(5237 S. K. m. 50)
Sanığın, 16.2.2013 tarihinde gönderildiği çarşı izninden aynı gün Birliğine dönmesi gerekirken dönmediği, 13.3.2013 tarihinde yakalandığı, böylece 16.2.2013-13.3.2013 tarihleri arasında firar suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Adli gözlem sonucu düzenlenen sağlık kurulu ve adli raporlara göre (Dz.245,251), sanığın suç tarihi itibariyle cezai ehliyeti ile askerliğe elverişlilik hâlini etkileyecek bir rahatsızlığının bulunmadığı görülmektedir.
Askeri Mahkemece; sanığın, firar suçunu işlediği sabit görülerek, karar yerinde gösterilen yasal, haklı ve inandırıcı gerekçelerle, kanunun öngördüğü cezanın alt sınırı esas alınmak, lehine takdiri indirim hükümleri uygulanmak, suç temadi bitim tarihinden önce işlenen ve kesinleşen kasıtlı suçlardan üç aydan fazla hapis cezasına dair mahkûmiyetlerinin bulunması nedeniyle hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması ve ertelenmemesi suretiyle, yine adli safahatına bağlı kişilik özellikleri değerlendirilerek TCKnın 50nci maddesi gereğince çevirmeye esas para miktarı kanunun öngördüğü alt sınırdan takdir edilmek suretiyle hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülerek taksitlendirilmesi suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığından, mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Müdafiin kabule değer görülmeyen temyiz isteminin, 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
26.1.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy