(1632 S. K. m. 87)
08.05.2009 tarihinde nöbetçi çavuş olarak görev yapan sanığın, mağdur P.Çvş. M.E.nin cep telefonu bulundurduğunu öğrenerek üzerini aramak istediği, mağdurun üzerini aratmadan cep telefonunu teslim ettiği, cep telefonunu alan sanığın durumdan sıralı amirlerini haberdar etmek yerine cep telefonunu sakladığı, 11.05.2009 tarihinde Uzm.Çvş. Y.Anın sanıkta cep telefonu olduğunu öğrenerek, telefonu teslim etmesini söylediği, sanığın kendisinde telefon olmadığını, mağdurda telefon olduğunu beyan etmesi üzerine uzman çavuş tarafından çağrılan mağdurun telefonunu sanığa teslim etmiş olduğunu beyan ettiği, bu beyan üzerine sanığın mağdura ait cep telefonunu gizlediği yerden çıkartarak teslim etmek zorunda kaldığı anlaşılmaktadır.
Sanığın bu olaydan kısa bir süre sonra terhis mahiyetinde izne çıkacak olması da (18.05.2009 günü izne gönderilmiş) dikkate alındığında, rütbesinin ve nöbetçi çavuşluğu görevinin sağladığı amirlik nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle mağdura ait cep telefonunu mal edinmek kastı ile hareket ederek elde ettiği, dolayısıyla eyleminin kişisel çıkar sağlamak maksadıyla memuriyet nüfuzunu sair suretle kötüye kullanmak suçunu oluşturduğunun kabulünde, asgari hadden ceza tayininde, takdiri indirim sebeplerine bağlı olarak azami oranda indirilen cezanın adli para cezasına çevrilmesinde, yasal imkansızlık nedeniyle ertelenmemesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, sanığın temyiz sebeplerinin reddi ile usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy