(1632 S. K. Ek m. 1) (AYDK 20.09.2007 T. 2007/103 E. 2007/96 K.) (AYDK 17.02.2000 T. 2000/54 E. 2000/45 K.) (AYDK 28.09.2000 T. 2000/143 E. 2000/138 K.)
Yapılan tüm alım satımlara yönelik devir işlemlerinin tamamlanmasının mesai saatleri içinde gerçekleşmek zorunda olması karşısında, sanığın hizmetini aksatmadan, mesaisini bu faaliyete harcamadan ve hiçbir faaliyet göstermeden bu işi yapmasının mümkün olmadığı da açıktır.
Sanığın kazanç gayesi içerisinde, süreklilik arz edecek nitelikte, sınıfının da kendisine tanıdığı bilgi birikimini de kullanarak, araç alım satımı yapmak suretiyle ticari faaliyette bulunarak atılı suçu işlediği sonucuna ulaşılmıştır.
Sanık Ulş.Bçvş. S.U. hakkında sivil şahıs Y.S. tarafından verilen şikayet dilekçesinde özetle; kardeşi A.S.nin Erzurumda Sigorta Eksperliği yaptığını ve oto servisi olduğunu, sanıkla Erzurumda görev yaparken 2002 tarihinde tanıştıklarını, beraber ticaret yapmaya, araba alıp satmaya başladıklarını, sanığın Malatyaya tayin olduktan sonra da araba alım-satım işlerinin karşılıklı devam ettiğini, kardeşinin S.U.dan aldığı her arabanın parasını ödediğini, yapılan bir alım satım sonucu kardeşinin verdiği çekleri geri iade etmesi gerekirken etmeyip işleme koydurduğunu, kardeşinin çek kanununa muhalefetten hapse atıldığını, cezaevinde olduğunu, ibraz ettiği 9 adet çek fotokopisinin arkasında sanığın hesap numarasının bulunduğunu, bankadan bu hesap numarası hakkında bilgi istenildiğinde gayri resmi olan bir ticarette milyarlarca paranın nasıl geldiğinin anlaşılacağını belirtmesi üzerine yapılan soruşturma sonucu açılan kamu davasında;
Sanığa ait banka hesap hareketlerinden sanıkla aralarında para alışverişi olduğu tespit edilen tanıkların anlatımlarına göre, sanığın süreklilik arz edecek nitelikte araba alım satım işi yaptığı konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
Sanık savunmalarında, araba alım satım işlerini arabalara olan merakından veya tanıdıklarına yardım amaçlı yaptığını, ticari bir boyutta olmadığını beyan etmekle birlikte;
Dava dosyası içerisindeki belgelerden ve tanık anlatımlarından sanığın, çok farklı marka ve modelde, sayıca araba hobisi veya merakının ötesinde araba alım satımı yaptığı, bu arabaları kısa süreler ile zilyet veya malik olarak üzerinde bulundurması sonrası sattığı, tayin edilerek görevi gereği bulunduğu her ilde (Erzurum, Malatya, İzmir) açılmış bulunan vadesiz mevduat hesabını kullanarak parasal işlemleri tamamladığı, hatta bu hesap numarasına bağlı çek hesabı açtırarak alım satımlarda çek kullandığı, araç alım satımlarını takip edebilmek, ilgililere duyurabilmek amacıyla sahibinden com. adlı internet sitesine üye olduğu ve sürekli olarak bu siteyi kullandığı, yapılan araştırma sonucu ....T.C. kimlik numaralı (sanığa ait), sanığın kullandığını beyan ettiği numaralı telefona sahip xxxx isimli kullanıcının sitede 37 adet araç satım ilanının bulunduğu, ilanlarda adı soyadı hanesinde 15.07.2009 tarihine kadar S.U. isminin kullanıldığı, bu tarihten sonra B... B... isminin kullanıldığı, sanığın aile nüfus kayıt örneğine göre B isminde oğlunun bulunduğu, söz konusu ilanların 2008-2010 yıllarını kapsadığı anlaşılmaktadır.
Kullanmak için alınan aracın bir süre kullanılarak satılması hayatın olağan akışına uygun olmakla birlikte, araçların çok kısa sürede hiçbir sorumluluk doğurmayacak şekilde ve sıklıkla asıl satıcılardan devir alınmaksızın alınan vekaletnameye bağlı olarak başka birine satışının yapıldığı, aralarında dostluk, tanışmışlık ya da hatır ilişkisi bulunmayan kişilerden araç satın alındığı veya bu kişilere araç satıldığı görülmektedir.
Yapılan tüm alım satımlara yönelik devir işlemlerinin tamamlanmasının mesai saatleri içinde gerçekleşmek zorunda olması karşısında, sanığın hizmetini aksatmadan, mesaisini bu faaliyete harcamadan ve hiçbir faaliyet göstermeden bu işi yapmasının mümkün olmadığı da açıktır.
Özellikle tanıklar;
A.E.nin .sanığın. birden çok kez çeşitli marka ve modellerde araç aldığını, ara sıra işyerinden beraber çalıştığı arkadaşlarını getirerek onlara da araba aldırdığını, bu tür işlemlerde kendisine komisyon ödediklerini, sanığın karşı taraftan komisyon alıp almadığını bilmediğini, ticari hayatında gördüğü kadarıyla bir memurun en fazla senede bir ya da iki kez araba alıp değiştirdiğini, fakat sanığın alışılmışın dışında çok fazla araba aldığını, arabaları aldıktan sonra kendilerine geri sattığına hiç tanık olmadığına..,
M.G.nin ...Otomotiv A.Ş.de muhasebe elemanı olarak görevli olduğunu, sanığı bu işi dolayısıyla tanıdığını, şirketlerinin Renault ve Dacia markalarının Doğu Anadolu bölge bayisi olduğunu, aynı zamanda ikinci el otomobil alıp sattıklarını, sanığın sıkça şirketlerine gelerek ikinci el otomobil aldığını, ayrıca hurda arabalara ÖTV olduğu dönemde çevreden toplamış olduğu hurda araçları şirketlerine gelerek sattığını, sanığın üç haftada ya da ayda bir araba alımı yaptığına.,
S.D.nin ... 2006 ya da 2007 yılında kız kardeşine ait Opel marka aracı satılması için yetkili servise bıraktığını, bir süre sonra servisten aracın satıldığının söylendiğini ve kendisine bir çek verildiğini, çekin sanık tarafından kesilmiş olduğuna. ,
Y.E.nin .Opel bayisi olarak İstanbulda ticaretle uğraştığını, sanığı kendilerinden ikinci el otomobil alması nedeniyle tanıdığını, hatırladığı kadarıyla 4-5 tane araba almış olabileceğine.,
İ.A.nın .3-4 gün sonra gelerek parayı teslim ettiğini, kendisine aracı eşinin üzerine alacağını söyleyerek vekalet istediğini fakat sonradan öğrendiğine göre aracı hiç eşinin üstüne almadan başkasına satmış olduğuna dair beyanları da bu hususları doğrulamaktadır.
Ticaret yapmak suçu, ASCKya 2183 sayılı Kanunla eklenen Ek Madde 1de düzenlenmiş olup, bu maddeyle; subay, askeri memur ve astsubayların Ticaret yapması veya yaptırması ile Ticari ve sınai müesseselerde görev kabul etmesi yasaklanmıştır. Yasaklamanın amacı ise (koruduğu hukuki yarar), askeri hizmetin ve asker sıfatının bu tür faaliyetler ile bağdaşmaması nedeniyle, bu tür eylemleri cezai yaptırım altına almaktır.
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 25.05.1995 tarihli, 1995/53-53 ve 20.09.2007 tarihli, 2007/103-96 E.K. sayılı kararlarında; ticaret yapmak suçunda manevi unsurun (kastın) oluşması için subay, askeri memur ve astsubayların, uzun süreli, devamlılık gösterecek şekilde, kazanç elde etmek niyeti ve gayesi ile ticari faaliyette bulunması gerektiği aranmış, Askeri Yargıtayın yerleşik kararlarında da, bu suçun manevi unsurunun oluşması için, maddede sayılan asker kişilerin devamlılık gösterecek şekilde ve kazanç elde etmek niyeti ve gayesi ile hareket etmesi gerektiği esas alınmıştır.
Kazanç elde etmek niyeti ile süreklilik arz edecek şekilde yürütülen ticari faaliyet sırasında kar ya da zarar edip etmemenin atılı suçun oluşumu açısından bir önemi bulunmamaktadır. (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 17.02.2000 tarihli, 2000/54-45 ile 28.09.2000 tarihli, 2000/143-138 E.K. sayılı kararları),
Yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; sanığın kazanç gayesi içerisinde, süreklilik arz edecek nitelikte, sınıfının da kendisine tanıdığı bilgi birikimini de kullanarak, araç alım satımı yapmak suretiyle ticari faaliyette bulunarak atılı suçu işlediği sonucuna ulaşılmıştır.
Maddi gerçeğin ihbarda bulunan haricindeki tanık beyanları ve diğer delillerle de sabit olması karşısında bu konuda noksan soruşturma olmadığı gibi, suç kastının yoğunluğunu değerlendiren Askeri Mahkemenin yerinde gerekçelerle alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin etmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığından aksi yöndeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy