(1632 S. K. m. 66, 77, 179)
Sanık J.Uzm.Çvş.RA.'nın, Bölük Komutanı Vekili tarafından verilen beş gün oda hapsi cezasının infazı için kapatıldığı Jandarma Bölge Komutanlığı Disiplin Ceza ve Tutukevinden 16.12.2007 günü kaçtığı, bu suretle firar hâlinde iken, aradan altı tam günden fazla bir süre geçtikten sonra, İlçe J. K.lığı görevlilerine 23.01.2008 günü teslim olduğu, maddi bir olay olarak sabit görülmüştür.
Bu şekilde meydana gelen olayda, Askerî Mahkemece, sanık Uzman Çavuş'un eyleminin, Oda hapsi ceza yerinden kaçmak suçunu oluşturduğunun kabulüyle, yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun 77'nci maddesinde yazılı Göz veya oda hapsi ceza yerinden kaçmak ya da infaz şartlarına uymamak suçlarının oluşabilmesi için, diğer unsurların yanı sıra, öncelikle, disiplin mahkemeleri ya da disiplin amirlerince usulünce verilip kesinleşmiş hukuka uygun bir oda veya göz hapsi cezasının mevcut olması ve böyle bir cezanın çekilmesi (infazı) sırasında, cezanın çekildiği yerin terk edilmesi veya cezanın diğer infaz şartlarının yerine getirilmemesi veyahut ceza yerinden kaçılması gerekmektedir.
Sanık Uzman Çavuş'un, 16.12.2007 tarihinde oda hapsi ceza yerinden kaçtığı ve aradan altı tam günden fazla bir süre geçtikten sonra, 23.01.2008 günü kendiliğinden teslim olduğu hususunda kuşku bulunmamakla birlikte, başlangıçta, sanığa usulüne uygun olarak verilip kesinleşmiş, hukuka uygun bir oda hapsi disiplin cezasının mevcut olup olmadığı konusuna gelince;
Sanık Uzman Çavuş'un, Bölük Komutanı J.Ütğm. M.G. tarafından imzalanan 24.09.2007 tarihli, Yazılı Savunma konulu emirle; 23 Eylül 2007 günü Unsur Komutanını arayarak, saat 17.00'ye kadar misafiriniz olduğu için izin istediğiniz, ancak izin verilmediği ve görev alabileceğinizden dolayı hemen birliğe gelmeniz emredildiği halde saat 19.00'a kadar birliğe gelmediğiniz ve bu saate kadar vermiş olduğunuz telefon numaralarının aranmasına rağmen size ulaşılamadığı denilerek yazılı savunmasının istendiği, sanık Uzman Çavuş'un, el yazısıyla, savunma emrinin üzerine savunmasını yazdığı, Bölük Komutanı J.Ütğm. M.G. tarafından, savunma emrinin alt tarafına Sizi bu seferlik 5 gün oda hapsi cezası ile cezalandırıyorum. Bir daha tekerrürü hâlinde mahkemeye verileceğinizi ve en ağır şekilde cezalandırılacağınızı tarafınıza tebliğ ederim. şeklinde şerh verilerek imzalandığı, ancak, bu ceza kararının sanık Uzman Çavuş'a tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
Daha sonra, Bölük Komutan Vekili J.Ütğm. A.A. tarafından yazılıp imzalanmış olan 25.09.2007 tarihli, 2007/13 sayılı gerekçeli disiplin ceza kararı, 20.11.2007 tarihinde sanık Uzman Çavuş'a tebliğ edilmiş ve 13.12.2007 tarihinde Disiplin Ceza ve Tutukevine kapatılarak, söz konusu bu beş günlük oda hapsi cezasının infazına başlanılmıştır.
1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun Disiplin cezalarında müruru zaman başlığını taşıyan 179'uncu maddesinin birinci cümlesi Disiplin tecavüzlerine ve kabahatlerine bir ay sonra ceza verilemez. hükmünü içermekte olup, Cezanın katileşmesi başlığını taşıyan 181'inci maddesinin birinci cümlesinde de Bir disiplin cezası resmî surette mahkûma tebliğ edildiği vakit katileşir. denilmektedir.
Sanık Uzman Çavuş'un, 23.09.2007 günü gerçekleştirdiği ve disiplin tecavüzü teşkil ettiği iddia olunan hareketinden dolayı, 25.09.2007 tarihinde beş gün oda hapsi cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Bölük Komutanı tarafından savunma emrinin altına şerh düşülerek belirtilmiş olmakla birlikte, bu karar, ASCK'nın 179'uncu maddesinde öngörülen bir aylık sürenin dolduğu 23.10.2007 tarihine kadar resmî bir şekilde kendisine tebliğ edilmediğinden, disiplin ceza takibatı yapılabilmesi yönünden zaman aşımına uğramıştır. Daha sonra Bölük Komutan Vekili tarafından yazılıp imzalanan gerekçeli disiplin ceza kararının, 20.11.2007 tarihinde tebliğ edilmesiyle, bu durumun değişmesi ve zaman aşımına uğrayan bu disiplin tecavüzünden verilmiş olan disiplin cezasının kesinleşmesi ve infaz edilebilir hâle gelmesi mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle, zaman aşımı süresi geçtikten sonra tebliğ edildiği için kesinleşmesi ve infaz edilmesi mümkün olmayan beş gün oda hapsi cezasının yerine getirilmesi için 13.12.2007 tarihinde hukuka aykırı olarak Disiplin Ceza ve Tutukevine kapatılan sanığın eyleminin, kanunda yapılan tanıma uygunluk (tipiklik) unsuru itibarıyla ASCK'nın 77'inci maddesinde yazılı oda hapsi ceza yerinden kaçmak suçuna vücut vermesi mümkün olmamakla beraber; söz konusu bu kaçma fiili ile, kıtasından ve görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden altı günden fazla bir süreyle izinsiz olarak uzaklaşmış bulunması nedeniyle, ASCK'nın 66/1-a maddesi kapsamına giren firar suçunu oluşturduğunun gözetilerek, Askerî Mahkemece, sanığın bu suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, suç niteliğinin tayininde yanılgıya düşülerek, oda hapsi ceza yerinden kaçmak suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy