(5237 S. K. m. 50, 51, 62) (1632 S. K. m. 137)
Askeri Mahkemece; sanığın, 5.3.2014 tarihinde,
1) Hizmette tekasülle harp malzemesini mühimce hasara uğratmak suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 137 ve TCK’nın 62/1 maddeleri uyarınca, sonuç olarak yirmi beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 51/1’inci maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine,
2) Memuriyet nüfuzunu sair suretle kötüye kullanmak suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 115 ve TCK’nın 62/1 maddeleri uyarınca, sonuç olarak yirmi beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 51/1’inci maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine,
Karar verilmiş; bu hükümler, sanık tarafından sebep gösterilmeksizin temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede:
Askeri Mahkemece; sanığın, 5.3.2014 günü saat 19:00 sıralarında görevden gelmesi sonrasında, mesaiye kalan personelin evlerine götürülmesi için …plakalı …marka askeri aracın sürücüsü terhisli J.Er K.Ş.’ye aracı hazırlayıp taburun önüne getirmesini söylediği, aracın Tekerlekli Araç Günlük Görev ve Koruyucu Bakım Formunu (Görev Kağıdı) tanzim ederek, Tabur Nöbetçi Amiri J.Ütğm. A.Y.’nin yanına gidip görev kâğıdını imzalattığı, nöbetçi amirinin Uzm.J.I.Kad.Çvş. B.Ç.’yi telefonla arayarak personeli evlerine bırakmak için araç görevlendirdiğini ve kendisinin araç komutanı olmasını söylediği, araç için hazırlanan görev kâğıdında sürücü olarak K.Ş’nin, araç komutanı olarak ise B.Ç.’nin yazılmış olduğu, aracın gelmemesi üzerine sanığın garaja giderek K…’ya neden geç kaldığını sorduğu, K.’nın, araca yakıt aldığını beyan etmesi üzerine kızarak “Sen gelmiyorsun” dediği, akabinde …plakalı …marka askeri aracın sürücüsü terhisli J.Er. M.Ş.’ye “…plakalı aracı çek” dediği, M.’nin “Komutanım aracın görev kağıdı yok” demesi üzerine, “Oradan bir görev kağıdı al plakasını yolda değiştiririz, daha sonra görev dönüşü nöbetçi amire imzalatırız” dedikten sonra araçla ilgili yaptığı bu değişikliği nöbetçi amire veya araç komutanına söylemediği, daha sonra …plakalı …araçla tabur binasının önüne gittikleri, burada Uzm.J.I.Kad.Çvş. B.Ç.’nin araç komutanı olarak aracın ön tarafına, mesaiye kalan J.Uzm.Çvş. M.S. ve Uzm.J.II.Kad.Çvş. H.B.’nin ise sanıkla birlikte arka tarafa oturdukları, o gün havanın yağışlı olduğu, kışladan çıkış yaptıktan birkaç kilometre sonra aracın sileceğinin yola fırladığı, sürücünün panik yaparak aracı yol kenarında durdurduğu ve M.S.’nin araçtan inerek sileceği yerine taktığı, birkaç kilometre sonra sileceğin tekrar çıktığı, sürücünün yine panik yaparak aracı yol kenarında durduğu, iki defa kaza atlatmaları sebebiyle M.S.’nin araç komutanından aracı sürmesi için izin istediği, araç komutanının personelin can güvenliği için kendisi de sürücü olan M.’nin aracı kullanması için izin verdiği, sileceği yerine taktıktan sonra M.’nin sürücü mahalline geçtiği ve yola devam ettikleri, …’ya geldiklerinde sileceğin tekrar yola fırlaması üzerine, M. tarafından yine yerine takıldığı, M.’nin evine yaklaşıldığı için bu kez sanığın aracı kullanmak için araç komutanından izin istediği ve sürücü mahalline geçtiği, M.S. ve H.B.’yi evlerine bıraktıktan sonra D 100 karayolu üzerinden yola devam ettikleri ve …ilçesi …Tesisleri mevkiine geldikleri sırada sanığın sol şeritte seyretmekte olduğu, yaklaşık 30 metre mesafe kala yolda iki aracın kaza yaptığını fark etmesi üzerine fren yaparak aracı sağ şeride almaya çalıştığı, kaza yapan araçların ilkinin yanından sürterek geçtiği, bu sırada sağ şeritten gelen başka bir aracın askeri araca çarptığı, bu çarpmanın etkisiyle aracın tekrar sol şeride kaydığı ve kaza yapan araçlardan önde duran ikincisine arkadan çarptığı, kaza sonrasında olay yerine trafik ekipleri tarafından maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı tutulduğu, askeri aracın yürür vaziyette olmaması sebebiyle çekici marifetiyle olay yerinden götürüldüğü, böylece sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek her iki suçtan mahkûmiyet hükümleri tesis edilmiş ise de;
1) Kaza sonrası, trafik ekipleri tarafından “Trafik kazası tespit tutanağı” düzenlenmesi karşısında, sanık hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından adli işlem yapılıp yapılmadığı, eylem ile irtibatlı olumsuz dava (muhakeme) şartı niteliğinde bir durumun bulunup bulunmadığı,
2) Mesai sonrası personelin evlerine bırakılması için araç görevlendirilmelerinin nasıl ve kim tarafından yapılacağı, bu göreve yönelik sabit bir aracın belirlenip belirlenmediği, belirlenmemiş ise hangi aracın göreve gideceğine kimin karar verebileceği, konularına ilişkin verilmiş emir ve talimat bulunup bulunmadığı ve uygulamanın ne şekilde yapıldığı,
3) Sanığın göreve çıkacak aracı belirlemesinin mümkün olup olmadığı ve kaza yapan aracın bu görevi yapmaya uygun bir araç olup olmadığı ve bu araca daha önce benzer görevlendirme yapılıp yapılmadığı,
4) Araç komutanının araç şoföründen başka bir personele ehliyeti bulunsa dahi araç kullanmasına yönelik olarak emir vermesinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise hangi durumlarda böyle bir iznin verilebileceğine ilişkin yönerge, emir veya talimat bulunup bulunmadığı,
5) Kamyon ve otobüs kullanımına ilişkin askeri sürücü belgeleri bulunan sanığın Birliğinde hangi aracı kullandığı, suç tarihi itibariyle kaza yaptığı aracı kullanmaya ehil olup olmadığı, bu konuda eğitimi ve yetkisi bulunup bulunmadığı, başkasının aracını kullanmayacağına ilişkin olarak kendisine emir tebliğ edilip edilmediği,
6) Sanığın aracın lastiklerinin yazlık olduğu konusundaki savunmaları da gözetilerek, kazanın meydana gelmesine etki eden faktörlerin ayrıntılı olarak değerlendirilip kusur tespiti ve hasarın mühimce olup olmadığı konularında bilirkişi dinlenilmemesi,
7) Kaza yapan askeri aracın kasko sigortasının olup olmadığı, var ise Hazine zararının sigorta tarafından karşılanıp karşılanmadığı,
Hususlarının araştırılmamış olması, aynı şekilde sanığın ilk görevlendirilen araç yerine diğer aracı seçmesiyle ilgili garaj sorumlusu M.E. ile ilk görevlendirilen araç şoförü K.Ş.’nin ayrıntılı olarak ifadelerinin tespit edilmemesi noksan soruşturma teşkil ettiğinden, bu eksikliklerin giderilmesini müteakiben, maddi olayın hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konularak elde edilecek sonuca göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip eylemlerinin üzerine atılı suçları veya başka suçları oluşturup oluşturmayacağının ayrıntılı olarak tartışılıp değerlendirilmesi için mahkûmiyet hükümlerinin noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Ayrıca kabule göre, TCK’nın 50/3’üncü maddesindeki yasal zorunluluk nedeniyle netice hapis cezalarının, dosya içeriği de dikkate alınarak adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine ve hazine zararını ödeyemeyeceği bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istemediği yönünde talepte bulunan sanık hakkında memuriyet nüfuzunu sair suretle kötüye kullanmak suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine bir engel bulunmadığına bu aşamada işaret edilmiştir
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
1) Sanığın temyizine atfen ve resen hizmette tekasülle harp malzemesini mühimce hasara uğratmak suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA;
2) Sanığın temyizine atfen ve resen memuriyet nüfuzunu sair suretle kötüye kullanmak suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA;
8.3.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe hizmette tekasülle harp malzemesini mühimce hasara uğratmak suçu yönünden uygun, memuriyet nüfuzunu sair suretle kötüye kullanmak suçundan ise sebepte farklı sonuçta uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy