(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 50, 52, 62)
Sanığın, 22.4.2015 günü Birliğini izinsiz olarak terk edip, 6.6.2015 günü saat 08:45de kendiliğinden Birliğine katıldığı, böylece 22.4.2015-6.6.2015 tarihleri arasında firar suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; cezai ehliyeti ve askerliğe elverişliliği hususundaki şüphelerin psikiyatri uzmanı bilirkişi mütalaası ile ortadan kaldırılması sonrası sanığın, firar suçunu işlediği sabit görülerek karar yerinde gösterilen yasal, haklı ve inandırıcı gerekçelerle, kanunun öngördüğü cezanın alt sınırı esas alınıp, lehine takdiri indirim hükmü uygulanmak suretiyle mahkûmiyet kararı verilmesinde, denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemiş olması nedeniyle ortaya çıkan, CMKnın 231/8inci maddesindeki yasal imkânsızlık ve yapılan sübjektif değerlendirmeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasında ve yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmadığından hapis cezasının ertelenmemesinde, kısa süreli hapis cezasının alt sınırdan adli para cezasına çevrilerek taksitlendirilmesinde usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığından mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz isteminin, 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
12.4.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy