(5271 S. K. m. 231) (1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 32, 62) (353 S. K. m. 217)
Sanık hakkında daha önce verilen mahkûmiyet hükmünün, Dairemizin 9.3.2010 tarihli ve 2010/721-716 sayılı kararı ile CMK’nın 231’inci maddesi uyarınca değerlendirme yapılmak üzere bozulması üzerine, bozmaya uyan Askeri Mahkemenin 13.5.2010 tarihli ve 2010/956-379 sayılı kararı ile sanığın bahse konu tarihler arasında firar suçundan, ASCK’nın 66/1-a ve TCK’nın 62’nci maddeleri uyarınca, sonuç olarak on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tâbi tutulmasına karar verildiği, taraflarca itiraz edilmeyen bu kararın, 9.6.2010 tarihinde kesinleştiği;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştirilmesinden sonra, 5 yıllık deneme süresi içerisinde, sanığın 16.12.2013 tarihinde işlediği basit tehdit suçundan, …Sulh Ceza Mahkemesinin 24.2.2014 tarihli ve 2014/28-140 sayılı hükmü ile mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın da 24.2.2014 tarihinde kesinleştiği;
Deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemiş olması nedeniyle duruşma açılıp taraf teşkili yapılmak suretiyle yapılan yargılama sonucu, Askeri Mahkemenin 31.12.2014 tarihli ve 2014/472-876 sayılı kararı ile daha önce verilen hüküm açıklanarak verilen mahkûmiyet hükmünün, Dairemizin 7.4.2015 tarihli ve 2015/210-215 sayılı kararıyla noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verildiği;
Askeri Mahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde temyize konu mahkûmiyet hükmünün verildiği,
Görülmektedir.
Sanığın, 1.3.2006 tarihinde birliğini izinsiz olarak terk ettiği ve 10.4.2007 tarihinde yakalandığı, böylece 1.3.2006-10.4.2007 tarihleri arasında firar suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumun şartlarını yerine getirmemiş olmasından dolayı hakkındaki hükmün açıklandığı dikkate alındığında, yapılacak olan değerlendirmenin, sanığın cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilmesine ilişkin olacağı açıktır.
Askeri Mahkemece; bozma ilamı doğrultusunda düzenletilen ek sağlık kurulu raporu ile sanığın askerliğe elverişsizlik hâlinin suç tarihlerini kapsamadığı ve suç tarihlerinde TCK’nın 32/1-2’nci maddelerinin faydalanamayacağının belirlenmesi sonrasında, toplanan delillere ve oluşan vicdani kanaate göre yasal ve yeterli gerekçeler gösterilmek suretiyle, belirtilen tarihler arasında hiçbir özre yer vermeyen firar suçunu işlediği kabul edilerek, temel cezanın alt sınırdan belirlenip, lehine takdiri indirim hükmü uygulanmasında, sabıka kaydı gözetilerek yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaate ulaşılamadığından sübjektif değerlendirmeyle cezasının ertelenmemesinde, kısa süreli hapis cezasının alt sınırdan adli para cezasına çevrilerek taksitlendirilmesinde usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığından mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz isteminin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA; 5.4.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy