(5271 S. K. 230, 231) (1632 S. K. m. 47, 66, Ek m. 10) (5237 S. K. m. 50, 52, 58, 59, 62, 63)
Askeri Mahkemenin 31.05.2007 tarihli ve 2007/761-300 sayılı mahkumiyet hükmü ile hükümlünün;
1) 28.09.2003-14.01.2004 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-b ve 765 sayılı TCKnın 59/2nci maddeleri uyarınca, sonuç olarak on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, yolda ve nezarette geçen sürenin 353 sayılı Kanunun 251inci maddesi gereğince mahkumiyetinden mahsubuna;
2) 01.02.2004-26.08.2005 tarihleri arasında mükerrer firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/2-c ve TCKnın 62nci maddeleri uyarınca, sonuç olarak bir yıl sekiz ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, yolda, nezarette ve tutuklulukta geçen sürenin, TCKnın 63üncü maddesi gereğince mahkumiyetinden mahsubuna karar verilmiş;
Dairemizin 20.05.2009 tarihli ve 2009/1279-1327 sayılı ilamı ile, izin tecavüzü suçu ile ilgili hükmün düzeltilerek onanmasına; mükerrer firar suçu ile ilgili hükmün ise, lehe olan kanun hükümlerinin uygulanması hususunda değerlendirme yapılması bakımından bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, Askeri Mahkemenin 22.09.2010 tarihli ve 2010/759-1162 sayılı mahkumiyet hükmü ile, hükümlünün, 01.02.2004-26.08.2005 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-a (artırımlı) ve TCKnın 62nci maddeleri uyarınca, sonuç olarak on bir ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCKnın 58/7nci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, yolda ve nezarette geçen sürenin, TCKnın 63üncü maddesi gereğince mahkumiyetinden mahsubuna, TCKnın 231inci maddesi uyarınca objektif şart oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş; bu hüküm, taraflarca yasal süresi içinde temyiz edilmediğinden, 13.01.2012 tarihi itibarıyla kesinleştirilmiştir.
İnfaz aşamasında; Askeri Savcılığın istemi üzerine, Askeri Mahkemenin 22.01.2013 tarihli ve 2010/759 Evrak-2013/119 Ka. sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile, hükmün infazının durdurulmasına karar verilmiştir.
Askeri Mahkemece, Anayasa Mahkemesinin 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 Esas-2013/16 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, lehe hüküm değerlendirmesi yapılması için duruşma açılarak taraf teşkili sağlanmış; incelemeye konu 11.12.2013 tarihli ve 2013/1020-988 sayılı uyarlama mahkumiyet hükmü ile hükümlü hakkında daha önce tesis olunan 22.09.2010 tarihli ve 2010/759-1162 sayılı mahkumiyet hükmünün lehe kanun uyarlaması sonucunda, hükümlünün, 01.02.2004-26.08.2005 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-a (artırımlı), TCKnın 62, 50/3, 52/2 ve 52/4üncü maddeleri uyarınca, sonuç olarak yedi bin TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının taksitlendirilmesine, yolda ve nezarette geçen sürenin TCKnın 63üncü maddesi gereğince mahkumiyetinden mahsubuna, yasal imkansızlık nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiş; bu hüküm, hükümlü tarafından, neden belirtilmeksizin temyiz edilmiştir.
23.01.2013 tarihli ve 28537 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 17.01.2013 tarihli, 2012/80 Esas, 2013/16 Karar sayılı kararıyla; ASCKnın 47nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin birinci ve ikinci cümlelerinin, Ek 8inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ... kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile... ibaresinin ve ASCKnın Ek 10uncu maddesinin ikinci fıkrasının Anayasaya aykırı olduğu kabul edilerek iptaline karar verilmiş olduğundan, hükümlü hakkında, ASCKnın 47 ve Ek 8inci maddeleri kapsamında, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi veya ertelenmesine ilişkin hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Somut olay ile ilgili olarak dava dosyası incelendiğinde; CMKnın 231inci maddesi kapsamında yeniden değerlendirme yapılması hatalı olmakla birlikte, objektif şart gerçekleşmediğinden, hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde, yine daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmesi karşısında erteleme hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi veya kamuya yararlı bir işte çalışmasına karar verilmesi isteminde bulunan hükümlü hakkında, seçenek yaptırımlardan kamuya yararlı bir işte çalışma isteminin değil, adli para cezasına çevrilme yaptırımının kabul edilme nedeni açıklanmadığından, uyarlama mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy