(1632 S. K. m. 144) (5237 S. K. m. 50, 52, 62, 257) (353 S. K. m. 16, 221) (5271 S. K. m. 230)
Askeri Mahkemece; sanığın, 1.1.2010-13.9.2010 tarihleri arasında memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 144’üncü maddesi delaletiyle TCK’nın 257/1, 62, 50 ve 52’nci maddeleri uyarınca sonuç olarak 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52.516,30 TL kamu zararı üzerinden sanığa düşen 8.752,6 TL tutarındaki kantin zararının 353 sayılı Kanun’un 16’nci maddesi gereğince tahsiline karar verilmiş; bu hüküm, sanık tarafından esasa ve uygulamaya yönelik sebepler ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Diğer sanıklar J.Yzb. F.M., J.Mu.Kd.Bçvş. N.B., J.Uzm.Çvş. K.K., (Ter.) J.Er H.A. ve (Ter.) J.Er E.K. hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verildiğinden, bu sanıklar yönünden bir inceleme yapılmamıştır.
Yapılan incelemede:
Suç tarihlerinde …Jandarma Bölge Komutanlığında görevli sanıklardan J.Yzb. F.M.’nin kantin başkanı, J.Mu.Kd.Bçvş. N.B.’nin kantin muhasibi, J.Bnd.Üçvş. H.D.’nin kantin mutemedi, J.Uzm.Çvş. K.K.’nın depo sorumlusu, (Ter.) J.Er E.K. ve (Ter.) J.Er H.A.’nın da kantin görevlileri olduğu, 13 Eylül 2010 tarihinde …Jandarma Bölge Komutanlığı Kantin Başkanlığı kayıt ve hesaplarında açık olduğunun ve kantindeki kamera kayıtlarında ise kasada görevli erlerin kantin yazar kasasından para aldıklarının öğrenildiği, …J.Bölge K.lığı Denetleme Heyetinin yaptığı denetleme sonucunda, ilk olarak açığın varlığı konusunda tereddütler yaşandığı, kantinde görevli personelin hatalı işlemlerden kaynaklanabileceği ve gelecek dönemlerde tekrarlanmayacağı düşünülerek …Jandarma Bölge Komutanlığına bilgi verilmediği, 2010 yılı Haziran ayında el terminali temin edilerek sayım ve satımın bu şekilde yapılmasının amaçlandığı ancak devam eden kantin açığının kantindeki malların sayımlarının açık kadar arttırılarak bilanço denkleştirmesiyle gösterilmediği, kantinde görevli sanıklar E. ve H.’nin veresiye satış yaptıkları, bu hususu da rütbeli personelin bildiği, ayrıca E. ve H.’nin sıfır bakiyeli fiş kestikleri, Kantin Heyetinde görevli sanıklar J.Yzb. F.M., J.Mu. Kd.Bçvş. N.B., J.Bnd.Üçvş. H.D. ve J.Uzm.Çvş. K.K.’nın 2010 yılı Şubat ayında açığı tespit ettikleri, ancak sıralı amirlerine 13 Eylül 2010 tarihinde haber verdikleri, İdari Tahkikat Heyetince 47.013,39 TL kantin açığı tespit edildiği, Askeri Savcılık tarafından bilirkişi olarak atanan Bkm.Alb. Z.B., Mu.Kd.Bçvş. F.A. ve Svl.Me. T.K.’nın raporlarında kantin zararının 52.516,30 TL olarak tespit edildiği, söz konusu açığın ya 2010 yılı Eylül ayında kantinden malzeme çalınması ya da satışlar için kasaya giriş yapılmadığından oluştuğu ya da oluşan açığın önceki aylardan süregelen açık olduğu kabul edildiğinde, her ay yapılan sayımların doğru yapılmadığı ve eksikliklerin tespit edilemediği veya tespit edilen eksikliklerin sayım sonuçlarında gösterilmediğinin değerlendirildiği, Askeri Savcılık tarafından idari tahkikat raporu ile bilirkişi raporu arasında kantin zararının farklı olması nedeniyle tenakuza düşüldüğünden, yeni bilirkişi tayin edilerek rapor hazırlattırdığı, bu raporda da 52.516,30 TL kantin hesap açığı oluştuğunun tespit edildiği, kabul edilerek;
Askeri Mahkemece; “…sanığın, kantin mutemedi olarak ortaya çıkan açıktan, kendi ikrarı ile hesap açığı ile ilgili olarak Şubat-Mart 2010 tarihlerinde bilgi sahibi olduğu, ancak bu durumu üst komutanlıklara bildirip önlem alması gerektiği yerde kendi imkanları ile durumu çözme, açığı bir şekilde kapatma yolunu tercih ettiği, görevlerinde mevzuat ve konu ile ilgili yayınlanmış emirler doğrultusunda hareket etmediği, aylık bilançolar hazırlanırken elle tutulan veya gözle görülen değerlere göre değil, açık vermemek amacıyla olması gerekene göre bilanço tanzim ettikleri, bu nedenle kamu zararı oluşmasına sebebiyet verdikleri” şeklindeki gerekçelerle, cezalandırılmasına karar verilmiş olduğu görülmektedir.
CMK’nın 230/1’inci maddesinde; “(1) Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir:
a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler.
b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.
c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi...” düzenlemesi yer almaktadır.
Bu kapsamda, somut olaya ilişkin olarak soruşturma ve kovuşturma aşamalarında tayin edilen bilirkişi heyetleri tarafından; Kantin Heyetinde görevli sanığın, görevi gereği sorumluluklarının nelerden ibaret olduğu, yürüttüğü görev gereği Jandarma Kantin Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde hangi yükümlülüklerinin bulunduğu, hangi yükümlülüğünü ihmal ettiği veya bu yöndeki kurallara kasıtlı olarak aykırı davrandığı ortaya konmaksızın ve her bir kantin görevlisi yönünden somutlaştırılmaksızın, kantin heyetinin tüm üyelerine ve sanığa yönelik aynı değerlendirmeler yapılmak suretiyle, genel, soyut tanımlama ve kabuller üzerinden sonuca varıldığı, keza Askeri Mahkemece de gerekçeli kararda aynı tespitlerle yetinilerek, yani yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğu açıktır.
Kantin faaliyetlerinin bir yılı kapsar, fakat her biri birbirinden bağımsız aylık olarak ortaya çıkan bilançolar üzerinden oluştuğu gözetildiğinde;
1) Bir merkezden hizmet verdiği anlaşılan kantinin aylık olarak, mal ve paradan oluşan sermaye, yani bir sonraki aya devreden miktar, aylık dönem içerisinde giriş-çıkışı yapılan para ve mal değerleri ile ay sonunda sayım sonucu tespit edilen para ve mal değerlerinin ortaya konularak, her ay için bir açık oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise hangi ayda oluştuğu, bu oluşan açığın neden kaynaklandığı ve bir sonraki aya devrinin nasıl yapıldığı ya da açığın nasıl kapatıldığı, ayrıca bunun sonucu ortaya çıkan toplam açığın neden kaynaklandığının, kantin heyetinde görevli bulunan sanığın sorumluluğunun ne şekilde oluştuğunun ve açığın ne kadarından doğrudan sorumlu olduğunun,
2) Sanık Ter.J.Er E.K.’nın 5.000-6.000 TL gibi bir meblağı ihtiyaçlarını karşılamak için aldığını ikrar ettiği de dikkate alındığında, sanığın bu miktar üzerinden sorumlu olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bu sebeplerle, belirtilen hususların açıklanması, maddi vakanın sanık açısından görev, sorumluluk ve suç teşkil eden eylemlerinin tam olarak ortaya konması amacıyla, Jandarma Kantin mevzuatına ve uygulamasına hâkim olan ve konusunda ehil bilirkişi veya bilirkişi heyeti marifetiyle düzenlenecek rapora göre hüküm kurulması, keza, belirtilen hususların gerekçeli kararda da usulünce gösterilmesi amacıyla, sanık hakkında memuriyet görevini kötüye kullanmak suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün usul ve noksan soruşturma yönlerinden bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Usul ve noksan soruşturma yönlerinden hukuka aykırı olan mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi uyarınca, sanığın temyizine atfen ve resen BOZULMASINA;
23.2.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy