(1632 S. K. m. 68) (5271 S. K. m. 231) (353 S. K. m. 217)
Sanığın 18.9.2009-20.9.2009 tarihleri arasında gönderildiği yat izninden, 20.9.2009 tarihinde dönmesi gerekirken dönmediği, 22.9.2009 tarihinde yakalandığı, böylece 20.9.2009-22.9.2009 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren mehil içi firar suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Askerî Mahkemece; sanığın, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinin ve hakkında verilen hükmün kesinleştiğinin anlaşılması üzerine yeniden duruşma açılıp, taraf teşkili sağlanarak yapılan yargılama sonunda, mahkûmiyet hükmünün açıklanmasında; sanığın, tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan, yasal ve inandırıcı gerekçelerle, alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri indirim yapılarak yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasında usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden bozmayı gerektiren bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği 22.7.2013 tarihinde, erteleme ve seçenek yaptırımlara çevirmenin mümkün olduğu ve denetim süresi içerisinde sanığa herhangi bir yükümlülük yüklenmediği dikkate alındığında, hapis cezasını içeren hükümlerin CMK’nın 231/11’inci maddesi uyarınca aynen açıklanması gerekirken, adli para cezasına çevrilmesi hatalı ise de; aleyhe temyize gelinmemiş olması nedeniyle yapılan hataya işaretle yetinilmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanun'un 217/2’nci maddesi uyarınca REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
15.3.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy