(5271 S. K. m. 38/A, 52, 219, 236) (353 S. K. m. 221)
Askeri Mahkemece; sanığın, 2.6.2014 günü aynı birlikte görev yapmakta olduğu katılan P.Uzm.Çvş. M.Ç.’ye ait olan ve içinde yaklaşık 400-500 TL madeni para bulunan kumbaradan rızası dışında bir miktar parayı almak suretiyle arkadaşının bir şeyini çalmak suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
…Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan 24.9.2014 tarihli istinabe duruşmasında, yoklama yapıldıktan sonra gelen tanıkların duruşma salonu dışına çıkartılmadığı, tanıklar A.Y., A.A. ve S.G.’nin, mağdur M.Ç. ile birlikte duruşma salonunda kaldıkları, mağdur ve tanıkların ifadelerinin topluca tespit edildiği, görülmekte olup bu husus CMK'nın 236/1 ve 52/1’inci maddelerine aykırıdır. Yine istinabe duruşma tutanağının hâkim ve tutanak kâtibi tarafından e-imza ile imzalandığı, yetkili bir kişi tarafından, duruşma tutanağına “Güvenli elektronik imzalı aslı ile aynıdır.” şeklinde bir onay işleminin yapılmadığı, bu şekilde tespit olunan mağdur ve tanık beyanlarının hükme esas alınması da CMK’nın 38/A ve 219/1'inci maddelerine aykırılık teşkil etmektedir.
Diğer yandan, sanık sorgusunda; birlik komutanlığında tespit olunan ifadesini Bölük Komutanı P.Yzb. K.G.’nin baskısı altında verdiğini, bu ifadesini ve üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, temyiz dilekçesinde ise mağdurdan daha önce 100 TL borç para aldığını, mağdurun kumbaranın yerini bildiği için kendisi suçladığını, eşinin ve çocuğunun rahatsızlığı nedeniyle morali bozuk olduğundan daha önce borç olarak aldığı 100 TL'yi kastederek “Evet ben sadece kumbaradan 100 TL aldım bunu da sen verdin” sözünü söylediğini, bu sözün tanıklar tarafından sanki izinsiz para aldığı şeklinde yorumlandığını ileri sürdüğü görülmektedir.
Bu kapsamda, sanığın savunmaları doğrultusunda, sanığın kendisini yanına çağırarak olayı itiraf ettiğini ileri süren mağdur ile tüm tanıkların hazırlık ifadeleri ile olay tespit tutanağı okunmak suretiyle ifadeleri tespit edilerek, mağdurun olaydan önce sanığa borç para verip vermediği, sanığın parayı aldığını söylediği sırada kimlerin orada bulunduğu ve itirafı bizzat duyup duymadıkları, savunmalarında ileri sürdüğü şekilde daha önce aldığı parayı kastettiğine yönelik bir söz söyleyip söylemediği hususlarının tam olarak ortaya konulmaması, hazırlık ifadelerinde doğrudan görgü tanığı oldukları yönünde beyanlarda bulunan K.C. ve T.H.’den, sanığın kumbaradan parayı aldığını görüp görmedikleri ve Sofra isimli lokantada ödeme yaptığı kişiden de sanığın hangi tarihte ne şekilde ödeme yaptığı konusu ayrıntı olarak araştırılarak maddi vakanın her türlü şüpheden uzak olarak ortaya konulmamış olması da noksan soruşturma teşkil etmektedir.
Yukarıda açıklandığı üzere, usul ve noksan soruşturma yönlerinden hukuka aykırı olduğu anlaşılan mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmadan sonra tekrar ifadesine başvurulacak olan mağdurun bu aşamadan sonra katılan olarak duruşmalardan haberdar edilebileceğine de işaret edilmiştir
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Usul ve noksan soruşturma yönlerinden hukuka aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince, sanığın temyizine atfen ve resen BOZULMASINA;
1.3.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy