşıdığını söylemek mümkün olmamakla birlikte, askerlik mesleğinin özelliği ve gereği olan astın üstüne karşı her zaman göstermesi gereken saygı sınırını aştığı, eylemin diğer unsurların da bulunması halinde 477 sayılı Kanun'un 47'nci maddesi kapsamına giren üste saygısızlık suçunu oluşturacağı ve bu suçla ilgili davaya bakma görevinin disiplin mahkemelerine ait olduğu sonucuna varıldığından, 353 sayılı Kanun'un 31 'inci maddesi hükmüne kıyasen Kara Havacılık Komutanlığı Disiplin Mahkemesi'nin görevsizlik kararının kaldırılmasına ve uyuşmazlığın bu şekilde çözümlenmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Kara Havacılık Komutanlığı Disiplin Mahkemesi'nin 02.08.2007 tarihli, 2007/78-74 Esas ve Karar sayılı görevsizlik kararının, 353 sayılı Kanun'un 31'inci maddesi hükmüne kıyasen KALDIRILMASINA;
Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi ile Kara Havacılık Komutanlığı Disiplin Mahkemesi arasında çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının bu şekilde ÇÖZÜMLENMESİNE,
08.10.2008 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy