(1632 S. K. m. 47, 66, Ek m. 8, 10) (5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 50) (353 S. K. m. 217) (ANY. MAH. 17.01.2013 T. 2012/80 E. 2013/16 K.)
…Askeri Mahkemesinin;
1) 17.10.2005 tarihli ve 2005/900-577 sayılı kararı ile hükümlünün, 28.8.2005-6.9.2005 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, neticeten on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu hükmün, taraflarca temyiz edilmeksizin 28.10.2005 tarihinden itibaren kesinleştiği;
2) 15.11.2005 tarihli ve 2005/940-637 sayılı hükmü ile hükümlünün, 10.9.2005-1.10.2005 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, neticeten on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu hükmün, taraflarca temyiz edilmeksizin 28.11.2005 tarihinden itibaren kesinleştiği;
…Askeri Mahkemesinin 9.12.2005 tarihli ve 2005/1900-940 sayılı duruşmasız işlere dair kararı ile, kesinleşen mahkûmiyet hükümlerinin 20 ay hapis cezası olarak toplanmasına karar verildiği, 18.11.2005 tarihinden itibaren hükümlerin infazına başlandığı, …Ağır Ceza Mahkemesinin 2.11.2006 tarihli ve 2006/1014 Müt. sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile hükümlünün 7.11.2006 tarihinden itibaren koşullu salıverilmesine karar verildiği, koşulsuz salıverilme tarihinin ise 26.5.2007 tarihi olarak tespit edildiği;
Hükümlünün hak ederek tahliye tarihi dolmadan önce, 9.11.2006-3.4.2007 tarihleri arasında işlediği firar suçundan dolayı …Askeri Mahkemesinin 25.11.2009 tarihli ve 2009/265-603 sayılı hükmü ile on ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmesi ve bu hükmün, Dairemizce onanmak suretiyle 5.10.2010 tarihinde kesinleşmesi üzerine, …Askeri Mahkemesinin 8.3.2011 tarihli, 2005/900 Esas ve 2011/A-12(5) Karar sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile koşullu salıverme kararının geri alınmasına, kalan sürenin ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verildiği, bu kararın, 6.11.2011 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün, 27.2.2012 tarihinde yeniden cezaevine alınarak infazına başlandığı, ancak 15.7.2012 tarihinde ceza infaz kurumundan firar etmesi sebebiyle infazın tamamlanamadığı;
İnfaz aşamasında, Anayasa Mahkemesi’nin 17.1.2013 tarihli ve 2012/80 E. ve 2013/16 K. sayılı kararı doğrultusunda Askeri Savcığın talebi üzerine, …Askeri Mahkemesinin 9.12.2005 tarihli ve 2005/900-940 sayılı cezaların toplanmasına ilişkin duruşmasız işlere ait kararının kaldırılmasına, hükümlü hakkındaki iki ayrı mahkûmiyet hükmünün infazının durdurulmasına karar verildiği;
…Askeri Mahkemesince, her iki suçla ilgili dava dosyaları birleştirilip, taraf teşkil edilerek başlanılan uyarlama yargılamasında, Mahkemenin kapatılması üzerine, dosyanın gönderildiği …Askeri Mahkemesince verilen 12.12.2013 tarihli ve 2013/837-775 sayılı uyarlama mahkûmiyet hükümlerinin, Dairemizin 27.1.2015 tarihli ve 2015/73-67 sayılı kararıyla usul yönünden ayrı ayrı bozulmasına karar verildiği;
…Askeri Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, temyize konu uyarlama mahkûmiyet hükümlerinin verildiği;
Anlaşılmaktadır.
23.1.2013 tarihli ve 28537 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 17.1.2013 tarihli, 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararıyla; ASCK’nın 47’nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin birinci ve ikinci cümlelerinin, Ek 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “... kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile...” ibaresinin ve ASCK’nın Ek 10’uncu maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğu kabul edilerek iptaline karar verilmiş olduğundan, yasal şartların oluşması hâlinde, ASCK’nın 66/1-a maddesinde düzenlenen firar suçundan tayin olunan iki yıl ve daha az süreli hapis cezasına dair mahkûmiyet hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılması, ertelenmesi, ayrıca bir yıldan kısa süreli hapis cezalarının da adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilmesi mümkün hâle gelmiştir.
Hükümlünün adli sicil kaydında (Dz.315), daha önceden işlenen ve kesinleşen adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin bulunduğu görülmektedir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin seçenek yaptırımlar ile cezanın ertelenmesi arasında bir öncelik sıralaması da olmadığını gözeten hâkim, hükümlünün durumunu dosyadaki bilgi ve belgelere, duruşmada edindiği izlenime göre değerlendirecek ve bu kurumlardan hangisinin uygulanacağı ya da uygulanmasının gerekmediğini yasada öngörülen ölçütlere göre takdir edecektir.
Askeri Mahkemece; hükümlünün, suç tarihinden önce işlenen kasıtlı suçlardan adli para cezasına dair mahkûmiyetlerinin olduğu gözetilerek objektif ve sabıka kaydında birden fazla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile suç tarihinden sonra iki ayrı firar suçu daha işlemiş olması nedeniyle CMK’nın 231’nci maddesinin öngördüğü sübjektif koşulun oluşmamasından dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasında, yine suçlu kişilik özelliği gösterdiği ve ileride suç işlemeyeceği kanaatine varılamadığından dolayı hapis cezalarının ertelenmemesinde, şahsi ve ekonomik durumu gözetilip, TCK’nın 50’nci maddesi gereğince çevirmeye esas para miktarı kanunun öngördüğü alt sınırdan takdir edilmek suretiyle hapis cezalarının ayrı ayrı adli para cezasına dönüştürülerek taksitlendirilmesi suretiyle cezalandırılmasına, infazı yapılan sürelerin cezasından mahsup edilmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, uyarlama yargılamasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin ayrı ayrı onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Hükümlünün kabule değer görülmeyen sebepsiz temyiz isteminin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan uyarlama mahkûmiyet hükümlerinin ayrı ayrı ONANMASINA;
1.3.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy