(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 50, 62)
Sanığın, 11.5.2014 günü Birliğini izinsiz olarak terk edip, 4.7.2014 günü kendiliğinden katıldığı, böylece 11.5.2014-4.7.2014 tarihleri arasında firar suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; adli gözlem sonucu düzenlenen sağlık kurulu raporu ve adli rapor ile sanığın, suç tarihlerinde askerliğe elverişli ve cezai ehliyetinin tam olduğunun tespit ettirilip, toplanan delillere ve oluşan vicdani kanaate göre yasal ve yeterli gerekçeler gösterilmek suretiyle, belirtilen tarihler arasında hiçbir özre yer vermeyen firar suçunu işlediği kabul edilerek, temel cezanın alt sınırdan belirlenip, lehine takdiri indirim hükmü uygulanmak suretiyle mahkûmiyet kararı verilmesinde, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunması ve denetim süresi içerisinde iken yeniden suç işlemiş olması nedeniyle CMKnın 231/6-a ve 231/8inci maddelerindeki yasal imkânsızlık dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasında, dosya içeriğine uygun gerekçelerle hapis cezasının ertelenmemesinde ve kısa süreli hapis cezasının, isteği üzerine yarısı oranında kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımına çevrilmesinde usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığından, müdafiin temyiz isteminin reddi ile, mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Müdafiin kabule değer görülmeyen temyiz nedenlerinin, 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
19.4.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy