(5271 S. K. m. 74, 150, 188) (353 S. K. m. 207) (1632 S. K. m. 66, 73) (5237 S. K. m. 32, 62)
Askeri Mahkemece; sanığın, 27.07.2008-19.08.2008 ve 26.09.2008-07.10.2008 tarihleri arasında 6 haftalık mehil içerisinde dönmekle sona eren iki ayrı firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-a, 73 ve TCKnın 62/1inci maddelerinin uygulanması suretiyle beşer ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
1) Sanığın, istinabe suretiyle sorgu ve savunmasının tespit edildiği
Komutanlığı Askeri Mahkemesine ibraz ettiği İzmir 4üncü Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.08.2011 tarihli, 2010/1929 Esas ve 2011/1734 Karar sayılı hükmüne göre; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 11.08.2010 tarihli raporuna istinaden annesi S. P.nin velayeti altına alınmasına karar verildiği göz önüne alındığında, CMKnın 150/2nci maddesi uyarınca, kendisini savunamayacak derecede malul olan sanığın istemi aranmaksızın zorunlu bir müdafi görevlendirilmesi gerekirken, müdafi tayin edilmeksizin kovuşturmaya devam edilerek hüküm kurulması CMKnın 150/2 ve 188/1inci maddelerine aykırı olduğu gibi, savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde, 353 sayılı Kanunun 207/3-H maddesine mutlak aykırılık teşkil etmektedir.
2) Diğer taraftan, yargılama sırasında Birlik Komutanlığınca sevk edildiği İzmir Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 22.05.2009 tarihli ve 3616 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile, Kronik Nitelik Kazanmış Bipolar Bozukluk tanısıyla, sanığın barışta ve seferde askerliğe elverişli olmadığına karar verildiği, keza, aynı Sağlık Kurulu tarafından tanzim olunan 30.12.2011 tarihli ve 235 sayılı Ek Sağlık Kurulu Raporunda, askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini (27.07.2008-19.08.2008 ve 26.09.2008-07.10.2008) kapsamadığı belirtilmiş ise de;
Dizi 144 sırada bulunan İzmir 4üncü Sulh Hukuk Mahkemesinin gerekçeli hükmüne konu edilen Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinin 11.08.2010 tarihli raporunda, Bipolar bozukluk, en son epizod depresif, çoklu madde bağımlılığı, antisosyal kişilik özellikleri tanısı konulduğu anlaşılan kısıtlının (sanığın), hacir altına alınmasının uygun olacağının belirtildiği; halbuki İzmir Asker Hastanesi Baştabipliğince tanzim olunan Sağlık ve Ek Sağlık Kurulu Raporlarında, TSK SYYnin 17/D-2 maddesi hükümlerine göre askerliğe elverişsizlik hali oluşturan madde bağımlılığı tanısına ilişkin yeterli irdelemenin bulunmadığı, sanığın TCKnın 32nci maddesinin 1inci veya 2nci fıkralarından yararlanıp yararlanmayacağı hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gibi, sanığın askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsamadığı yönündeki Ek Sağlık Kurulu Raporunun da gerekçe yönünden doyurucu nitelik taşımadığı göz önüne alınarak,
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinin sanık hakkında düzenlediği belirtilen 11.08.2010 tarihli Sağlık Kurulu Raporunun onaylanmış suretinin getirtilmesi, sanığın, sivilde psikiyatrik rahatsızlıkları ile alkol veya madde bağımlılığı nedeniyle tedavi görüp görmediğine ilişkin savunmasının tespit edilmesi, tedavi görmüş ise buna ilişkin bilgi ve belgelerin dava dosyasına konulması, diğer bir anlatımla, dava dosyasının tekemmül ettirilmesinden sonra;
Sanığın, başta madde bağımlılığı olmak üzere diğer psikiyatrik rahatsızlıkları yönünden suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığı; bu bağlamda, Kronik Nitelik Kazanmış Bipolar Bozukluk tanısıyla TSK SYYnin 15/D-F3 gereğince verilmiş olan askerliğe elverişsizlik durumunun geçmişe yürürlü olup, dava konusu suç tarihlerini (27.07.2008-19.08.2008 ve 26.09.2008-07.10.2008 kapsayıp kapsamadığı, keza, TCKnın 32nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarından istifade edip edemeyeceği hususlarının hiçbir kuşkuya ver vermeyecek bir biçimde belirlenmesi için, tam teşekküllü bir asker hastanesinde, CMKnın 74üncü maddesine göre adli gözlem altına aldırılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği sonucuna varılmış;
Bu itibarla, mahkumiyet hükümlerinin usul ve noksan soruşturma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy