(5237 S. K. m. 43, 62, 63) (5271 S. K. m. 150) (353 S. K. m. 207)
Sanık hakkında zincirleme üste fiilen taarruz suçundan kurulan önceki mahkumiyet hükmünün, Dairemizin 27.10.2009 tarihli, 2009/2713-2711 Esas ve Karar sayılı ilamıyla noksan soruşturma yönünden hukuka aykırı bulunarak bozulması üzerine, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda:
Askeri Mahkemece; sanığın, Topçu Onb. Ö.K.ye karşı zincirleme üste fiilen taarruz suçunu işlediği sabit görülerek, ASCKnın 91/1 (Az vahim hal cümlesi), TCKnın 43/1 ve 62nci maddeleri uyarınca, altı ay yedi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, nezarette geçirdiği sürenin, TCKnın 63üncü maddesi gereğince cezasından mahsubuna karar verilmiştir.
Hüküm, yasal süresi içerisinde sanık tarafından sebep gösterilmeden temyiz edilmiş; tebliğnamede, hükmün bozulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Yapılan incelemede; sanığın, koğuş nöbetini tutmakta olan Onb. Ö.K.nin üzerine yürüyüp çenesine yumruk attıktan sonra, olaya el koyan Tğm.T.S.nin odasının önünde bulundukları sırada, Onb. Ö.K.nin suratına yumruk atarak dudağının yarılmasına sebebiyet vermek suretiyle zincirleme üste fiilen taarruz suçunu işlediği kabul edilerek yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun Müdafiin görevlendirilmesi başlığını taşıyan 150/3üncü maddesinde üst sınırı en az beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda istem olmaksızın müdafi görevlendirilmesi öngörüldüğünden, 14.12.2006 tarihinde yapılan duruşmada sanığa zorunlu müdafi tayinine karar verilmiştir. Bu kapsamda zorunlu müdafii olarak atanan Av. Z.C. bu tarihten sonra yapılan duruşmalara katılmış ve verilen hükmü temyiz etmiştir.
CMKnın 150/3üncü maddesinde yapılan değişiklik ile, zorunlu müdafi tayini için alt sınır esas alınarak, alt sınırı en az beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda istem olmaksızın müdafi görevlendirilmesi zorunlu hale getirildiğinden, ilk hükmün Dairemiz tarafından noksan soruşturma nedeni ile bozulmasından sonra, (muhtemelen) sanığa yüklenen suçun alt sınırının beş yıl hapis cezasını gerektirmediği dikkate alınarak adı geçen avukata herhangi bir tebligatta bulunulmamış; yargılamaya müdafiin yokluğunda devam edilerek temyize konu hüküm tesis edilmiştir.
Sanığa zorunlu müdafii tayin edilmesinden sonra, yasada yapılan söz konusu değişiklik ile bu müdafiinin görevinin sona ermesi söz konusu olmadığından, yargılamaya müdafiin yokluğunda devam edilerek hüküm tesisi 353 sayılı Kanunun 207/H maddesi gereğince sanığın savunma hakkını kısıtlayan usule aykırılık teşkil etmektedir.
Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikin 7/2nci maddesine göre, zorunlu müdafi veya vekilin azledilmesi mümkün olmadığından, sanığın kendisine daha önce tayin edilmiş olan müdafiden yararlanma hakkından vazgeçip vazgeçmediğinin de önemi bulunmamaktadır.
Diğer yandan, 353 sayılı Kanunun 5530 sayılı Kanun ile değişik Hükmün bozulmasının diğer sanıklara etkisi başlıklı 226ncı maddesi; Hüküm, sanık lehine bozulmuş ise ve bu hususların temyiz isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa, bu sanıklar da temyiz isteminde bulunmuşçasına hükmün bozulmasından yararlanırlar. hükmünü içermektedir. Görüldüğü gibi, yeni düzenlemeyle bozmada sirayetin alanı genişletilmiştir. Nitekim Dairemizin 08.10.2008 tarihli, 2008/2313-2296 Esas ve Karar sayılı kararında usul yönünden bozmanın sirayeti kabul edilmiştir.
Belirtilen nedenlerle, sanık (Ter.) Topçu Er E.M. hakkındaki mahkumiyet hükmünün usul yönünden bozulmasına, bu kapsamda; her ne kadar hüküm diğer sanık (Ter.) Topçu Er A.K. tarafından temyiz edilmemiş ise de, Av. Z.C. 14.12.2006 tarihli duruşmada her iki sanık bakımından zorunlu müdafii olarak tayin edilmiş olduğundan, diğer bir deyiş ile bozmayı gerektiren usule aykırılık yönünden her iki sanık aynı konumda bulunduğundan sanık (Ter.) Topçu Er E.M. hakkındaki bu bozmanın, hukuki durumu bu sanıkla aynı olan ve hakkındaki mahkumiyet hükümleri taraflarca temyiz edilmemiş olan sanık (Ter.) Topçu Er A.K.ya da sirayet ettirilmesine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy