(5237 S. K. m. 50, 62) (1632 S. K. m. 137) (353 S. K. m. 16, 217) (2918 S. K. m. 52, 56)
Sanığın, …K.lığının 3.12.2013 tarihli “…-…-…-… ringi” konulu emrine istinaden hazırlanan konvoyda araç sürücüsü olarak görevlendirildiği, bu görev kapsamında, el senedi ve imzası karşılığında kendisine teslim edilmiş olan …plakalı …marka kamyonu kullandığı, 18.12.2013 günü sevk ve idaresindeki araçla seyir hâlinde iken …ili …ilçesi NATO yolu TUVTÜRK muayene istasyonuna doğru gelindiği esnada, önünde seyreden minibüsün yolcu almak için aniden durması üzerine minibüse çarpmamak için sola manevra yaptığı, bu sırada sol şeritte seyreden ve muayene istasyonuna dönmek için yavaşlayan ambulansa çarpmamak için de yeniden sağ tarafa doğru keskin bir manevra yaptığı ve kullanmakta olduğu kamyonun hakimiyetini kaybettiği, kamyonun yoldan çıkarak devrildiği, kaza nedeniyle askeri araçta 8.047,02 TL tutarında Hazine zararı meydana geldiği, bilirkişi mütalaasına göre kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
ASCK’nın 137’nci maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için failin fiilinin kasten yapılmaması, hasarın tekasül sonucu meydana gelmesi gereklidir. Maddede yazılı suçun özel unsurları; vazife ve hizmette ve tekasülde bulunulması, meydana gelen hasarın mühimce olması, tekasül ile hasar arasında illiyet bağının bulunmasıdır.
“Tekasül” mecbur olduğu nezaret ve ihtimam vazifesinde failin lakayt bulunması demektir. Bunun ölçüsü meydana gelen olayın içerisinde bulunduğu hal ve şartlara göre takdir olunur.
“Harp malzemesi” TSK’nın muharebe gücüne tesir eden ve birlik teşkilat, malzeme, kadro kitabında gösterilen bütün ordu mallarıdır.
Hasarın mühimce olması ise; askeri vasıta ve malzemenin tahsis gayesinden ayrılmasını zaruri kılan veya eski faal haline dönebilmesi için zaman, masraf ve enerjiye ihtiyaç gösteren hasarlardır.
Askeri Yargıtay, mühimce hasarı, meydana gelen hasarın mücerret, kemiyet bakımından çokluğu değil, hizmette kullanılabilmesine engel olacak şekildeki bir zarar olarak açıklamaktadır.
Somut olayda, verilmiş olan konvoy emri gereğince araç şoförü olarak görevlendirilmiş olan sanığın hizmet hâlinde bulunduğu, kaza yaptığı …plakalı …marka kamyonun harp malzemesi olduğu ve olaydan önce sanığa imzası karşılığında el senedi ile teslim edildiği, söz konusu aracın kullanımına yönelik askeri sürücü belgesi bulunan ve araç şoförü kadrosunda uzman erbaş olarak görev yapan sanığın, aracı kullanmaya ehil ve yetkili olduğu, kaza sırasında yaklaşık 75-80 km hızla hareket ettiği, kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-a ve önünde seyir hâlinde iken ve aniden duran aracı yeterli mesafe bırakarak takip etmediği için 56/1-c maddelerini ihlal ettiği ve bu tekasülü neticesinde kazanının meydana geldiği, askeri araçta mühimce bir hasarın oluştuğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
Askeri Mahkemece; sanık hakkında, tüm unsurları ile oluşan hizmette tekasülle askeri aracın mühimce hasarına sebebiyet vermek suçundan mahkûmiyet hükmü verilmesinde, yasal ve inandırıcı gerekçelerle alt sınırdan ceza tayin edilip takdiri indirim yapılmasında, rızasının bulunmaması gözetildiğinde ortaya çıkan yasal imkânsızlık nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasında, daha önceden mahkûmiyeti bulunmadığından, TCK’nın 50/3 maddesinin amir hükmü karşısında, hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilerek taksitlendirilmesinde ve ekonomik durumu ile ödeme gücü de göz önünde bulundurularak hakkaniyete uygun bir şekilde Hazine zararının tenkis edilerek kalan kısmın tazminen tahsiline karar verilmesinde ve nispi harca hükmedilmesinde usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığından, mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz isteminin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
15.3.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy