(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 50, 52, 62) (353 S. K. m. 221)
Askeri Mahkemenin; 18.7.2014 tarihli ve 2014/633-759 sayılı hükmü ile, sanığın, 25.1.2014-7.2.2014 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-b, TCKnın 62, 50/1-a ve 52nci maddeleri gereğince, sonuç olarak 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararı (Dz.51-54), sanığın temyizi üzerine, Dairemizin 17.2.2015 tarihli ve 2015/106-102 sayılı kararı ile noksan soruşturma yönünden bozulmuştur. (Dz. 71-72)
Askeri Mahkemece; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Dairemizin bozma ilamında işaret edilen suç başlangıç tarihi düzeltilerek ve noksan soruşturma olarak ileri sürülen hususlardan sanığın teslim olma iradesinin bulunup bulunmadığına yönelik belirtilen eksikliklerden bir kısmının giderilmesini müteakip, sanığın, 28.1.2014-7.2.2014 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyet kararı verilmiş ise de;
Dairemizin bozma ilamında noksan soruşturma olarak belirtilen Yargılama devam etmekte iken 8.5.2014 tarihinden itibaren hava değişimine gönderildiği anlaşılan sanığın, söz konusu hava değişimi raporu ile tüm muayene ve tedavi belgelerinin getirtilerek, bu belgelerden psikolojik bir rahatsızlığının tespit edilmesi durumunda suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığının ve cezai ehliyetinin tespiti için psikiyatri uzmanı bir bilirkişiye muayenesinin yaptırılması, bilirkişinin gerek görmesi hâlinde, cezai ehliyeti ve askerliğe elverişlilik durumunun tespiti için adli gözlem altına alınarak sağlık kurulu raporu tanzim ettirilmesinden sonra bir karar verilmesi
şeklindeki eksiklik ikmal edilmeksizin, hüküm kurulması noksan soruşturma teşkil ettiğinden, mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Diğer yandan, sanığın dehalet kastının olup olmadığı hususunun ortaya konulması için noksanlık olarak görülen 7.2.2014 tarihli tutanağın aslının dosyaya getirtildiği ve o tarihte yakalama emri bulunduğu hususunun açıklığa kavuşturulduğu görülmekle birlikte;
İlçe Emniyet Müdürlüğünün, Sanığın 7.2.2014 günü saat 10.30 sıralarında polis merkezimize gelerek teslim olduğu, tutulan tutanaktan anlaşılacağı üzere ifadesinin UYAP sistemine giriş yapılan herhangi bir şahsın TC kimlik numarası yazıldığı anda sistemde arandığı butonunun kırmızıya dönerek uyarı verdiği ve şahsa bu konudan dolayı yakalama yapıldığı şeklindeki yazısı ile sanığın İfade verdikten sonra kendisini serbest bıraktıklarını, ancak kendisinin firarda olduğunu söylemesi üzerine işlem yapıldığı yönündeki savunmaları karşısında, maddi olayın tam olarak ortaya konulamadığı görülmektedir.
Bu kapsamda, Polis Merkezine müracaat eden herkesin arama kaydının araştırılmasının rutin bir işlem olup olmadığı ve tüm ifadelerin UYAP üzerinden alınıp alınmadığı hususlarının sorulmasını müteakip, tutanakta isimleri yer alan polis memurlarının da tanık sıfatıyla ifadelerinin tespit edilip, sanığın savunmasında ileri sürdüğü hususlardaki şüphenin ortadan kaldırılmamış olması da noksan soruşturma teşkil etmektedir.
Başkan; sanığın dehalet kastının araştırılmasına yönelik yeni bir araştırma yapılmasına gerek olmadığı, dosyada yer alan tutanaklar ile Dairemizin bozma ilamından sonra dosyaya ithal edilen İlçe Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısından, sanığın kendiliğinden teslim olduğunun anlaşıldığı, en azından bu hususta oluşan şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğini belirterek çoğunluğun bu yöndeki bozma gerekçelerine iştirak etmemiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Noksan soruşturma yönünden hukuka aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, sanığın temyizine atfen ve resen BOZULMASINA;
26.4.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak Başkanın ayrışık oyu ve sonuçta oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy