(5237 S. K. m. 62, 191) (5402 S. K. m. 18, 27) (353 S. K. m. 195, 202, 214)
Askerî Mahkemenin, 04.07.2007 tarihli, 2007/500-380 Esas ve Karar sayılı hükmü ile, hükümlünün, 17.04.2007 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği kabul edilerek, TCK'nın 191/1 ve 62'nci maddeleri gereğince, on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 191/6'ncı maddesi delaletiyle, aynı maddenin 2 ve 4'üncü fıkraları gereğince, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, denetimli serbestlik tedbirinin tedavi süresince ve tedavinin sona erdiği tarihten itibaren 1 yıl süre ile devamına, gerektiğinde bu sürenin 3 yıla kadar çıkarılmasına, hükümlünün TCK'nın 191/5'inci maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmakla yükümlü olduğuna, hükümlüye rehberlik edecek bir uzman görevlendirilmesine, hükümlü hakkında hükmolunan cezanın, TCK'nın 191/5'inci maddesi gereğince, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığının tespiti anına kadar geri bırakılmasına, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması hâlinde hakkında hükmolunan cezanın infazına karar verildiği, hükmün, taraflarca temyiz edilmemesi üzerine 23.07.2007 tarihinde kesinleştiği;
Askerî Savcılığın 03.06.2009 tarihli ve 2007/576 İlm. sayılı yazısı ile, hükümlünün denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymadığı belirtilerek, hükmolunan cezanın infazına yönelik karar verilmesinin talep edildiği;
Askerî Mahkemenin 04.06.2009 tarihli, 2007/500-380 Esas ve Karar sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile, 04.07.2007 tarihli, 2007/500-380 Esas ve Karar sayılı mahkûmiyet hükmünde hükmolunan hapis cezasının infazına karar verildiği,
Bu karara, hükümlü tarafından süresi içerisinde itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede;
20.07.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu'nun 18/2'nci maddesinde, Bu kanunun uygulanması kapsamında verilmiş olan hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı itiraz yolu açıktır. Diğer kanunlarda belirtilen kanun yolları saklıdır. hükmüne yer verilmiştir.
5402 sayılı Kanun'un 27'nci maddesine dayalı olarak Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanıp 18.04.2007 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri İle Koruma Kurulları Yönetmeliğinin 115/3'ncü maddesinde de, itiraz bakımından aynı hüküm benimsenmiştir.
Bu hükümlere göre, Askerî Mahkemece verilmiş olan kanun kapsamındaki hususlara ilişkin duruşmasız işlere ait kararın itiraza tabi olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır.
353 sayılı Kanun'un 195'inci maddesinde, kanun yollarının, itiraz ve temyizden ibaret olduğu belirtildikten sonra, itirazı düzenleyen 202'nci maddesinin 1'inci fıkrasında, İtiraz, bu kanunda açıkça gösterilen hâllerde kararlara veya askerî mahkeme kararlarına karşı yapılabilir şeklinde düzenleme yapılıp, ardından 2'nci fıkrasında, Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yapılacak itirazları en yakın askerî mahkeme inceler hükmüne yer verilmiştir.
353 sayılı Kanun'un 214/1'inci maddesinde, temyiz istemi kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan askerî mahkemenin bir karar ile temyiz istemini reddedeceği, temyiz eden tarafın, bu red kararının kendisine tebliğinden başlayarak bir hafta içinde Askerî Yargıtay'dan bu hususta bir karar verilmesini isteyebileceği, yani itiraz incelemesinin Askerî Yargıtayca yapılacağı öngörülmüştür.
29.06.2006 tarihli ve 5530 sayılı Kanun'un 59'uncu maddesiyle yeniden düzenlenen, Cezaların yerine getirilmesi sırasında alınması gereken kararlar ve bu kararlara itiraz başlıklı 353 sayılı Kanun'un 254'üncü maddesi de;
Cezaların yerine getirilmesi sırasında, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran hâller nedeniyle geçirilmiş süreler ile hastanede geçen sürenin cezadan indirilmesine, değişik hükümlerdeki cezaların toplanmasına ve mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksamaya ilişkin bir karar alınması gerekirse, hükmü veren askerî mahkemeden karar istenir. Bu kararlar duruşma yapılmaksızın verilir.
Karar verilmeden önce askerî savcı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.
Hükmü veren askerî mahkeme kaldırılmış ise ona en yakın askerî mahkeme karar verir.
Yukarıdaki fıkralar uyarınca yapılan başvurular cezanın infazını ertelemez. Ancak, mahkeme olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.
Bu kararların askerî mahkemelerden verilmesi hallerinde, askerî savcı ve teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt 'a komutanı veya askerî kurum amiri ile hükümlü ve varsa müdafi bir hafta içinde itiraz edebilirler.
İtiraz üzerine Askerî Yargıtay karar verir.
hükümlerini içermektedir.
Buna göre, 353 sayılı Kanun'un 214/1'inci maddesi gereğince, temyiz isteminin reddi kararları ile 254'üncü maddesi gereğince, cezaların yerine getirilmesi sırasında verilen kararlara karşı yapılacak itirazı incelemeye, söz konusu maddelerin son fıkraları gereğince Askerî Yargıtay görevlidir. Bu maddelerde düzenlenen hususlar dışında kalan hususlarda verilmiş olan kararlara yönelik itirazı inceleme mercii ise, en yakın askerî mahkemedir.
O hâlde, 5402 sayılı Kanun'un 18/2'nci maddesinde itiraz kanun yolunun kabul edilmiş olması ve itiraz kanun yolu ile ilgili 353 sayılı Kanun'da yer alan yukarıdaki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; hükümlünün, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması nedeniyle hakkında hükmolunan cezanın infazına dair duruşmasız işlere ait karara karşı yapılan itirazı incelemeye en yakın askerî mahkemenin görevli olduğu konusunda tereddüt yoktur.
Bu nedenle, 353 sayılı Kanun'un 202'nci maddesinin 2'nci fıkrası gereğince, söz konusu karara yönelik itirazı inceleme mercii en yakın askerî mahkeme olduğundan, itiraz hakkında Askerî Yargıtayca bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy