(1632 S.K. m.68) (5237 S.K. m.62) (5271 S.K. m.231) (7201 S.K. m.35)
Dava:
Askeri Mahkemesinin 23.5.2012 tarihli ve 2012/54-89 sayılı hükmü ile; hükümlünün, 17.4.2010- 20.4.2010 tarihleri arasında mehil içi firar suçunu işlediği sabit görülerek, ASCKnın 68/1 ve TCKnın 62nci maddeleri gereğince, sonuç olarak bir ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu hükmün, taraflarca temyiz edilmeksizin 6.3.2013 tarihinde kesinleştiği;
İnfaz aşamasında, Askeri Savcılığın istemi üzerine mülga
Askeri Mahkemesince tensiple infazın durdurulmasına karar verildikten sonra, duruşma açılıp taraf teşkil edilerek devam edilen yargılamada,
Askeri Mahkemesinin 23.1.2014 tarihli ve 2014/1007-30 sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına, hükümlünün beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği ve bu kararın taraflarca itiraz edilmediğinden bahisle 10.4.2014 tarihinde kesinleştirildiği;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştirilmesinden sonra, beş yıllık deneme süresi içerisinde, sanığın 1.1.2015 tarihinde işlediği resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan
Asliye Ceza Mahkemesinin 2.4.2015 tarihli ve 2015/25-321 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın da 28.4.2015 tarihinde kesinleştiği, bunun üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama sonunda, temyize konu mahkûmiyet hükmünün verildiği;
Anlaşılmaktadır.
CMKnın 231inci maddesinin sekizinci fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanığın, beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulacağı; aynı maddenin on birinci fıkrasında da, sanığın bu denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde mahkemenin hükmü açıklayacağı düzenlenmiştir.
Hükmün açıklanabilmesi için, öncelikle, denetim süresinin başlaması ve bunun için de kararın kesinleşmesi gerektiği açıktır.
Askeri Mahkemesinin 23.1.2014 tarihli ve 2014/1007-30 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararı, taraflarca itiraz edilmediğinden bahisle 10.4.2014 tarihinde kesinleştirilmiş ise de;
Dosyanın incelenmesinden; söz konusu kararın tebliği için,
Mahallesi
Cad. No:
/
adresine tebligat çıkartılmış olduğu, mazbatanın Muhatap taşınmış, mahalle muhtarlık kayıtlarında kaydı yok şeklinde şeklinde şerh konularak ikmal edilmeksizin iade edildiği, bunun üzerine adrese dayalı nüfus kayıt sisteminden adresinin belirlendiği, tebligata çıkartılan adresten farklı olarak adreste İç kapı No:B şeklinde kapı numarasının bulunduğu, Kıdemli Hâkim tarafından, Bildirilen adrese Tebligat Kanununun 35'inci maddesine göre tebligata çıkartalım. şeklinde şerh düşüldüğü, bu kez
Mahallesi
Caddesi No:
İç Kapı No :B
/
adresine tebligat zarfı hazırlanarak gönderildiği, zarfın üzerine Adresten ayrılmış yeni adresi de bulunamadığından 1 ve 2 nci sayfalar kapıya asılmıştır. şeklinde matbu olarak yazdırılmış olduğu ve tebligat memuru tarafından da Tebligat Kanunu'nun 35'inci maddesine göre tebliğ edildi. şeklinde şerh düşüldüğü, hükümlünün de 4.5.2015 tarihinde Askeri Mahkemeye gönderdiği dilekçesinde ve diyeceklerinin tespit edildiği 13.7.2015 tarihli duruşmada, hakkında verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kendisine tebliğ edilmediği ve bu karardan haberinin olmadığına ilişkin istikrarlı beyanlarda bulunduğu görülmektedir.
Tebligat Kanununun 35inci maddesinin birinci fıkrasında; Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır şeklinde;
11.1.2011 tarihli ve 6099 sayılı Kanunun 9uncu maddesiyle değişik ikinci fıkrasında ise; Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. şeklinde düzenlemeler yer almaktadır.
Somut olayda, sanığın adresini değiştirmemiş olduğu, adresin eksik yazılarak tebligata gönderildiği, daha sonra adres kayıt sisteminden dosyada mevcut adresinin değişmemiş olduğunun tespit edildiği görülmekle, bu hâliyle Tebligat Kanununun 35/2nci maddesinin uygulanma kabiliyeti bulunmadığından, sanığın adresine usulüne uygun olarak yeniden tebligat çıkarılması gerekmektedir. Diğer yandan, Tebligat Kanununun 21inci maddesine göre de geçerli bir tebligatın bulunmadığı da açıktır.
Bu açıklamalar ışığında, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olan hükümlüye, karardan itibaren ve hâlen tebligat yapılmamış olması karşısında, Askeri Mahkemece verilen 23.1.2014 tarihli ve 2014/1007-30 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar kesinleşmemiş olduğu, bu hâliyle CMKnın 231inci maddesinde öngörülen beş yıllık denetim süresinin başlamayacağı, hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle, açıklanması geri bırakılan bu hükmün açıklanmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşılarak, Askeri Mahkemece verilen 20.10.2015 tarihli ve 2015/354-485 sayılı mahkûmiyet hükmünün yok hükmünde sayılmasına, sanığın başvurduğu kanun yolunun CMKnın 231/12nci maddesine göre itiraz ve bu itirazı incelemeye en yakın askeri mahkeme görevli olduğundan, itiraz hakkında Askeri Yargıtayca bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1) Hükümlünün temyizine atfen ve resen, Askeri Mahkemenin yok hükmünde olan 23.10.2015 tarihli, 2014/278 Esas ve 2015/505 Karar sayılı (hükmün açıklanması suretiyle verilen uyarlama) mahkûmiyet hükmünün YOK HÜKMÜNDE SAYILMASINA;
2) Hükümlünün
Askeri Mahkemesinin 23.1.2014 tarihli ve 2014/1007-30 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yaptığı itirazı incelemeye, 353 sayılı Kanunun 202nci maddesine göre en yakın askeri mahkeme yetkili ve görevli olduğundan, bu konuda BİR KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA;
3.5.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe aykırı olarak ve oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy