(1632 S. K. m. 132) (5237 S. K. m. 141)
K.lığı emrinde görevli sanığın, 11.1.2015 tarihinde çarşı iznine çıkarken mağdur Dz.Er K.Ç.nin erbaş-er izin defterini izinsiz aldığı, izinde
Ucuzluk Pazarı isimli dükkana giderek cep telefonu kiraladığı, emanet olarak da mağdura ait izin defterini bıraktığı, kiralanan telefonun geri bırakılmaması üzerine dükkan sahibi U.B. tarafından durumun bildirildiği, yapılan incelemeler neticesinde mağdurun 11.1.2015 günü çarşı iznine çıkmadığının tespit edildiği, cep telefonunu kiralayan kişinin tespiti amacıyla Serd.Uzm.Çvş. U.İ.nin sanığı yanına alarak
Ucuzluk Pazarına gittiği, sanığı işletmenin dışarısında bırakarak tek başına içeriye girdiği ve dükkan sahibine cep telefonunu kiralayan kişinin dışarıda bulunan sanık olup olmadığını sorduğu, dükkan sahibinin sanığın başka bir kişi ile beraber geldiğini, ancak telefonu yanındaki kişinin aldığını söylediği, sanığın ifadelerinde adı geçen dükkana gitmediğini, mağdurun izin defterini almadığını, aynı gün mağdurun da izne çıktığını beyan ettiği, böylece sahibinin izni olmaksızın ve faydalanmak maksadıyla mağdura ait izin belgesini almak suretiyle arkadaşının bir şeyini çalmak suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı,
Askeri Mahkemece, sanığın ve mağdurun iddianamede belirtilenin aksine 10.1.2015 cumartesi günü izne çıktıkları, mağdurun izin defterinin çalınarak çarşı iznine çıkılması için farklı günlerde izne çıkmaları gerektiği, işletme sahibinin sanıkla birlikte bir askerin daha telefonu kiraladığı ve izin defterini bıraktığı yönündeki beyanları karşısında, sanığın, atılı suçu işlediği her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığından, beraat kararı verildiği,
Anlaşılmaktadır.
ASCKnın 132nci maddesinde düzenlenen arkadaşının bir şeyini çalmak suçunun unsurları, genel olarak TCKnın 141inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan basit hırsızlığa ilişkin unsurlar olup; buna göre, taşınır bir malın zilyedinin rızası dışında yarar sağlamak maksadıyla alınması gerekmektedir.
Taşınır mal, insanın yaşam ve ilişkilerinde herhangi bir gereksinim için kullandıkları taşınabilir şey olarak tanımlanmakta, bu anlamda malın; malvarlığı haklarının konusunu oluşturması, bir değere sahip olması, fiziki bir yapısının olması gerekmektedir.
Öğretide malın, ekonomik bir değere sahip olması gerektiği savunulmakla birlikte, TCKnın 145inci maddesinde yer alan değerin azlığına ilişkin düzenleme de göz önüne alındığında, ekonomik bir değer niteliğinde bulunmasına gerek olmadığını savunan görüşler de bulunmaktadır. Bu kapsamda, ekonomik olmayan, ancak manevi değeri bulunan malların da hırsızlık suçunun konusunu oluşturabileceği savunulmaktadır. (V.Ö.Ö., M.N.K., K.D., P.B., İ.T., TCK Özel Hükümler, Seçkin Yayınları, 2014 Ankara, 7nci Baskı, Sh.579)
Yargılama sırasında Askeri Mahkemece yapılan araştırmada; suça konu erbaş-er izin defterinin, erbaş ve erlerin izne çıktıklarında yanlarında bulundurdukları, izin dönüşünde bölük teşkilatına teslim edilen, terhis ile birlikte imha edilen bir eşya olduğu, maddi değeri bulunmaması, devir teslim protokolüne de tabi olmaması nedeniyle askeri eşya niteliğinin de bulunmadığı (Dz.57) tespit edilmiştir.
Sanığın, çaldığı iddia edilen erbaş-er izin defterinin, maddi değeri bulunan eşya vasfında olmaması, manevi bir değerinin de bulunmaması nedeniyle, hırsızlık suçuna konu olamayacağı, iddia edilen eylemin ASCK, TCK ve diğer kanunlarda yazılı suç tiplerinden hiçbirine uymadığı sonucuna ulaşılarak, nedeni farklı olmakla birlikte (her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delillerle ortaya konamadığı) verilen beraat kararında bir hukuka aykırılık olmadığından, aksi yöndeki temyiz sebeplerinin reddi ile beraat hükmünün onanmasına karar verilmiş, Dairemizin bu kabulü karşısında, tebliğnamede yer alan usule ve suçun sübutuna yönelik noksan soruşturmaya ilişkin bozma sebeplerine iştirak edilmemiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Askeri Savcının kabule değer görülmeyen temyiz nedenlerinin, 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan beraat hükmünün ONANMASINA;
26.4.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe aykırı olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy