(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 50, 52, 62) (5271 S. K. m. 231)
Sanığın,
Asker Hastanesinin 30.7.2015 tarihli raporuyla, Uyum bozuklukları teşhisiyle 10 gün istirahatına karar verildiği, aynı gün sıhhi izne gönderildiği, sıhhi izin süresi sonunda kendisine tanınması gerekli olan bir günlük dönüş yol süresi dikkate alındığında en geç 9.8.2015 günü saat 24.00e kadar Birliğine katılması gerekirken, 13.10.2015 tarihinde kendiliğinden Birliğine katıldığı, böylece 10.8.2015-13.10.2015 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; sanığın, kovuşturma aşamasında dinlenen psikiyatri uzmanı bilirkişi vasıtası ile suç tarihlerinde askerliğe elverişli ve cezai ehliyetinin tam olduğunun, adli gözlem altına alınmasına gerek bulunmadığının tespit edilmesinden sonra, haklı ve yerinde gerekçelerle, izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, temel cezanın alt sınırdan tayini, kanuni ve takdiri indirimin uygulanması suretiyle mahkûmiyet kararı verilmesinde, rızasının bulunmaması ve daha önceden başka bir suç nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması nedeniyle denetim süresi içinde olduğundan, CMKnın 231/8inci maddesinin 28.6.2014 tarihinde yürürlüğe giren 18.6.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 72nci maddesi ile değişik ikinci cümlesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin tatbik edilmemesinde, talebi doğrultusunda kısa süreli hapis cezasının alt sınırdan adli para cezasına çevrilmesinde ve taksitlendirilmesinde usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığından mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
26.4.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy