(1632 S. K. m. 66, 73) (5237 S. K. m. 62) (5271 S. K. m. 176, 190, 226, 231)
Sanığın, 14.5.2013 günü 11.30’da çıkmış olduğu çarşı izninden 17.00’ye kadar Birliğine dönmesi gerekirken dönmediği, 31.5.2013 tarihinde …Askerlik Şubesine başvurduğu, böylece 14.5.2013-31.5.2013 tarihleri arasında kendiliğinden dönmekle son bulan firar suçunu işlediği;
11.6.2013 günü …Askerlik Şubesince bir gün yol süresi verilerek Birliğine sevk edildiği, 12.6.2013 günü bitimine kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 26.6.2013 günü …İlçe Emniyet Müdürlüğüne teslim olduğu, böylece 13.6.2013-26.6.2013 tarihleri arasında kendiliğinden dönmekle son bulan firar suçunu işlediği;
26.6.2013 günü …İlçe Emniyet Müdürlüğüne teslim olmayı müteakip, aynı gün …Askerlik Şubesince bir gün yol süresi verilerek 28.6.2013 günü Birliğine katılmak üzere sevk edildiği hâlde katılmadığı, 5.7.2013 günü başka bir suç nedeniyle polis tarafından …’da yakalandığı, böylece 28.6.2013-5.7.2013 tarihleri arasında firar suçunu işlediği;
…Askerlik Şubesince 6.7.2013 günü bir gün yol süresi verilerek 8.7.2013 günü Birliğine katılmak üzere sevk edildiği hâlde Birliğine katılmadığı, 17.7.2013 günü başka bir suç nedeniyle polis tarafından …’da yakalandığı, böylece 8.7.2013-17.7.2013 tarihleri arasında firar suçunu işlediği;
Kabul edilerek, …Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 23.1.2014 tarihli, 2013/1219 Esas ve 2014/32 Karar sayılı kararıyla, 14.5.2013-31.5.2013 ve 13.6.2013-26.6.2013 tarihleri arasındaki firar suçları nedeniyle ayrı ayrı beş ay, 13.6.2013-26.6.2013 ve 28.6.2013-5.7.2013 tarihleri arasındaki firar suçları nedeniyle de ayrı ayrı on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK’nın 231/5’inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, taraflarca itiraz edilmeyen bu kararların, 4.3.2014 tarihinde kesinleştiği;
Beş yıllık denetim süresi içerisinde sanığın, 23.4.2014-12.8.2014 tarihleri arasında işlediği firar suçundan dolayı …Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli ve 2014/922-937 sayılı karıyla verilen mahkûmiyetin 31.10.2014 tarihinde kesinleştiğinin bildirilmesi üzerine, Askeri Mahkemece; CMK’nın 231/11’inci maddesi uyarınca duruşma açılıp, taraf teşkil edilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda temyize konu mahkûmiyet hükümlerinin verildiği anlaşılmaktadır.
1) Askeri Savcılıkça düzenlenen 1.8.2013 tarihli ve 2013/642-209 sayılı iddianamede, sanığın, 14.5.2013 günü çıkmış olduğu çarşı izninden aynı gün Birliğine dönmediği, 17.7.2013 günü başka bir suç nedeniyle yakalandığı, böylece 14.5.2013-17.7.2013 tarihleri arasında firar suçunu işlediğinden bahisle dava açıldığı, 18.9.2013 tarihli ve 2013/751-286 sayılı iddianamede ise 13.6.2013-26.6.2013 tarihleri arasında kendiliğinden dönmekle son bulan firar, 28.6.2013-5.7.2013 ve 8.7.2013-17.7.2013 tarihleri arasında yakalanmakla son bulan firar suçlarını işlediği kabul edilerek, 1.8.2013 tarihli iddianamedeki suç tarihleri ile çakışması nedeniyle birleştirme istemli olarak dava açıldığı, bu istem doğrultusunda kovuşturma sırasında davaların birleştirildiği,
Yapılan yargılama sonucunda Askeri Mahkemece; sanığın, 14.5.2013 günü 11.30’da çıkmış olduğu çarşı izninden 17.00’ye kadar Birliğine dönmesi gerekirken dönmediği, firar hâlinde iken 31.5.2013 tarihinde …Askerlik Şubesine başvurduğu, böylece 14.5.2013-31.5.2013 tarihleri arasında kendiliğinden dönmekle son bulan firar suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Sanığın, 18.9.2013 tarihli ve 2013/751-286 sayılı iddianame uyarınca 13.6.2013-26.6.2013, 28.6.2013-5.7.2013 ve 8.7.2013-17.7.2013 tarihleri arasındaki firar suçlarına ilişkin sorgusunun tespit edildiği 19.12.2013 tarihli duruşmada, iddianamenin tebliğinden sonra sanığa yedi günlük yasal hazırlık süresinin hatırlatılmaması ve sanığın yasal hazırlık süresinden vazgeçtiğine ilişkin bir beyanının da bulunmaması, CMK’nın 176 ve 190’ıncı maddeleri kapsamında sanığın savunma hakkını kısıtlayıcı nitelikte hukuka aykırılık teşkil ettiği,
Bununla birlikte, dosya kapsamından sanığın, 14.5.2013 tarihinde Birliğinden firarını müteakip 31.5.2013 günü …Merkez Komutanlığına kendiliğinden başvurduğu, yolculuk yapamayacak derecede rahatsız olduğunu beyan etmesi nedeniyle Askerlik Şubesi tarafından aynı gün muayene ve tedavisinin yapılabilmesi amacıyla …Asker Hastanesi Ortopedi ve Göz Polikliniklerine, yapılan muayeneleri sonrasında ise 3.6.2013 tarihinde uzmanı bulunmadığından …Devlet Hastanesi Beyin Cerrahi ve Plastik Cerrahi Polikliniğine sevk edilmesine rağmen, gerekli muayenesini yaptırmadığı gibi firarını devam ettirdiği, 11.6.2013 günü kendiliğinden müracaat ettiği …Askerlik Şubesi Başkanlığınca bir gün yol süresi verilerek Birliğine sevk edildiği anlaşılmakta olup, Birliğine katılma iradesinin yani dehalet kastının mevcut olmadığı, dolayısıyla 14.5.2013 tarihinde başlayan firarına ilişkin temadinin, 11.6.2013 günü Askerlik Şubesine başvurmasıyla tamamlandığı gözetilmeksizin 31.5.2013 tarihinde bittiği şeklindeki maddi vakanın kabul tarzının hatalı olduğu,
2) Öte yandan, sanığın, adli sicilinde kesinleşmiş hapis cezalarının bulunduğu, birden çok firar ve izin tecavüzü suçları nedeniyle yargılandığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla, suç tarihleri itibarıyla askerliğe elverişlilik ve cezai ehliyet durumunun herhangi bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi için; mahkûmiyetlerine ilişkin gerekçeli kararlar ile infaz belgelerinin, tüm sağlık kayıtlarının getirtilmesi suretiyle, psikiyatri uzmanı bir bilirkişiye muayene ettirilmesi ve gerek görüldüğü takdirde adli gözlem altına alınmasından sonra hüküm verilmesi gerektiği,
Anlaşılmakla, mahkûmiyet hükümlerinin usul ve noksan soruşturma yönlerinden bozulmasına karar verilmiştir.
3) Ayrıca sanığın, 26.6.2013 günü …İlçe Emniyet Müdürlüğüne teslim olmayı müteakip, aynı gün …Askerlik Şubesince bir gün yol süresi verilerek 28.6.2013 günü Birliğine katılmak üzere sevk edildiği, iradesini yanıltacak biçimde ve 28.6.2013 günü bitimine kadar birliğine katılması gerektiği şeklinde yorum ve değerlendirmeye tabi tutulmasının imkân dahilinde olduğu gözetildiğinde, sevk belgesinde yazılı tarihi takip eden ilk gün olan 29.6.2013 tarihinin, firar suçunun işlenmeye başlandığı tarih olarak kabul edilmesi gerektiği, bu durumda yedi günlük süre dolmadan 5.7.2013 günü başka bir suç nedeniyle polis tarafından …’da yakalandığı anlaşılmakla, atılı suçun 29.6.2013-5.7.2013 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren mehil içi firar suçunu oluşturduğu değerlendirilmeksizin, firar suçu nedeniyle mahkûmiyet hükmü kurulması da hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de, 8.7.2013-17.7.2013 tarihleri arasındaki firar suçuna ilişkin olarak …Askerlik Şubesince 6.7.2013 günü bir gün yol süresi verilerek 8.7.2013 günü Birliğine katılmak üzere sevk edildiğinden, temadi başlangıcının 9.7.2013 olması gerektiğine,
Aynı şekilde, 28.6.2013-5.7.2013 tarihleri arasındaki firar suçu bakımından, yukarıda anlatılan gerekçeyle temadi başlangıcının 29.6.2013 olarak gösterilmesi gerekirken hatalı şekilde 6.2013 olarak gösterilmesine işaret edilmiştir.
Keza, 28.6.2013-5.7.2013 ve 8.7.2013-17.7.2013 tarihleri arasındaki firar suçlarına ilişkin olarak, …Askerlik Şubesi Başkanlığının 26.6.2013 ve 6.7.2013 tarihli sevk yazılarının onaylı suretlerinin dosya kapsamında bulunduğu, gerekçeli kararın “yargılama safahatı” bölümünün ikinci sayfasının dördüncü paragrafında, daha önce açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına esas teşkil eden 31.10.2014 tarihinde kesinleşen 23.4.2014-12.8.2014 tarihleri arasında işlenen firar suçuna ilişkin …Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli 2014/922-937 sayılı mahkûmiyet hükmünün açıkça gösterildiği, sanık hakkında dört ayrı firar suçundan dava açıldığı ve Askeri Mahkemece de dört ayrı suçtan mahkûmiyetine karar verildiği, CMK’nın 226’ncı maddesi kapsamında suçların hukuki niteliğinin değişmediği, cezanın artırılmasını ya da ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek bir hâlin de bulunmadığı görüldüğünden, ek sorgu ve savunma alınmasına gerektiren bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede yer alan aksi görüşlere iştirak edilmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
Usul ve noksan soruşturma yönlerinden hukuka aykırı bulunan mahkûmiyet hükümlerinin, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince, sanığın temyizine atfen ve resen BOZULMASINA;
8.3.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe sebepte kısmen farklı sonuçta uygun olarak, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy