(1632 S. K. m. 66) (Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği m. 57)
Sanığın, 21.1.2015 tarihinde 2 gün yol süresi verilerek toplam 9 gün süreyle izne gönderildiği, izne çıkış saati belli olmadığından izin başlangıç tarihinin 21.1.2015 günü 24.00 olarak kabulü gerektiği, buna göre en geç 31.1.2015 tarihine kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, müteakiben 8.2.2015 günü saat 14.00de Birliğine kendiliğinden katıldığı, bu suretle belirtilen tarihler arasında izin tecavüzü suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı,
Askeri Mahkemece kovuşturma sonunda;
Devlet Hastanesince gönderilen kayıtların incelenmesi neticesinde sanığın annesi L.Ç.nin olaydan 1 yıl önce 2 kez belinden ameliyat olduğunun tespit edildiği,
İlçe Müdürlüğüne yaptırılan mahalli kolluk araştırması sonucunda düzenlenen belgelerden, sanığın yeni terhisli ve işsiz olup, geliri bulunmadığının, geçimini ailesinin temin ettiğinin, babası İ.Ç.nin aylık gelirinin olmayıp, iş bulursa günlük işlerde 50 TL yevmiye ile çalıştığının ve 350 TL kira ödediğinin tespit edildiği, sanığın gerek annesine evde devam eden tedavisinde yardımcı olmak, gerekse hem bir miktar para kazanıp ekonomik durumu kötü olan ailesine bırakmak hem de birliğine dönüş için otobüs bileti alabilmek amacıyla izinden geç döndüğü, ileri sürdüğü mazeretlerin askerlik hizmetine tercih edilebilir mazeretler olup, izin aşımında geçirdiği sürenin 8 gün 14 saat gibi kısa bir süre olduğunun da dikkate alındığı belirtilmek suretiyle, izin tecavüzü kastıyla hareket etmediğinden kabul ile atılı suçtan sanığın beraatına karar verildiği anlaşılmaktadır.
ASCKnın 66/1-b maddesinde düzenlenmiş olan izin tecavüzü suçunun oluşabilmesi için aranan özürsüz olma şartı yasada tarif olunmadığından, uygulamada TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 57/b maddesinde belirtilen, aile fertlerinden birinin ağır hastalığı veya ölümü, kaza, doğum, yangın gibi beklenmeyen haller mazeret olarak kabul edilmektedir. Ancak, burada mazeret hâlleri tahdidi olarak sayılmış değildir. Askerlik hizmetine tercih edilebilecek derecede önemli, ağır ve kaçınılması mümkün olmayan haller mazeret olarak kabul edilmektedir.
Maddi imkânsızlığın kabul edilebilir mazeretlerden olmaması karşısında, sanığın izin tecavüzü kastının bulunup bulunmadığının ortaya konulması bakımından, izin aşımı süresinde annesinin bakımına yardım edip etmediğinin, sanığın sorgusunda belirttiği babasının başka bir ilde çalıştığına dair iddiasının ve ayrıca diğer kardeşlerinin aynı şehirde oturup oturmadıkları, aynı şehirdeler ise annesinin bakımıyla ilgilenip ilgilenemediklerinin araştırılması ve bu araştırma neticesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla tesis edilen beraat hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Noksan soruşturma yönünden hukuka aykırı kurulan beraat hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca, Askeri Savcının temyizine atfen ve resen BOZULMASINA;
26.4.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy