(1632 S. K. m. 85) (5237 S. K. m. 43)
Sanığın,
Tank Tabur Komutanlığı emrinde görev yapmakta olduğu, 09.08.2012 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığına yazılı olarak bilgi edinme başvurusunda bulunduğu, başvuru içeriğinde bilgi edinme başvurularıma yanıt vermekten aciz kkk lığı personeli, yine yanıt vermiyeceğinizi bilerek yazıyorum bu başvuruyu şayet cesaretiniz varsa ki ben olduğunu zannetmiyorum kkkna arz edebilersiniz sevinirim, çünkü sizler azılı birer astsubay düşmanı olarak o koltukları işgal ettiğinizi biliyorum, o koltuklarda oturup burada dönen kanunsuzlukları örtbas ederek daha kaç subayı kurtaracağınızı zannediyorsunuz, sizler disiplinin tanımını bile bildiğinizden şüpheliyim. disiplinin tanımını biliyor olsaydınız buradaki kanunsuzluk yapan subayların neler yaptığını görmek için askeri savcıyı yollama cesaretiniz olurdu, ama sizde cesaret ne gezsin, çünkü buradaki subaylarda sizin gibi harp okulu mezunu diye yaptıkları kanunsuzluklara göz yummaktasınız. atatürk mektebinde ne zamandan beri subaylara kanunsuzluk yaparak kendinizi kurtarın astsubaylara köle gibi muamele edin diye eğitim veriyorsunuz. beni öldürmek isteyen subayların son oyunuda tutmadı 2 ağustos günü güvenli yol gününde pkklı militanlarla anlaşarak kestikleri Ömerli yolundan yanlış hesaplamalarısonucuyarımsaatöncegeçmemsonucuemellerine ulaşamadıkları aşikardır. bu kapsamda benim ölmem için uğraşan subaylar kimlerdir pkklı militanlar ile anlaşarak yol kestirmelerinin amacı ülkeye korku vermekmidir. burada güvenli yol günlerinde mayın patlamaları ve yol kesmelerle ilgili pkk ya bilgi veren subayları araştırma cesaretiniz var mıdır güvenli yol gününde bile 50 km lik yolun emniyetini sağlayamayarak dosta nasıl güven düşmana nasıl korku kendi personeliniz olan benim bile emniyetimi almaktan acizken ülkeyi nasıl emniyete alabileceksiniz kkk lığı olarak ne zamandan beri siyasetle ilgilenmektesiniz bir dilekçemde birliğime sordum tsk başbakan olurunu inatla uygulamama sebebinin başbakanın akpnin kurucu ve yöneticisi olması ile bir ilgisi varmıdır diye aldığım yanıttan anladığım başbakan imzasını uygulanmamasının sebebinin akpli olması şeklindeydi peki başbakan başka partiden olsa bu olur uygulanacak mıydı kesin uygulanırdı başbakan olurlarını inatla uygulamayarak kime ne mesaj vermeye çalışmaktasınız amaç biz akpnin imza attığı işleri uygulamayız onlar da kim mi demek istiyorsunuz. birkaç subayın kanunsuzluklarını örtbas etmek için bir astsubayı kaç defa mahkemeye verilmesi gerekir, (benim 4 oldu ona göre bileyim.) KKK lığı olarak her şeyden ne zaman korkar hale geldiniz ki personelin özel hayatına müdahale etme cesaretine sahip olabildiniz, terör örgütünün astsubaylara yapamadığını subaylarınıza yaptırma cesaretini nerden buluyorsunuz pkk terör örgütüyle mücadele edemeyip astsubayları sindirme politikasına mı başladınız astsubay hakkını arıyor diye ailesi ile uğraşarak ne yapmayı planlamaktasınız benim aileme zarar verdirirseniz savaş kazanmış kadar sevinecekmisiniz yada halk deyimiyle birileri bir yerlerine kına mı yakacaktır kkk lığı olarak talimnameye imza atan general emekli olunca bir yzb kafasına göre değişiklik yapacaktır siz buna işlem yapma cesaretiniz bite yoktur bu yüzbaşıdan niye korkuyorsunuz bu yzb ergenekon bağlantısımı var ki hesap soramıyorsunuz benim birliğimdeki subaylar ergenekon terör örgütü üyesi veya sempatizanı mı ki işlem yapma cesaretinde bulunamıyorsunuz yoksa pkk terör örgütü üyesi mi buradaki subaylar ondan çekmiyorsunuz kkk lığı olarak hak hukuk kurallarına uymayı düşünmektemisiniz yada birkaç subayın kanunsuzluklarını kapatarak adaleti sağlamış mı olmaktasınız şu unutulmamalıdır ki adaletin olmadığı yerede adalet güç ile sağlanır, adaleti sağlıyacak biri bir gün mutlaka çıkar bunu biliyormusunuz buradaki kanunsuzluklara daha ne kadar göz yumacaksınız amacınız nedir 5. mahkeme dosyamı hangi maddeden hazırlayacaksınız buraya askeri savcı yollamanız için ne yapılması gerekmektedir beni burda ölmemi isteyen subaylarla çalıştırmaya devam ederek ne amaçlıyorsunuz bana biz onlara seni bir şekilde öltürteceğiz başçavuş onun için tutuyoruz silahınıda o yüzden teslim ettirmiyoruz mu demek istiyorsunuz bundan sonra bana karşı yapılan olaylara vereceğim tepkiler sizlere göre abartılı olabilir bu konuda yasal sorumluluk kabul etmiyeceğimi bilmenizi isterim e.k. cesaretiniz varsa arayın cep numaram542*****86" şeklinde ifadeler kullandığı, bunun üzerine zincirleme üste hakaret suçunu işlediğinden bahisle ASCKnın 85/1 ve TCKnın 43üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açıldığı ve Askeri Mahkemece eyleminin Devletin kurum ve organlarını aşağılamak suçunu oluşturduğu kabul edilerek 353 sayılı Kanunun 9, 17 ve 176ncı maddeleri gereğince görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
Sanığın eyleminin zincirleme üste hakaret suçuna mı, yoksa devletin kurum ve organlarını aşağılamak suçuna mı vücut vereceği hususunda yapılan incelemede; sanığın Kara Kuvvetleri Komutanlığına yazdığı yazının bir bütün halinde incelenmesi sonucunda, sanığın kastının herhangi bir veya birden fazla üst rütbede bulunan personele hakaret etmek olmadığı, kendisi ile ilgili sıkıntılarını belirtmeye çalışırken, Devletin askeri teşkilatı olduğunda şüphe bulunmayan Kara Kuvvetleri Komutanlığı hakkında aşağılayıcı tabirler kullandığı görülmekle, hakaretamiz beyanının belli kişileri kastetmeyip bütün Kara Kuvvetleri Komutanlığına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle Askeri Mahkemenin suç vasfına ilişkin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu çerçevede görev konusu irdelendiğinde; 07.05.2010 tarihli, 5982 sayılı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 15inci maddesiyle, Askeri Mahkemelerin görevlerini düzenleyen Anayasanın 145inci maddesi değiştirilmiş; önceki anayasal düzenlemenin 1inci fıkrasında yer alan: ...Bu mahkemeler, asker kişilerin; askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler. hükmü, ..Bu mahkemeler, asker kişiler tarafından işlenen askeri suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidir. Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlara ait davalar her halde Adliye Mahkemelerinde görülür. şeklinde yeniden düzenlenmiş ve yeni düzenlemede asker kişilerin askeri mahalde işledikleri suçlarla ilgili olarak Askeri Mahkemelerin görevli olduklarına ilişkin hükme yer verilmemiştir. Söz konusu değişiklik, Yüksek Seçim
Kurulunun 23.09.2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan duyurusu üzerine, 12.09.2010 tarihinde yapılan referandumla kabul edilerek yürürlüğe girmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 26.06.2012 tarihli, 28335 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 15.03.2012 tarihli, 2011/30 Esas ve 2012/36 Karar sayılı kararı ile, 353 sayılı Kanunun 9uncu maddesinde yer alan: Askeri Mahkemeler Kanunlarda aksi yazılı olmadıkça, asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler. hükmünün, asker kişilerin askeri mahalde işledikleri suçlarla ilgili yargılama görevinin Askeri Mahkemelere ait olduğuna ilişkin, askeri mahallerde kısmının Anayasaya aykırı olduğu kabul edilerek iptaline karar verilmiştir.
Bu bağlamda, atılı suçun asker kişiler aleyhine işlenmediği, suçun unsurları ve cezasının Türk Ceza Kanununda düzenlendiği, Askeri Ceza Kanununda suça ilişkin maddeye yapılmış bir atıf bulunmadığı, bu nedenle askeri suç sayılmadığı ve askeri bir suça da bağlı olmadığı göz önüne alındığında, yargılama görevinin askeri yargıya değil adli yargıya ait olduğunun kabulü ile verilen görevsizlik kararında hukuka aykırılık bulunmadığından ve eylemin suç teşkil edip etmediğinin görevli mahkemece belirlenmesi gerektiğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle görevsizlik kararının onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy