(1632 S. K. m. 47, 66, Ek m. 8, 10) (5237 S. K. m. 5, 49, 50, 52, 58, 62) (5252 S. K. Geç. m. 1) (ANY. MAH. 17.01.2013 T. 2012/80 E. 2013/16 K.)
Askeri Mahkemece; yapılan uyarlama sonunda hükümlünün, 08.05.2008-09.01.2009 tarihleri arasında işlediği firar suçundan, ASCKnın 66/1-a (teşdiden) ve TCKnın 62, 50/1-a ve 52/2nci maddeleri uyarınca, sonuç olarak 6.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın taksitlendirilmesine, TCKnın 58inci maddesi gereğince cezasının mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, objektif şartlar oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş; bu hüküm, hükümlü tarafından, uygulamaya yönelik sebepler ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Askeri Mahkemenin 08.02.2010 tarihli ve 2010/184-56 sayılı hükmü ile; hükümlünün, yukarıda belirtilen tarihler arasında işlediği firar suçundan dolayı ASCKnın 66/1-a (teşdiden) ve TCKnın 62nci maddeleri gereğince, sonuç olarak bir yıl on beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu hükmün, taraflarca temyiz edilmeyerek 03.03.2010 tarihinden geçerli olmak üzere kesinleştiği;
İnfaz aşamasında, Askeri Savcılığın istemi üzerine, Askeri Mahkemenin 24.01.2013 tarihli ve 2013/119 Müt. sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün infazının durdurulmasına karar verildiği, daha sonra, duruşma açılıp taraf teşkili yapılmak suretiyle yapılan uyarlama yargılaması sonucu temyize konu uyarlama mahkumiyet hükmünün verildiği;
Anlaşılmaktadır.
23.01.2013 tarihli ve 28537 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 17.01.2013 tarihli, 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararıyla; ASCKnın 47nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin birinci ve ikinci cümlelerinin, Ek 8inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ... kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile... ibaresinin ve ASCKnın Ek 10uncu maddesinin ikinci fıkrasının Anayasaya aykırı olduğu kabul edilerek iptaline karar verilmiş olduğundan, yasal şartların oluşması halinde, ASCKnın 66/1-a maddesinde düzenlenen firar suçundan tayin olunan iki yıl ve daha az süreli hapis cezasına dair mahkumiyet hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılması, ertelenmesi, ayrıca bir yıldan kısa süreli hapis cezalarının da adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilmesi mümkün hile gelmiştir.
Hükümlünün adli sicil kaydında, daha önceden işlenen ve kesinleşen üç aydan fazla hapis ve adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri ile
Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 28.11.2007 tarihli ve 2007/171-489 sayılı kararı ile verilen ve 06.12.2007 tarihinde kesinleşerek infaz edilen mükerrer firar suçundan mahkumiyet hükmünün bulunduğu görülmektedir.
Askeri Mahkemece, hükümlünün suç tarihinden önce işlenen kasıtlı suçlardan adli para cezası ile hapis cezasına dair mahkumiyetlerinin olduğu gözetilerek ortaya çıkan yasal imkansızlık nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasında ve hapis cezasının ertelenmemesinde, herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte,
ASCKnın Ek 8 ve Ek 10 maddeleri ile 5252 sayılı Kanunun Geçici 1inci maddesindeki düzenlemeler karşısında, 5237 sayılı TCKnın 5inci maddesi gözetilerek, aynı Kanunun 58inci maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin, 01.01.2009 tarihinden itibaren ASCKda yer verilen suçlar yönünden uygulanmasına rağmen, sanık hakkında netice cezanın hürriyeti bağlayıcı bir ceza olmayıp adli para cezası olarak tayin edilmesi, tekerrür ve mükerrerliğe ilişkin yasal düzenlenmelerin ancak hürriyeti bağlayıcı hapis cezaları hakkında tatbik edilebileceği de dikkate alındığında; Askeri Mahkemece, sanık hakkında tayin edilen adli para cezası hakkında mükerrer olan hükümlü hakkında TCKnın 58/7inci maddesi gereğince, mükerrerlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına şeklinde karar verilmiş olması hukuka aykırı olduğundan, mahkumiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına, ancak, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını ve takdire ilişkin bir değerlendirme yapılmasını gerektirmediğinden, hukuka aykırı olan bu kısmın Hüküm fıkrasından çıkartılmak, diğer kısımlarının ise aynen muhafaza edilmek suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Ayrıca, hükmolunan bir yıl on beş gün hapis cezasının, TCKnın 49/2nci maddesi uyarınca kısa süreli olmamasına rağmen, TCKnın 50nci maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi ile beher günü 20 TL üzerinden hesap edilen adli para cezasının 7.600 TL yerine 6.300 TL olarak belirlenmesi hukuka aykırı olmakla birlikte, aleyhe temyize gelinmemiş olması sebebiyle bozma sebebi yapılmayan bu hususlara işaret etmekle yetinilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy