(353 S. K. m. 221)
Mağdur E.K.’nın, 14 Ekim 2013 günü saat 11:00 sularında, koğuştaki dolabına koyduğu ve içinde 355 TL nakit para, sivil ehliyet ve bir adet …Bankasına ait bankamatik kartının bulunduğu cüzdanının yerinde olmadığını fark ettiği, aramalara rağmen bulamaması üzerine durumu, o gün Kh.Ds.Bl. Nöbetçi Astsubayı olan J.Asb.Bçvş. O.A.’ya bildirdiği, daha sonra bankamatik kartını kapatmak için müşteri temsilcisi ile telefonda yaptığı görüşmede, kart ile 14 Ekim 2013 günü saat 15:48’de kışla önünde bulunan …ATM cihazından işlem yapıldığını öğrendiği, tekrar J.Asb.Bçvş. O.A.’nın yanına giderek bu bilgiyi söylediği, J.Asb.Bçvş. O.A.’nın nizamiye çıkışını ve ATM cihazını kısmen gören güvenlik kamera görüntülerini izlediği, mağdura ait bankamatik kartı ile işlem yapanın P.Er N.Ç. olabileceği belirlenerek buna ilişkin tutanak tutulduğu, ertesi gün olayın bildirildiği P.Yzb. C.Ö.’in, P.Er N.Ç.’yi yanına çağırarak olayla ilgili bilgisine başvurduğu, P.Er N.Ç.’nin kamera görüntülerindeki kişinin kendisi olduğunu, sanığın bankamatik kartını şifresi ile birlikte kendisine vererek para çekmesini istediğini, saat 15:45 sularında para çekmek için bankamatiğe gittiğini, ancak hesapta para olmadığı için çekemediğini, kartı aynı gün akşam sanığa verdiğini söylediği; akabinde ifadesi alınan sanığın, önce olay ile ilgisinin olmadığını beyan ettiği, takiben odaya çağrılan P.Er N.Ç.’nin, sanığı göstererek bankamatik kartını ondan aldığını söylemesi üzerine, ifadesini değiştirerek 14 Ekim 2013 günü kamelyada kendisine ait çamaşırları topladığı sırada kamelyanın önündeki çimenlik alanda bankamatik kartını bulduğunu, mağdur E.K.’nın cüzdanının kaybolması nedeniyle çalınma olayı üzerine atılmasın diye kartı kırıp atmak istediğini, ancak bu sırada P.Er N.Ç.’nin kartı elinden alıp bölgeden uzaklaştığını iddia ettiği, olaydan bir süre sonra sanığın mağdura 355 TL nakit para ile çalınan eşyalarını iade ettiği şeklinde maddi olayın gerçekleştiği; mağdurun, olaydan sonra sanığın kendisinin çaldığını söyleyerek parayı ve eşyalarını teslim ettiği şeklindeki ifadesi, hayatın olağan akışı içerisinde çalınan eşyalar hakkında bilgisi bulunmadığını iddia eden bir kişinin çalınan eşyaları teslim etmesinin yapılan savunmaların gerçeğe aykırı olduğu kanaatini oluşturması, sanığın olayın ortaya çıkmasından sonra sürekli ifadesini değiştirerek çelişkili beyanlarda bulunması ve mağdurun beyanlarının diğer tanık ifadeleri ile uyumlu olması dikkate alınmak suretiyle, mağdurun haberi ve rızası olmaksızın eşyasını alarak arkadaşının eşyasını çalmak suçunu işlediği kabul edilip mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de;
Sanık savunmalarında (Dz.3-4, 30, 85), kimsenin bir şeyini çalmadığını, bankamatik kartını kamelyanın önündeki çimenlerin üstünde gördüğünü, kartın üzerinde isim yazmadığını, üstündeki yazıların silik olduğunu, itirazlarına rağmen o anda yanında olan P.Er N.Ç.’nin kartı kendisinden aldığını ve daha sonra da iade etmediğini beyan etmektedir.
Tanık P.Er N.Ç. ifadelerinde (Dz. 11, 28, 90), sanığın bankamatik kartını kendisine vererek 10 TL çekmesini söylediğini, o gün saat 15.45 sıralarında kışlanın önünde bulunan ATM cihazından kartın arkasında yazılı şifreyi kullanarak (kimi ifadesinde şifreyi sanığın söylediğini belirtmektedir) kart ile para çekmek istediğini, ancak hesapta para olmadığı için çekemediğini, bankamatik kartını akşam saatlerinde sanığa verdiğini, kartın üstündeki ismin okunamadığını belirtmiştir.
Sanık ve tanık N.Ç.’nin beyanları arasında kartın verilip verilmediği, sanığın itirazına rağmen tanık tarafından elinden alınıp alınmadığı ve ATM cihazında işlem yapılmasından sonra tekrar sanığa teslim edilip edilmediği hususlarında çelişkiler bulunmaktadır. Olayın görgü tanığının olmaması karşısında, beyanlardan birinin diğerine karşı üstün tutulmasını gerektirecek bir neden de söz konusu değildir.
Tanık N.Ç.’nin, Askeri Savcı tarafından tespit edilen, “Sait isimli askerin kendisine sanığı E.’nin cüzdanını çalarken bizzat gördüğünü söylediğine” ilişkin ifadesi ise, P.Er S.Ö. tarafından doğrulanmamış olup, bu tanığın Birliğe olaydan sonra 19.10.2013 tarihinde katıldığı görülmektedir.
Mağdur ifadesinde (Dz.34), kartın üstünde adı ve soyadının bulunduğunu, arka yüzüne de kendisinin şifreyi yazdığını, silik olmakla birlikte dikkatli bakıldığında okunabildiğini beyan etmekle birlikte, bankamatik kartının yıpranmış olduğu, üstündeki ismin okunamadığı ve kartın üzerinde yazılı şifre hususlarında, sanık ve tanık N.Ç.’nin ifadeleri birbirini desteklemektedir.
Olaya ilişkin görüntüleri izleyen tanıkların yeminli beyanlarında P.Er N.Ç.’nin, ATM’den çıktıktan sonra elindeki bir şeyleri buruşturup kırıp attığını gördükleri beyan edilmekle birlikte, tanık N.Ç.’nin, cebindeki boş kağıdı çöpe attığına ilişkin beyanı da hayatın olağan akışına uygundur.
Bu somut hususların yanı sıra, maddi olayın daha fazla aydınlatılıp, elde edilecek bilgilerin de değerlendirilmesi akabinde hüküm kurulması gerekmektedir. Şöyle ki;
Mağdur dizi 34’de yer alan ifadesinde, kendisine sadece 355 TL’nin iade edildiğini, kartını ve ehliyetini yenilediğini beyan etmesine rağmen, kovuşturma aşamasında tespit edilen dizi 74’deki ilk ifadesinde zararının giderildiğini, dizi 101’deki ikinci ifadesinde ise, sanığın kendisinin çaldığını kabul ederek, parayı ve eşyalarını bizzat teslim ettiğini belirtmektedir.
Tanıklar C.Ö., O. A. ve M.D. ifadelerinde, 355 TL’nın daha sonra sanık tarafından mağdura verildiğini, E.K.’nın bu nedenle şikâyetçi olmadığını duyum olarak öğrendiklerini beyan ederken, yargılamanın hiçbir aşamasında sanığa 355 TL nakit para, ehliyet ve …Bankasına ait kartı mağdura iade edip etmediği sorulmamış; iade edilenler ile ilgili olarak mağdurun ifadeleri arasındaki çelişki giderilmemiştir.
Bu açıklama ışığında, sanığın ve mağdurun tekrar ifadelerinin tespit edilerek, sanığa mağdura ait cüzdanı ve cüzdanın içerisinde bulunan 355 TL nakit para, ehliyet ve …Bankasına ait kartı mağdura iade edip etmediğinin, iade ettiyse iade anına ilişkin tanık bulunup bulunmadığının sorulması, mağdur E.K.’nın ifadeleri arasındaki kendisine iade edilenler ile ilgili çelişkinin giderilmesi, iade anını gören ya da bu hususu anlattığı tanık olup olmadığının öğrenilmesi, sanık ve/veya mağdur tarafından bildirilen bir tanık olur ise bu tanığın ifadesinin tespit edilmesinden sonra yeniden yapılacak değerlendirmeyle hüküm kurulması gerektiğinden, hukuka aykırı kurulan mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Noksan soruşturma yönünden hukuka aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün, müdafiin temyiz nedenlerine atfen ve resen, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi uyarınca BOZULMASINA;
22.3.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy