(1632 S. K. m. 87) (5237 S. K. m. 62) (353 S. K. m. 19, 207)
2'nci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 10.3.2006 tarihli, 2006/467-78 Esas ve Karar sayılı kararı ile atılı suçtan sanık hakkında tesis olunan mahkumiyet hükmünün, Dairemizin 3.10.2006 tarihli, 2006/1421-1417 Esas ve Karar sayılı ilamı ile noksan soruşturma yönünden kanuna aykırılıktan bozulması üzerine, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; sanığın, 6.1.2006 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 87/1 (Birinci cümlesi-teşdiden) ve TCK'nın 62'nci maddeleri gereğince, bir ay yirmi gün hapis cezası ile mahkumiyetine, yasal imkansızlık nedeniyle herhangi bir tedbire çevirmeye ve ertelemeye yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu hüküm, sanık tarafından yasal süresi içerisinde, sebep gösterilmeksizin temyiz edilmiş; Başsavcılık tebliğnamesinde, usul yönünden hukuka aykırı görülen mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Yapılan incelemede;
Sanığa, 2'nci Or.Kh.Grp.Kh.Bl.K.lığı emrinde askerlik görevini yaparken, kışla içerisinde cep telefonu bulundurulmasının ve kullanılmasının yasak olduğuna ilişkin emrin tüm personelle birlikte iki kez ayrı ayrı tebliğ edilmiş olmasına rağmen, sanığın, hizmete ilişkin bu emre aykırı hareket 6.1.2006 tarihinde cep telefonu kullanmak suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de;
Sanık hakkında kurulan ilk hükmün Dairemizce bozulmasını müteakip, bozmanın göreve ilişkin olmaması nedeniyle, bozmadan önce heyet halinde oluşan askeri mahkemenin görevinin sona ermemesi, 5.10.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5530 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesi ile değişik 353 sayılı Kanun'un 19/1 'inci maddesine göre, emre itaatsizlikte ısrar suçuna ilişkin yargılamanın tek hakimden oluşan askeri mahkeme tarafından yürütülmesi gerekmesine rağmen, yine 5530 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesi ile değişik 353 sayılı Kanun'un 19/4'üncü maddesine göre, iddianamenin kabulünden sonra, yargılamanın tek hakimle yürütülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilememesi ve mahkemenin kuruluşunu düzenlemesi nedeniyle, doğrudan kamu düzenini ilgilendiren görev konusu ile ilgili bu düzenlemenin kesinleşmemiş nitelikteki tüm yargısal uyuşmazlıklar hakkında uygulanmasının zorunluluk arz etmesi birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkındaki yargılamanın heyet halinde kurulu askeri mahkeme tarafından yürütülmesi gerekirken, tek hakimli askeri mahkeme tarafından yürütülmesinin, 353 sayılı Kanun'un 19 ve 207/3-A maddeleri anlamında hukuka kesin aykırılık oluşturması nedeniyle hükmün usul yönünden bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Ayrıca, hükmün kurulduğu 10.10.2007 tarihli duruşma tutanağının kısa karar bölümü ile gerekçeli hükmün hüküm fıkrası bölümünde sanığın 6.1.2007 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği belirtilmesine rağmen, gerekçeli hükmün başlık kısmı ile Delillerin tahlili, değerlendirilmesi ve kabul bölümünde, 6.1.2006 tarihinde atılı suçu işlediğinin belirtilmesinin, kısa karar ile gerekçeli hüküm arasında ve keza, gerekçeli hükmün kendi içerisinde çelişki (teşevvüş) yarattığı da belirlenmekte ise de, bozma sebebi karşısında, yeniden yapılacak olan yargılama sırasında düzeltilebilecek bu hukuka aykırılığa tenkit ve işaretle yetinilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy