(5237 S. K. m. 88)
Olay tarihinde er yemekhanesi sorumlusu olan sanığın, yemek dağıtımı sırasında görev yerinde bulunmaması nedeniyle nöbetçi çavuş olarak görevlendirilen J.Er O.A. ile tartıştığı, yemek dağıtımı bittikten sonra, J.Er F.T.nin sanığın da yanında bulunduğu bir sırada mağdur J.ErO.Adan kendilerine yardım etmesi için asker görevlendirmesini istemesi üzerine, mağdurun J.ErF.T.a hitaben bundan sonra size adam madam yok, öyle g... te böyle y...k dediği, bu sözlere sinirlenen sanığın mağdur ile tartışarak mağdur J.Er O.A.nın suratına kafa attığı, mağdurun burnunun kanadığı, düzenlenen kati rapor ile herhangi bir patolojik durumun saptanmadığı maddi vakalar olarak anlaşılmaktadır.
TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 399uncu maddesine göre, nöbetçi çavuşluğunun, Birlikte mevcut çavuş veya liyakatli onbaşılar arasında sıra ile tutulması gerekmekte olup, bu görevi ifa edecek yeterli miktarda erbaş mevcut olmaması durumunda Birlik Komutanlığınca, birlikte bulunan bazı erlerin onbaşı rütbesine veya bazı onbaşıların çavuş rütbesine naspedilmeleri mümkündür.
Somut olayda ise; Birlikte onbaşı rütbesinde erbaşların bulunduğu; J.Er O.A.nın, rütbesi itibarıyla TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 399uncu maddesinde belirtilen nöbetçi çavuşluğu görevi ile görevlendirilebilmesi için gerekli koşulları taşımadığı; buna göre, olay tarihinde, nöbetçi çavuşu olarak görevlendirilmiş olmasının, sanığın amiri konumunda kabul edilmesini gerektirmeyeceği açıktır (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 11.11.1999 tarihli, 1999/186-198; 1inci Dairesinin 16.09.1968 tarihli, 1968/512-509; 2nci Dairesinin 27.11.1996 tarihli, 1996/760-758; 4üncü Dairesinin 13.11.2012 tarihli, 2012/12231085, 22.05.2012 tarihli, 2012/676-643, 07.06.2011 tarihli, 2011/518-594 ve 18.04.2006 tarihli, 2006/596-594 Esas ve Karar sayılı kararları).
Sanık ile mağdurun olay tarihinde aynı rütbe sahibi (hem rütbe) askeri şahıslar oldukları, atılı eylemin, amire fiilen taarruz suçunu değil Türk Ceza Kanununda düzenlenen kasten yaralama suçunu oluşturabilecek nitelikte bulunduğu, sanığın ise 18.04.2011 tarihinde terhis olduğu ve asker kişi niteliğinin sona erdiği dikkate alındığında, sanığı yargılama görevi Adliye Mahkemesine aittir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy