(353 S. K. m. 227)
Sanık hakkında mükerrer izin tecavüzü suçundan kurulan önceki mahkûmiyet hükmünün, 3'üncü Dairenin 27.05.2009 tarihli, 2009/1434-1417 Esas ve Karar sayılı ilamıyla, tekerrür konusunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 7/2'nci maddesi kapsamında değerlendirme yapılmasını temin bakımından bozulması üzerine, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda;
Askeri Mahkemece; sanığın, 24.05.2000-15.07.2003 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCK'nın 66/1-b (Teşdiden) ve TCK'nın 62'nci maddeleri uyarınca bir yıl üç ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın yokluğunda verilen ve içerisinde başvurulacak kanun yol ve süresinin de detaylı olarak yer aldığı gerekçeli hüküm, 02.02.2010 tarihinde sanık ile aynı konutta oturduğu belirtilen babası R.P.'ye tebliğ edilmiştir.
Sanık müdafii, 18.02.2010 tarihinde kayda giren dilekçe ile hükmü sübuta ve uygulamaya yönelik sebeplerle temyiz etmiş; temyiz istemi, Askeri Mahkemenin 17.03.2010 tarihli, 2010/60 Müt. Karar sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile süre yönünden reddedilmiştir.
Söz konusu karara, sanık müdafii tarafından yasal süresi içerisinde, sanığın babası balıkçılık ile uğraştığı için yapılan tebligatın geçersiz olduğu ileri sürülerek itiraz edilmiştir.
Tebliğnamede, itirazın reddine karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
Temyiz isteminin süresinde olup olmadığı yönünden incelemede; Bozma ilamına karşı diyeceklerinin tespiti için istinabe olunan Korgan Asliye Ceza Mahkemesi tarafından celp edilen sanık hakkında İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen 01.12.2009 tarihli tutanakta ...Şahsın köyde olmadığının, İSTANBUL ili Eminönü-Kumkapı arasında bulunan sahilde balıkçılık yaptığının, şahsa ... numaralı telefondan ulaşılabileceğinin bildirilmiş olması karşısında, gerekçeli hükmün tebliğ edildiği babası R.P. ile aynı konutta oturduğu hususunda şüphe meydana geldiğinden, şüphe sanık lehine yorumlanmak suretiyle, yapılan tebligatın geçersiz olduğu kabul edilmiş ve temyiz isteminin süresinde olduğu düşüncesiyle mahkemenin duruşmasız işlere ait kararı kaldırılarak temyiz incelemesine geçilmiştir.
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 12.02.2004 tarihli, 2004/35-27 Esas ve karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, 353 sayılı Kanun'un 227'nci maddesinde yer alan, sanık veya müdahilin bulunmamaları nedeni ile bozmaya karşı beyanlarının tespit edilemediği hallerde duruşmaya devam edilerek davanın gıyapta bitirileceğine ilişkin düzenleme, sanığın bilinen adreslerinde gerektiği gibi aranmasından sarfınazar edilebileceği anlamına gelmediğinden, bozma ilamına karşı diyeceklerinin tespiti için aranan sanığın İstanbul'da olduğu bildirilerek, telefon numarası verilmiş olmasına rağmen bu yönde herhangi bir araştırma yapılmadan, adresinde bulunmadığından bahisle diyeceklerinin tespitinden vazgeçilerek yokluğunda hüküm tesisi, usule aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy