(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 50, 52, 62)
Sanığın, muayene ve tedavi için gönderildiği İstanbul
Eğitim Hastanesinde 25.9.2012 tarihinde yapılan muayenesini müteakip yatırıldığı psikiyatri kliniğinden 1.10.2012 tarihinde Geçirilmiş anksiyete bozukluğu tanısıyla Kıtasına taburcusu uygundur kararı verilerek taburcu edildiği, dönüş için tanınması gerekli iki günlük yol süresi sonunda en geç 4.10.2012 tarihine kadar Birliğine katılması gerekirken firar ettiği, 29.1.2013 tarihinde
de polis tarafından yakalandığı, bu şekilde 4.10.2012-29.1.2013 tarihleri arasında firar suçunu işlediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; cezai ehliyeti ve askerliğe elverişlilik hâlinin, adli gözlem altına aldırılmak suretiyle askerliğe elverişlilik konusunda karar vermeye yetkili olan askeri hastane tarafından usulüne uygun olarak tespit edilmesi sonrası sanığın, yasal ve inandırıcı gerekçelerle alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri indirim uygulanmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesinde, suç tarihinden önce hakkında kesinleşmiş mahkûmiyeti olması nedeniyle objektif şartlar oluşmadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin tatbik edilmemesinde, kısa süreli hapis cezasının alt sınırdan adli para cezasına çevrilerek taksitlendirilmesinde usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığından, sanığın ve müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle, mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın ve müdafiin kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
19.4.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy