(1632 S. K. m. 91)
8.5.2014 tarihinde saat 22.00 sıralarında P.Er Y.B. ve P.Onb. A.S.’nin koğuş temizliği yüzünden tartıştıkları, sinirlenen P.Onb. A.S.’nin P.Er Y. B.’ye tokat attığı, akabinde tuvalet bölgesine giderek burada konuşmaya başladıkları, tartışma sonrasında P.Onb. A.S.’nin “Oğlum hadi çık dışarı” dediği, P.Er Y.B.’nin bu söze itiraz ettiği, P.Onb. A.S.’nin P.Er Y.B.’ye iki tokat attığı, P.Er Y.B.’nin de P.Onb. A.S.’ye yumruk ile vurduğu, bu suretle P.Er Y.B.’nin üste fiilen taarruz; P.Onb. A.S.’nin asta müessir fiil suçlarını işledikleri iddia edilerek kamu davası açılmıştır.
Askeri Mahkemece; kovuşturma aşamasında ifadesine başvurulan tanıkların, sanığın A.S.’yi darp etmediğini belirttikleri, sadece tüm aramalara rağmen bulunamayan ve hazırlık ifadesi okunan tanık S.E.’nin bu ifadesinde, sanıkların birbirlerine giriştiklerini beyan ettiği, bu ifadesinde açık açık tokat attığına dair beyanda bulunmadığı, bu cümlenin tek başına iddianamede anlatılan eylemin gerçekleştiğine dair yeterli bir delil olarak kabul edilemeyeceği, sanığın, P.Onb. A.S.’ye tokat atmak suretiyle onu darp ettiği hususunun şüpheli kaldığı belirtilerek beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Sanık savunmalarında (Dz.9-10, 46), A’nin saat 22.00 sıralarında koğuştakileri uyandırıp “Hadi kalkın, koğuşa su basacağız.” dediğini, buna hakkının olmadığını söyleyince kendisine bir tokat attığını, karşılık vermediğini, gidip şikâyet edeceğini söylediğini, koğuştakilerin engellemesi üzerine şikâyet için gitmediğini, A. ve devresinin tekrar koğuşa geldiğini, devresinin onları tuvalete indirdiğini, A.’nın burada da kendisine iki defa tokat attığını, yine karşılık vermediğini beyan etmiştir.
Mağdur P.Onb. A.S. (aynı zamanda asta müessir fiil suçunun sanığı) ifadesinde (Dz.12, 103), koğuşta kendisini küçük düşürücü sözler sarf edince …’a bir tane tokat attığını, tuvalet bölgesinde tekrar bir araya geldiklerini, A’nın “Çarşıda görüşeceğiz.” dediğini, tartışmayı bitirmek isteyerek “Oğlum hadi çık dışarı” şeklinde söz söylediğini, …’ın bu söze itiraz ettiğini, o an dayanamayıp iki defa daha tokat attığını, orada bulunanların kendisini ayırdığı sırada …’ın da kendisine yumruk attığını belirtmiştir.
Maddi olayın gerçekleşme anında olay yerinde bulunan tanıklardan M.M.E. ifadesinde (Dz.7, 47), koğuşta olan olayları görmediğini, bir ara lavaboya gittiğini, dişlerini fırçalarken sanıkların ve P.Er S.E.’nin geldiklerini, sanığın, A.’den özür dilediğini, ancak geçiştirme usulü özür dileyince sanık Y.’nin bunu kabul etmediğini, A.’nın sinirlendiğini ve Y.’ye birkaç kez tokat attığını, kendisinin ve Süleyman’ın tarafları tuttuklarını, Y.’nin A.’ya darp eyleminde bulunmadığını;
Tanık B.A. ifadesinde (Dz.5, 47), lavaboda tıraş olurken sanıklar ile S.E.’nin geldiklerini, A.’nın Y. ile konuşurken zaman zaman ‘oğlum’ şeklinde hitap ettiğini, buna sinirlenen Y.’nin, A.’nın kendisinden özür dilemesini istediğini, A.’nın ilk önce özür dilemek istemediğini, bir ara birbirlerine girdiklerini, hemen müdahale ettiğini, müdahale edene kadar birbirlerine vurup vurmadıklarını görmediğini, gördüğünde Y.’nin kulağından tutuyor olduğunu;
Tanık S.E. ise okunan hazırlık ifadesinde (Dz.4), koğuşun temizliği konusunda Y. ve A. arasında sözlü bir tartışma olduğunu, onlardan tuvalete gidip konuşmalarını istediğini, kendisinin de elini yüzünü yıkamaya başladığını, Y.’nin A.’ya “Seninle çarşıda görüşeceğiz.” dediğini, ondan sonra birbirlerine giriştiklerini, hemen aralarına girip birbirlerinden uzaklaştırdıklarını beyan etmişlerdir.
Olay yerinin hemen dışında bulunan tanıklardan İ.E. ifadesinde (Dz.8, 48), koğuşa su basılacağını söyleyerek suyun çekilmesi için 1994/1 tertiplerin hepsini kaldırdıklarını, Y.’nin buna itiraz ettiğini, A.’nın Y.’ye küfrettiğini, suratına tokat attığını, Y.’nin karşılık vermediğini, bir süre sonra koğuştakileri alt kata indirdiklerini ve sanıkların lavaboya girdiğini, içeride ne olduğunu görmediğini, ancak kavga sesleri geldiğini, dışarı çıktığında Y.’ı kulağından tutuyor hâlde gördüğünü;
Tanık E.K. ifadesinde (Dz. 6, 49), A.’nin koğuşa su basılacağı söylemine Y.’nin itiraz ettiğini, bunun üzerine A.’nın birkaç kez tokat attığını, A.’nın Y.’yi alıp tuvalete götürdüğünü, kendilerinin de koğuşça aşağıya indiklerini, tuvaletten ses gelince kendisinin kapıyı açıp içeri girdiği esnada A.’nın Y.’nin suratına tokat atıyor olduğunu, Y.’nin herhangi bir şekilde karşılık vermediğini belirtmişlerdir.
Sanığın, kendisine birkaç defa tokat atan A.’ya herhangi bir şekilde karşılık vermediğine ilişkin beyanları, savunmasını açık olarak destekleyen tanıklar M.M.E. ve E.K.’nın ifadeleri, yine tanık İ.E.’nin ifadesinde geçen kavga sesleri duyduğuna ilişkin beyanın, sanığın P.Onb. A.’ya herhangi bir şekilde fiili karşılık verdiğini anlamlandır-mayacak olması, tanık B.A.’nın, sanıkların bir an birbirlerine girdiklerini ancak kendisinin hemen müdahalesine kadar birbirlerine vurup vurmadıklarını görmediğine dair ifadesi, hazırlık ifadesi okunan tanık S.E.’nin de ifadesinde, A. ve Y.’nin sadece bir an birbirlerine girdikleri ve hemen ayırdıklarını beyan etmesi, mağdur A.S.’nin ifadesinin aksine, orada bulunanların ayırdığı sırada sanık Y.’nin mağdur A.’ya yumruk attığından bahsetmemesi ve birbirlerine girmenin içeriğinin belirsizliği gözetildiğinde, sanığın, mağdura yumruk atmak suretiyle atılı suçu işlediği hususunda açık, kesin, yeterli delil bulunmadığı ve üste fiilen taarruz suçunu işlediği sabit olmadığından, herhangi bir isabetsizlik bulunmayan beraat hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Askeri Savcının kabule değer görülmeyen temyiz nedenlerinin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi uyarınca REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan beraat hükmünün ONANMASINA;
1.3.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy