(5271 S. K. m. 38/A, 219)
Askeri Mahkemece; sanığın, kanuni izninden süresinde dönmemesi nedeniyle hakkında düzenlenmiş yakalama emri gereğince 13.8.2013 tarihinde yakalandığı, ifadesinin alınmasını takiben 24.8.2013 tarihinde serbest olarak
KTM.K.lığı tarafından uçak ile
aktarmalı olarak birliğine sevk edildiği, bir gün yol süresi de eklendiğinde en geç 25.8.2013 tarihinde birliğine dönmesi gerekirken dönmediği, 22.10.2014 tarihinde kendiliğinden Birlik Komutanlığına katıldığı, akabinde başka bir suçtan verilen hapis cezasının infazı için
İnfaz Kurumuna kapatıldığı, bu suretle 25.8.2013-22.10.2014 tarihleri arasında firar suçunu işlediği sabit görülerek mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de;
Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanığın sorgu ve savunmasının tespitini içeren 17.12.2014 tarihli duruşma tutanağının hâkim ve tutanak katibi tarafından e-imza ile imzalandığı, yetkili bir kişi tarafından, duruşma tutanağına Güvenli elektronik imzalı aslı ile aynıdır. şeklinde bir onay işleminin yapılmadığı, CMKnın 219/1inci maddesine göre, duruşma tutanağının, mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanması gerektiğinde kuşku bulunmayıp, 6352 sayılı Kanun ile eklenen CMKnın Elektronik İşlemler başlıklı 38/A maddesinin 8inci bendinde; Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gereken hâllerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek, hâkim, Cumhuriyet savcısı veya görevlendirilen yetkili kişi tarafından imzalanır ve mühürlenir. hükmünün yer aldığı, buna göre, sanığın sorgu ve savunmasının tespit edildiği istinabe duruşma tutanağının, hâkim, Cumhuriyet savcısı veya görevlendirilen yetkili kişi tarafından Güvenli elektronik imzalı aslı ile aynıdır şerhi düşülerek imza ve mühür ile onaylanmadan gönderilmesi usul yönünden hukuka aykırılık oluşturmaktadır.
Yine, sanığa ait dosya dizi 4de yer alan danışmanlık kartında esrar kullandığından bahsedilmesi, atılı suçtan önce işlemiş olduğu kasıtlı bir suç nedeniyle kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün bulunması dikkate alındığında, suç tarihlerinde askerliğe elverişlilik ve ceza ehliyeti hususunda kuşkuların giderilmesi için psikiyatri uzmanı bir bilirkişiye muayene ettirilerek mütalaasının alınması, bilirkişi tarafından gerek görülürse müşahede altına aldırılıp düzenlenecek sağlık kurulu raporu ve adli raporun dosyaya eklenmesi akabinde yapılacak değerlendirmeyle hüküm kurulması gerektiğinden, hukuka aykırı kurulan mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir
Ayrıca, 24.8.2013 tarihinde saat 16.20 uçağı ile
Havaalanına aktarma yapmak üzere, saat 10.30 uçağı ile İstanbula gönderilen sanığa tanınacak yol süresinin, tam gün olarak tanınması suretiyle, suç başlangıç tarihinin belirlenmesi gereğine de işaret edilmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Usul ve noksan soruşturma yönünden hukuka aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca, sanığın temyiz nedenlerine atfen ve resen BOZULMASINA;
26.4.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy