(353 S. K. m. 243) (765 S. K. m. 95) (647 S. K. m. 6) (5271 S. K. m. 231)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraz kanun yoluna tabi bulunması nedeniyle, gerek itiraz edilerek gerekse itiraz yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde, olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceğinden kuşku bulunmamaktadır. Ancak kanun yararına bozma yolunda, hüküm denetlenmeyip, bu hüküm üzerine inşa edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı denetlenebilecektir. Hukuka aykırılık saptanırsa karar bozulacak, yeni bir yargılama gerektirdiği durumda yeniden yargılama yapılarak, karardaki hukuka aykırılığın giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilecek, yargılamayı gerektirmeyen ahvalde ise hukuka aykırılık Yargıtayca giderilecektir.
Askeri Mahkemece, karar tarihi itibarıyla, sanık hakkında geçmişte var olan mahkumiyet hükümlerinin üzerinden beş yıl geçmesi, başkaca kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, gerekçe gösterilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de;
Dosyanın incelenmesinde; ...Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 02.07.2003 tarihli ve 2003/337-322 Esas ve Karar sayılı ilamı ile, 2001 ve 2002 yıllarında asta müessir fiil (dokuz kez), müteselsilen erleri kanuna muhalif olarak hizmetçiliğe vermek (iki kez), memuriyet nüfuzunu sair surette kötüye kullanmak (üç kez) ve askeri eşyayı hususi menfaatinde kullanmak suçlarından hükmolunan ağır para cezalarının 647 sayılı Kanunun 6ncı maddesi uyarınca ertelendiği, 02.07.2003 tarihinde verilen hükümlerin Askeri Yargıtay 4üncü Dairesinin 21.09.2004 tarihli ve 2004/1025-1056 Esas ve Karar sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mülga 765 sayılı TCKnın 95/2nci maddesi uyarınca cezası tecil edilmiş olan mahkumiyetlerin esasen vaki olmamış sayılması için hüküm tarihinden itibaren öngörülen beş yıllık sürenin 02.07.2008 tarihinde dolmasından önce, 21.12.2005 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunun işlenmeye başlandığı anlaşıldığından, kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunması nedeniyle sanık hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yasal imkan bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, sanık hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, CMKnın 231/6-a maddesinde öngörülen sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması şeklindeki objektif koşulun somut olayda gerçekleşmemesi nedeniyle kanuna aykırı olduğu anlaşıldığından, ...Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 18.09.2008 tarihli ve 2008/50-660 E-K sayılı kararının kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, davanın esasını çözmeyen bir karar olduğundan, 353 sayılı Kanunun 243/4 (A) maddesi kapsamında bozmadan sonra kararı veren mahkeme tarafından gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verilmesi gerektiği, bu tür kararların kanun yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe veya aleyhe sonuçtan da söz edilemeyeceği hususlarına işaret edilmiştir. (Askeri Yargıtay 4üncü Dairesinin 28.12.2010 tarihli, 2010/2474-2491 Esas ve Karar, Askeri Yargıtay 3üncü Dairesinin 11.01.2012 tarihli, 2012/56-53 Esas ve Karar sayılı kararları bu doğrultudadır). (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy